Güray ÖĞREDİK
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
www.MuhasebeTR.com Site Başyazarı
gogredik@mazarsdenge.com.tr
ELEKTRONİK POSTA
YOLU İLE ALINAN FATURA GİDER OLARAK KAYDEDİLEBİLİR Mİ?
Tarih:
25.07.2007
1- GİRİŞ
Çağımızda gelişen bilgisayar
teknolojisi ve hayatımıza hemen her alanda giren internet uygulaması sayesinde
bir çok işlem artık sanal olarak, bilgisayar üzerinden
gerçekleştirilebilmektedir.
Bu gerçekten hareketle bilindiği
gibi, Maliye Bakanlığı’da defter kayıtlarının ve belgelerinin elektronik ortamda
oluşturulması ve iletilmesi hususunda 361 numaralı V.U.K. Genel Tebliğini
yayınlamış ve bu tebliğin konusu; “213 sayılı Vergi Usul Kanununun Mükerrer 242
nci maddesinin 2 numaralı fıkrası hükmü ile Maliye Bakanlığı; elektronik
defter, kayıt ve belgelerin oluşturulması, kaydedilmesi, iletilmesi, muhafazası
ve ibrazı ile defter ve belgelerin elektronik ortamda tutulması ve düzenlenmesi
uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye, elektronik ortamda
tutulmasına ve düzenlenmesine izin verilen defter ve belgelerde yer alması
gereken bilgileri internet de dahil olmak üzere her türlü elektronik bilgi
iletişim araç ve ortamında Maliye Bakanlığına veya belirleyeceği gerçek veya
tüzel kişilere aktarma zorunluluğu getirmeye, bilgi aktarımında uyulacak format
ve standartlar ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye ve bu Kanun
kapsamına giren işlemlerde elektronik imza kullanım usul ve esaslarını
düzenleme ve denetlemeye yetkili kılınmıştır. Anılan yetkiye istinaden, Vergi
Usul Kanunu uyarınca kağıt ortamında düzenlenen, tutulan, muhafaza ve ibraz
edilen defter ve belgeler yerine, aynı bilgileri içeren elektronik defter ve
belgelerin oluşturulması, kaydedilmesi, iletilmesi, muhafazası ve ibrazına
ilişkin usul ve esaslar aşağıdaki gibi belirlenmiştir” şeklinde açıklanmıştır.
Ancak bu genel tebliğ henüz uygulama alanı bulmamıştır. Ancak, muhasebenin ve
tüm mali işlemlerin gelecekte tamamiyle sanal ortama taşınacağı ve muhasebenin
kayıt (kâtiplik) yönünün gelişen teknoloji sayesinde zamanla yavaş yavaş ortadan
kalkacağı bir gerçektir.
Biz ise bugün itibariyle mevcut
vergi kanunlarımız açısından, bir işletmenin defter kayıtlarına gider kaydetmesi
gereken bir harcamasına ait belgeyi elektronik posta suretiyle alması durumunda,
bu belgenin vergi mevzuatımız açısından gider kaydına esas teşkil eden bir belge
olarak kabul edilip edilmeyeceği konusunu inceleyeceğiz.
2- YASAL MEVZUAT
V.U.K.’nun “İspat edici kağıtlar”
başlıklı 227. maddesine göre; “Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre
tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların
tevsiki mecburidir.” Buna bağlı olarak mükellefler V.U.K.’nda tanımlanan
evraklar ile gerek yapmış oldukları işleri ve gerekse yapmış oldukları
harcamaları ispatlamak zorundadırlar. Elektronik belge, V.U.K.’nun
mükerrer 242. maddesinin 2. fıkrasında, “şekil hükümlerinden bağımsız olarak
bu Kanuna göre düzenlenmesi zorunlu olan belgelerde yer alan bilgileri içeren
elektronik kayıtlar bütünüdür” şeklinde tanımlanmıştır. Bu madde ile ilgili
olarak ise yukarıda bahsettiğimiz Genel Tebliğ yayınlanmıştır.
Bilindiği gibi, vergilendirmede
vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esas
alınır. Vergi mevzuatımızda ve genel kabul görmüş muhasebe ilkelerinde yer alan
belgelendirme esası da yapılan işlemlerin gerçek olduğunu belgeye bağlanması,
yani ispatlanmasıdır. Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin
gerçek mahiyeti yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir. İktisadi ve teknik
icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun
iddia olunması halinde ispat külfeti bunu iddia eden tarafa aittir. (V.U.K.
