Güray ÖĞREDİK
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
www.MuhasebeTR.com Site Başyazarı
gogredik@mazarsdenge.com.tr
TİCARET, SANAYİ VE
DENİZ TİCARET ODALARINA ÖDENEN KAYIT ÜCRETİ, YILLIK AİDAT VE MUNZAM AİDATLAR
Tarih:
18.06.2007
5174 sayılı Türkiye Odalar ve
Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu’nun (9), (24) ve (25).’inci
maddelerinin ilgili bölümleri aşağıdaki gibidir.
Odalara kayıt zorunluluğu
MADDE 9. -
Ticaret siciline kayıtlı tacirler ve 5 inci maddeye göre sanayici ve
deniz taciri sıfatını haiz tüm gerçek ve tüzel kişiler ile bunların şubeleri
ve fabrikaları, bulundukları yerdeki odaya kaydolmak zorundadırlar. Meslek
gruplarına göre yapılacak üye kayıtları, elektronik ortamda Bakanlık ve Birlik
bünyesinde düzenlenen ortak veri tabanında güncel olarak tutulur.
Bir merkeze bağlı olduğu halde, ister merkezin
bulunduğu odanın, ister başka odanın çalışma alanı içinde olan müstakil
sermayesi ve müstakil muhasebesi bulunan ve/veya muhasebesi merkezde tutulduğu
ve müstakil sermayesi bulunmadığı halde kendi başına sınaî faaliyet ve ticarî
muamele yapan yerler ve satış mağazaları bu Kanunun uygulanması bakımından
şube sayılır.
Sanayi odası kurulan illerde sanayiciler, sanayi
odasına kaydolmakla ticaret odasına kaydolma yükümlülüğünü de yerine getirmiş
olurlar. Sanayi işletmesi sahiplerinin, sınaî nitelikli işlerinin gereği olarak
meşgul oldukları ticaret işleri bunların sanayici vasfını ortadan kaldırmaz;
bunlar isterlerse ticaret odasına da kaydolabilirler.
Sanayiciler, kendi sanayi ürünlerini satmak üzere
birden fazla satış yeri açtıkları takdirde, fazlası için satış yerlerinin
bulunduğu ticaret ve sanayi veya ticaret odasına da kaydolmak zorunda oldukları
gibi; kendi sanayi ürünlerinin satışı dışında başka ticarî işlerle uğraştıkları
takdirde, ticaret ve sanayi veya ticaret odasına da kaydolmakla yükümlüdürler.
Sermayesinin tamamı Devlete ve özel idarelere veya
belediyelere veya bunların ortaklığına ait olan iktisadî müesseselerle bunların
şubeleri, özel kanun veya sözleşme ile kurulmuş olup, Devletin ve özel
idarelerin veya belediyenin iştiraki bulunan tüzel kişiliği haiz müesseseler
veya bunların şubeleri ve fabrikaları, bulundukları ildeki odalara kaydolmak
zorundadırlar.
Ticaret siciline kayıtlı gerçek ve tüzel kişilerden
5 inci maddede belirtilen deniz tacirleri ile beşinci fıkra hükmünde
belirtilenlerden deniz ticaretiyle uğraşanlar, bulundukları ildeki deniz ticaret
odasına kaydolmak zorundadırlar. Bu kapsamda sayılanlar, deniz ticaret odasına
kaydolmakla diğer odalara kaydolma yükümlülüğünü de yerine getirmiş sayılırlar.
Ancak, bu kapsamdakiler, deniz ticaret odasına kaydolmasını gerektiren
faaliyetler dışında başka işlerle de uğraştığı takdirde, ayrıca ilgili odaya da
kaydolmak zorundadır.
Odalara kaydı zorunlu olan gerçek ve tüzel
kişilerle bunların şubeleri, kamu kurumu niteliğindeki başka meslek
kuruluşlarına, birlik ve teşekküllere üye olmaya ve aidat ödemeye mecbur
tutulamaz.
Bu maddede düzenlenen kayıt zorunluluğunu bir ay
içinde yerine getirmeyenler, odalar tarafından re’sen kaydedilir ve durum
kendilerine tebliğ edilir.
Odalarda kayıt ücreti ve yıllık aidat
MADDE 24. -
Üyeler odaya kaydı sırasında kayıt ücreti ve her yıl için yıllık aidat ödemekle
yükümlüdür.
Kayıt ücreti ile yıllık aidat, onaltı yaşından
büyükler için uygulanan aylık asgarî ücretin brüt tutarının yüzde onundan az,
yarısından fazla olamaz.
Kayıt ücretinin alındığı yıl için ayrıca yıllık
aidat alınmaz. Kayıt ücreti ve
yıllık aidat miktarları Birlikçe çıkarılacak yönetmelikle gösterilecek usullere
göre belirlenecek dereceler üzerinden ve tarifelere göre tespit olunur.
Tarifeler, oda yönetim kurulunun teklifi, meclisin onayı ile yürürlüğe girer.
Birden fazla odaya kayıt zorunluluğunda olanlardan alınacak kayıt ücreti ve
yıllık aidat miktarı da yönetmelikte gösterilen usullere göre tespit edilir.
Derecelerini durumlarına uygun bulmayanlar,
yönetmelikte gösterilecek usullere göre ve on gün içinde oda meclisine itiraz
edebilirler. İtirazlar meclisçe karara bağlanıncaya kadar kayıt ücreti ve yıllık
aidatın ihtilaflı kısmı tahsil olunmaz.
Yıllık aidat her yılın haziran ve ekim aylarında
iki eşit taksitte ödenir. Yıl
içinde kaydedilenlerin kayıt ücreti ile önceki yıldan itibaren geçerli olarak
kaydedilmesi gerekenlerin kayıt ücretleri ve yıllık aidatları, durumun
kendilerine tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir.
Şubelere kayıtlı olan üyeler, bu maddede
belirlenen kayıt ücreti ve aidatların yarısı kadar ödeme yaparlar.
Munzam aidat ve navlun hasılatından alınacak pay
MADDE 25. -
Odalarca her yıl için; gerçek kişi tacir ve sanayicilerin gelir vergisine
ilişkin beyannamelerinde gösterilen ticarî kazanç toplamı; tüzel kişi
tacir ve sanayicilerin ise ödeyecekleri kurumlar vergisine ilişkin
beyannamelerinde gösterilen ticarî bilanço kârı üzerinden binde beş oranında
munzam aidat tahsil olunur.
Birden fazla odaya kayıtlı bulunanların munzam
aidatı, üye tarafından ilgili odalara eşit olarak paylaştırılmak suretiyle
yatırılır.
Zarar eden üyeler, o yıl için munzam aidat
ödemezler.
Çalışma alanları içinde birden fazla şubesi bulunan
üyelerin munzam aidatı, bütün şubelerden elde ettikleri gelir veya kurumlar
vergisine matrah teşkil eden ticarî kazanç veya ticarî bilanço kârı üzerinden
hesaplanır.
Müstakil bilançosu yapılan kurum ve müessese
şubeleri ile fabrikalarının munzam aidatı, şube veya fabrikanın bulunduğu yerin
odasına ödenir.
Bir tüzel kişiliğin merkez, şube ve fabrikalarının
değişik yerlerde olması, fakat bilançolarının merkezde tutulması halinde,
munzam aidat merkez tarafından mahalli odaya ödenir. Bu oda tahsil ettiği
munzam aidatı diğer odalar arasında, izleyen takvim yılının ilk üç ayı içinde
eşit olarak paylaştırır.
Bütün bu hallerde bir müessesenin şubeleri ve
fabrikaları ile birlikte ödeyeceği munzam aidat, o yıl için belirlenmiş bulunan
yıllık aidat tavanının yirmi katını geçemez.
Munzam aidat haziran ve ekim aylarında iki eşit
taksitte ödenir. Önceki yıldan
itibaren geçerli olarak kaydedilmesi gerekenlerin munzam aidatları ise, bu
durumun kendilerine tebliğ edildiği yılın sonuna kadar ödenir.
Üyeler, ticarî ve sınaî kazançlarına ait bilgileri
ve bilançolarını talep üzerine odalara vermek zorundadırlar. Ayrıca odalar, 213
sayılı Vergi Usul Kanununun 5 inci maddesi hükmü çerçevesinde vergi
dairelerinden bilgi isteyebilirler. Üye tarafından bilançonun verilmemesi ve
vergi dairesinden de sağlanamaması halinde, yıllık aidat tavanının üç katından
az olmamak üzere, bir önceki yılın munzam aidatı geçici olarak aynen tahakkuk
ettirilir.