Madde 3/B)
3- KONU HAKKINDA ULAŞILAN
BİR MUKTEZA
“253
sayılı VUK Genel Tebliğine göre, yurt dışındaki kişi veya firmalardan belge alan
mükellefler, bu belgeleri defter kayıtlarında gider olarak göstermeleri
sırasında belgelerde yazılı bedelleri, belgenin düzenlendiği günde Merkez
Bankasınca belirlenen döviz alış kuru üzerinden Türk Lirasına çevirerek
kayıtlarında göstereceklerdir. Ancak inceleme sırasında inceleme elemanınca
lüzum görülmesi halinde, mükellefler bu belgelerini tercüme ettirmek
zorundadırlar. Benzer bir konuda Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığından
alınan 15/12/2004 tarih ve GEL.0.29/2920-228-48-60202 sayılı yazıda;
“Bilindiği üzere, yurt
dışında mukim kişi veya kuruluşlara yaptırılan hizmet karşılığında ödemede
bulunan gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin yurt dışından aldıkları
belgenin alındığı ülke mevzuatına göre muteber bir belge olması gerekmektedir.
Mükelleflerin internet
yoluyla yurt dışından satın aldıkları hizmet ve bu nitelikteki gayri maddi
haklar için yurt dışındaki satıcı tarafından düzenlenen fatura veya fatura
yerine geçen belgelerin elden veya posta yoluyla alınamaması halinde
elektronik ortamda alınan söz konusu belgelerin çıktılarının yapılan
ödemeyi gösterir banka kredi kartı silip veya ekstresi ile birlikte muhafaza
ve ibrazı ile alınan hizmetin yapılan ticari işin bir gereği olarak
alındığının tevsik edilmesi durumunda yapılan ödemelerin gider veya maliyet
kaydı mümkün bulunmaktadır.” denilmektedir.”
Görüldüğü gibi, Maliye Bakanlığı’da
vermiş olduğu görüşlerinde, öncelikle olayın özü ile ilgilenmiştir. Yapılan işin
gerçek olması ve ticari faaliyetle ilişkili olması gereğini aramıştır. Bunun ise
yasal gerekliliği yukarıda da açıkladığımız V.U.K.’nun 3. maddesidir. Buna bağlı
olarak ise elektronik posta ile gelen evrakın mutlak olarak çıktısının alınması
gerekmekte ve ayrıca aynı kuruma banka kanalı vasıtasıyla yapılan ödemeyi
ispatlayacak evrakında, çıktısı alınan bu belge ekinde muhafaza edilmesini
gerekli görülmüştür.
Bu durumda yurt dışındaki bu
kurumdan elektronik posta ile değil de faks yoluyla gelen faturada aynı şartlar
dahilinde gider kaydına esas teşkil eden muteber bir belge olarak kabul
edilmelidir görüşündeyiz.
Burada ise dikkat edilecek husus
bizce asıl olarak, bu gibi olayların sayısının çok fazla olmamasıdır. Sonuç
itibariyle, yurt dışındaki firma kendi ülkesindeki yasal mevzuat gereği
elektronik ortamda belgelerini oluşturuyor ve ilgililere gönderiyorsa elbette bu
hususta itiraz edilecek hiçbir şey yoktur; böyle bir durum söz konusu değilse
mevcut yasal mevzuatımız gereği asıl olması gereken belgelerin gerçek
nüshalarının temin edilmesidir. Bu nedenle sadece bir tek işlemi için onay alan
işletme, nasıl oluyorsa kabul görüyormuş mantığı ile özellikle yurt dışı
işlemlerinde belgeleri sadece faks veya elektronik posta ile temin etmeyi
yeterli görmek gibi yanlış bir sonuca varmamalıdır.
Muktezada yurt dışından gelecek
belgelere yönelik olarak görüş verilmiştir. Yurt içindeki firmalar ise elbette
V.U.K. gereği Kanunda yer alan belgeleri düzenlemek, vermek ve istemek
mecburiyetindedirler. Ancak bize göre, yurt içi işlemlerde de sayısı çok fazla
olmadıkça ve münferiden gerçekleşen ve zaruret gereği bu şekilde temin edilecek
belgelerde, ticari faaliyetle ilişkili olduğu ispatlandıktan sonra ve ödemeye
ait banka dekontu belge ekinde muhafaza edildikten sonra, gider kaydına esas
muteber bir belge olarak kabul edilebilmelidir.
NOT: Bu makale Mali Pusula Dergisi'nde (2007/Ocak) yayımlanmıştır.