Şubelere kayıtlı üyeler, bu maddede belirlenen
munzam aidatın yarısı kadar ödeme yaparlar.
Yukarıda yer verilen Kanun
maddelerinden önemli olan bazı hükümleri aşağıda özetleyerek açıklayacak
olursak:
a) Kanunda şube tanımı: “Bir merkeze
bağlı olduğu halde, ister merkezin bulunduğu odanın, ister başka odanın
çalışma alanı içinde olan müstakil sermayesi ve müstakil muhasebesi bulunan
ve/veya muhasebesi merkezde tutulduğu ve müstakil sermayesi bulunmadığı
halde kendi başına sınaî faaliyet ve ticarî muamele yapan yerler ve satış
mağazaları bu Kanunun uygulanması bakımından şube sayılır” şeklinde
yapılmıştır. (Madde 9, fıkra:2)
b) İşletmelerin aynı şehirde veya
farklı şehirlerde birden fazla şube, fabrika, satış mağazası, satış yeri..v.b
varsa, bunların her biri ayrı ayrı bulundukları ilin ticaret ve/veya sanayi
odasına kaydolmak zorundadırlar. (Madde 9, fıkra:1)
Örneğin: (a) ve (b) maddeleri
birlikte değerlendirilecek olursa; merkezi İstanbul’da olan bir işletmenin, yine
İstanbul şişli’de (2), beşiktaş’ta (1), kadıköy’de (2), bakırköy’de (1),
beykoz’da (1) şubesi ve satış mağazası olduğunu, ayrıca Ankara, Bursa, İzmir ve
Antalya’da da (1) tane şubesi ve satış mağazasını düşünelim. Bu işletmenin
merkezi ve tüm şubelerinin hepsi ayrı ayrı bulundukları ilin odasına kayıt olmak
zorundadırlar. Buna bağlı olarak ta her biri ayrı ayrı yıllık aidat ödemekle
mükelleftirler.
c) İşletmeler faaliyetleri gereği
sadece bir tek odaya üye olmak zorundadırlar. Bulunulan ilde sanayi odası yoksa
ticaret odasına üye olunacaktır. Ancak, aynı işletme hem ticaret, hem sanayi ve
hem de deniz ticareti ile uğraşan bir işletme ise, merkez ve şubeleri ayrı ayrı
bulundukları ilin ticaret, sanayi ve/veya deniz ticaret odasına kaydolmak
zorundadırlar. (Madde 9, fıkra:1, 3, 4, 6,)
ç) Odalara kayıt zorunluluğunu
yerine getirmeyenlerin kayıtları, ilgili oda tarafından re’sen yapılır ve bu
durum ilgililere tebliğ edilir. (Madde 9, fıkra:8)
d) Odalara kayıt zorunluluğu
bulunanlar, durumlarında meydana gelen ve Türk Ticaret Kanununa göre tescil ve
ilanı gereken her türlü değişikliği, gerçekleşmesinden itibaren bir ay içinde,
kayıtlı oldukları odalara bildirmek zorundadır. (Madde 10, fıkra:1)
e) İşletmeler, Birlikçe çıkarılacak
yönetmelikle gösterilecek usullere göre belirlenecek dereceler üzerinden ve
tarifelere göre, kayıt ücretlerini ve yıllık aidatlarını öderler. (Madde 24,
fıkra: 3) (Tavsiyemiz, işletmelerin üye oldukları odadan derecelerini
öğrenmelidir. Dereceler genel olarak işletme sermayeleri esas alınarak
hazırlanmaktadır.)
f) Yıllık aidat her yılın haziran ve
ekim aylarında iki eşit taksitte ödenir. (Madde 24, fıkra: 5)
g) Odaların şubelerine kayıtlı olan
işletmeler, (24).’üncü maddede belirlenen kayıt ücreti ve aidatların yarısı
kadar ödeme yaparlar.
h) Munzam aidat, geçmiş yıl ticari
faaliyetini “ticari kâr” ile sonuçlandıran işletmelerden alınabilir. Munzam
aidat, ticari kâr üzerinden binde beş oranında alınır. (Madde 25, fıkra: 1, 3)
ı) İşletmeye ait şubelerin,
fabrikaların, satış yerlerinin..v.b.’nin müstakil bilançosu hazırlanıyorsa
(diğer bir ifadeyle, muhasebeleri merkezde tutulmuyorsa), buralardan elde edilen
ticari kâr üzerinden ödenecek munzam aidat, bulunulan ilin odasına ödenir.
(Madde 25, fıkra:5)
i) Bir tüzel kişiliğin merkez, şube
ve fabrikalarının değişik yerlerde olması, fakat bilançolarının merkezde
tutulması halinde, munzam aidat merkez tarafından mahalli odaya ödenir. Bu oda
tahsil ettiği munzam aidatı diğer odalar arasında, izleyen takvim yılının ilk üç
ayı içinde eşit olarak paylaştırır. (Madde 25, fıkra:6)
Örneği: (a) ve (b) maddeleri için
örnek verilen işletmenin, tüm şubelerinde gerçekleştirilen ticari faaliyetlerin
muhasebesi merkezde tutuluyorsa, bu işletme sadece İstanbul’da kayıtlı olduğu
odaya munzam aidat ödeyecektir.
j) Bir işletmenin şubeleri ve
fabrikaları ile birlikte ödeyeceği munzam aidat, o yıl için belirlenmiş bulunan
yıllık aidat tavanının yirmi katını geçemez. (Madde 25, fıkra:7)
k) Birden fazla odaya kayıtlı
bulunanların munzam aidatı, üye tarafından ilgili odalara eşit olarak
paylaştırılmak suretiyle yatırılır. (Madde 25, fıkra:2)
Madde metni, daha çok aynı odaya
kayıtlı merkez ve şubelere yönelik hazırlanmış gibidir. Yukarıda örnek
verdiğimiz işletmeyi esas alacak olursal; munzam aidat tavanının belirleneceği
(yıllık aidat tavanı x 20) tutarına nasıl ulaşılacaktır? Farklı şehirlerdeki
odalar farklı yıllık aidat tavanı belirlediyse ne olacaktır? Bize göre; muhasebe
merkez tutuluyorsa ve buna bağlı olarak ta munzam aidat merkezin üye olduğu
odaya ödenecekse, bu odanın belirlediği yıllık aidatın 20 katı, bu işletmenin
ödeyeceği munzam aidatın da tavanını oluşturmalıdır. Eğer, muhasebe şubelerde ve
merkezde ayrı tutuluyorsa, ayrı bilançolar tanzim ediliyorsa (ki, bu örneğe
ülkemizde rastlamak çok zor olacaktır), bu durumda yine merkezin kayıtlı olduğu
odanın yıllık aidat tavanı esas alınması uygun olur görüşündeyiz. Bu durumda her
bir şube kendi kazancına (ticari kârına) isabet eden tutar üzerinden munzam
aidat hesaplayacaktır. İşletme, hem ticaret, hem sanayi ve hem de deniz ticareti
ile uğraşıyorsa, her bir odaya (ticaret odası, sanayi odası ve deniz ticaret
odası) ayrı ayrı üye olacağından, yıllık munzam aidatını da her bir odaya eşit
olarak paylaştıracaktır.
l) Munzam aidat da, her yılın
haziran ve ekim aylarında iki eşit taksitte ödenir. (Madde 25, fıkra:8)
m) İşletmeler, ticari ve sınai
kazançlarına ait bilgileri ve bilançolarını talep üzerine odalara vermek
zorundadırlar. Ayrıca odalar, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun (5).’inci maddesi
hükmü çerçevesinde vergi dairelerinden bilgi isteyebilirler. Üye tarafından
bilançonun verilmemesi ve vergi dairesinden de sağlanamaması halinde, yıllık
aidat tavanının üç katından az olmamak üzere, bir önceki yılın munzam aidatı
geçici olarak aynen tahakkuk ettirilir. (Madde 25, fıkra:9)
Odalar tarafından hatalı bir
işlem nedeniyle, zarar etmiş işletmeler için de munzam aidat tahakkuk
ettirilebilmektedir. Geçmiş yıl faaliyetlerini ticari zarar ile sonuçlandıran
işletmeler, yukarıda açıkladığımız gibi munzam aidat ödemeyeceklerdir. Ancak,
bu durumu ilgili yıla ait mali tabloları ve vergi beyanları ile ispat etmeleri
gereklidir. Bu durumda ilgili oda tarafından tahakkuk düzeltilecektir.
n) Odaların şubelerine kayıtlı
üyeler, madde 25’de açıklanan munzam aidatın yarısını öderler. (Madde 25, fıkra:
10)
n) Süresinde ödenmeyen kayıt
ücretleri, yıllık aidat, munzam aidat tutarlarına 6183 sayılı Amme Alacaklarının
Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca günlük gecikme zammı tahakkuk ettirilir.
(Madde 77, fıkra:1)
İlgili Kanun maddelerinde de yer
aldığı üzere, odalar işletmeleri faaliyet alanlarına girmeleri dolayısıyla
re’sen üye olarak kaydedebilirler. Bu durumu ise yazılı olarak işletmeye
bildirirler. İşletmeler bu tebligatı aldıkları tarihten itibaren bir ay
içerisinde odaya başvurarak kayıt ücretlerini ödemek ve kayıtlarını resmen
yaptırmak zorundadırlar. Önceki yıldan itibaren geçerli olarak kaydedilmesi
gerekenlerin munzam aidatları ise, bu durumun kendilerine tebliğ edildiği yılın
sonuna kadar ödenir. Bu durumda munzam aidat için yıl sonuna kadar gecikme faizi
tahakkuk ettirilmemelidir. Öteden beri kayıtlı olan üyeler ve yeni kayıtlı
üyeler için tanınan ödeme sürelerinin dolmasından itibaren, ödenmeyen taksitler
için 6183 sayılı AATUHK uyarınca gecikme cezası tahakkuk ettirilir. Odaların,
kamu kurumu niteliğinde mesleki kuruluş olmaları sebebiyle, aidat tahsili için
6183 sayılı kanundan doğan her türlü yetkiyi (dava, icra..v.b.) kullanma hakları
vardır.
Bir detay hususu da şu şekilde
belirtmek isteriz ki; yıllık aidat ve munzam aidatlar her yılın başında tahakkuk
ettirilir. Yıl içinde tasfiye olan işletmeler, bu hususu ertesi yıla sarkmadan
zamanında odalarına bildirmelidirler. Aksi takdirde, tasfiye oldukları halde
aidat ödemekle karşı karşıya kalabilirler. Elbette, ticaret sicilinde tasfiyenin
ilanı ile üçüncü kişilere karşı işletmenin tasfiyesi hüküm ifade edecektir,
ancak olası hukuksal uyuşmazlıklar ile karşılaşmamak için zamanında bildirim
yapılması doğru olacaktır.
Odlara üyelik genellikle gereksiz
bir kanuni bir zorunluluk olarak görülür. Oysa, odalar ve bu odaların
oluşturduğu odalar birliği (TOBB), Türkiye’nin çok önemli sivil toplum
örgütlerindendir. İşletmeler, üyesi oldukları odalardan sonuna kadar istifade
etmelidirler. Sonuçta bu odalar, üyelerine hizmet etmek için kurulmuşlardır.
Ancak, hizmet talep etmenin de elbette belirli prosedürleri vardır. İşletmeler,
sektörleri itibariyle üyesi oldukları odadan her türlü desteği istemek hakkına
sahiptirler. İşletmeler, üyesi oldukları odaları yakından takip etmeli ve
sektörleri için yapılması gerekenler hususunda oda yetkililerini bilgilendirmeli
ya da uyarmalıdırlar.
Yukarıda yer verilen Kanun maddeleri
ve yapılan açıklamalar doğrultusunda, her yıl haziran ve ekim aylarında yıllık
aidat ve munzam aidatların ödenmesi unutulmamalıdır.
5174 sayılı Türkiye Odalar Borsalar
Birliği İle Odalar ve Borsalar Kanununa aşağıdaki adresten ulaşabilirsiniz.:
http://www.tobb.org.tr/organizasyon/hukukmusavirligi/DI_5174%20sayili%20Kanun.doc
Kayıt Ücreti İle Yıllık Aidat ve
Munzam Aidatın Tespiti ve Ödenmesi Hakkında Yönetmeliğe aşağıdaki adresten
ulaşabilirsiniz:
http://www.tobb.org.tr/organizasyon/hukukmusavirligi/5174yonetmelik/Kayit%20Ucreti%20ile%20Yillik%20Aidat.doc