Güray ÖĞREDİK
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
www.MuhasebeTR.com Site Başyazarı
gogredik@mazarsdenge.com.tr
AR-GE HARCAMALARININ
GİDER VEYA MALİYET OLARAK MUHASEBELEŞTİRİLECEĞİ DÖNEM
Tarih:
31.05.2007
1- GENEL OLARAK VERGİ VE SERMAYE PİYASASI MEVZUATI
AÇISINDAN KONUNUN İNCELENMESİ
Araştırma ve geliştirme giderleri
yeni bir ürün veya ileri teknoloji geliştirmek için yapılan araştırma giderleri
ile araştırma bulgularının yeni ürünler, varlıklar, üretim yöntemleri, sistemler
veya hizmetler için projeye dönüştürülmesinde katlanılan geliştirme
giderlerinden oluşur.
Araştırma ve geliştirme
giderlerinden hangilerinin aktifleştirileceğinin bu tür giderlerin niteliği
ve yapılan giderlerin amacına uygun sonuç verip vermeyeceği göz önüne
alınarak karar verilmelidir. Bu konuyla ilgili olarak SPK Tebliğinde de
benimsenmiş olan aşağıdaki unsurların varlığına göre karar verilmesi
önerilebilir. (Seri XI, No 1 Tebliğ, Md. 35)
-
Açıkça tanımlanabilen bir
proje veya ürünün bulunması ve bu ürün veya projeye ilişkin maliyetlerin ayrıca
belirlenebilmesi,
-
Kuruluş yöneticilerinin ürünü
imal etme, pazarlama veya kullanma konusunda karar vermiş olmaları
-
Ürün veya projenin
gerçekleştirilebilir olması,
-
Yeni ürün veya hizmetin
pazarlama veya işletme için yararlı olma imkanının bulunması,
-
Projeyi tamamlamak için
yeterli kaynak bulunması.
Görüleceği üzere SPK Mevzuatına göre
yeni bir ürün imali amacıyla yapılan araştırma geliştirme harcamalarının
aktifleştirilmesi gerekmektedir.
Araştırma geliştirme giderlerinin
aktifleştirilmesi ve itfasıyla ilgili olarak VUK’da doğrudan bir belirleme
yapılmamıştır. Uygulamada bu giderler kuruluş ve örgütlenme giderleri
kapsamında yorumlanarak aktifleştirilmekte ve beş yılda eşit miktarlarda itfa
edilmektedir. Bu bağlamda aktifleştirme işlemi sadece kurumlar vergisi
mükellefleri için mümkün bulunmaktadır. Ayrıca, vergi mevzuatı açısından
kuruluş örgütlenme giderlerinin aktifleştirilmesi yada doğrudan gider yazılması
konusunda mükelleflere seçimlik hak tanınmıştır.
Tekdüzen Muhasebe Hesap Planına göre
ARGE giderleri yapıldığı dönemde gider kaydedilir. Ancak, yapılan
harcamalardan gelecek dönemlerde fayda elde edileceği bekleniyorsa bu tür
ARGE giderlerinin aktifleştirilmesi gerekir.
Gerek GVK’nda, gerekse KVK’nda
araştırma ve geliştirme harcamalarının gider yazılmasına ilişkin özel bir
düzenleme yoktur. Bu nedenle söz konusu harcamaların gider niteliği genel
esaslara göre belirlenecektir.
Araştırma ve geliştirme harcamaları
sonucunda amortismana tabi bir iktisadi kıymetin temin edilmesi durumunda söz
konusu harcamanın gider yazılması amortisman ayırma şeklinde olacaktır.
Yapılan harcama sonucunda bir
iktisadi kıymetin elde edilmesi halinde uygulamanın ne şekilde yapılacağı açık
olmakla birlikte herhangi bir iktisadi kıymetin elde edilmemesi durumunda
yapılan harcamaların hangi dönemin gideri olacağı hususunda duraksamalar
olabilecektir. Nitekim uygulamada “araştırma giderlerinin işletmelerin
katlandıkları dönemde gider yazılması, geliştirme giderlerinin ise vergi
mevzuatında yer alan genel hükümler ve dönemsellik ilkesi çerçevesinde
değerlendirilmesinin uygun olacağı” şeklinde görüş ortaya çıkmıştır.
Söz konusu görüşe katılmakla birlikte bu çözüm yönteminin uygulamada bazı
duraksamalar yaratacağını düşünenlerde vardır.
“Yapılan bir araştırma ve
geliştirme giderinin etkisi işletmenin bu harcamalardan sonraki bütün
dönemlerini de kapsayabilir. Ancak, bu nitelikteki giderlerde dönemsellik
ilkesinin uygulanması pratikte zordur. Bu nedenle yapılan
harcamaların,yapıldıkları dönemde indirim konusu yapılması uygun olacaktır.”
Mevcut vergi kanunlarımızda
araştırma ve geliştirme giderlerinin dönem kazancının tespitinde nasıl ve hangi
dönemde dikkate alınacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle
mevcut genel düzenlemeler çerçevesinde düşünülmesi gerekmektedir.
Kurumlar vergisi kanunu 6.
maddesinde kurumlar vergisinin safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve
safi kurum kazancının tespitinde Gelir vergisi kanunu’nun ticari kazanç
hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
Öte yandan Vergi usul kanunu’nun
269-289. maddelerinde iktisadi işletmelere dahil kıymetlerin değerleme esasları
belirtilmiş, 313-321. maddelerinde ise işletmelere dahil kıymetlerin amortismanı
ile ilgili belirlemeler yapılmıştır.
Bu maddelere göre araştırma ve
geliştirme faaliyetleri için yapılan harcamalar karşılığında amortismana tabi
bir iktisadi kıymet iktisap elde edilmesi halinde, bu harcamanın amortisman
yoluyla kazancın tespitinde dikkate alınması gerekmektedir.
Araştırma ve geliştirme faaliyetleri
için yapılan harcamalar karşılığında amortismana tabi bir iktisadi kıymet
iktisap elde edilmemesi halinde, Kurumlar vergisi kanunu’nun 6., Vergi
usul kanunu’nun 283 ve 287. maddeleri hükümleri dikkate alınarak, gider
ilgili olduğu dönemde kazancın tespitinde dikkate alınmak zorundadır. Bu
maddeler de vergilemede dönemsellik ilkesini belirleyen hükümler içermektedir.
Bu açıklamalar çerçevesinde
araştırma giderlerinin işletmelerin katlandıkları dönemde gider
yazılması, geliştirme giderlerinin ise vergi mevzuatında yer alan
genel hükümler ve dönemsellik ilkesi çerçevesinde değerlendirilmesi uygun
olacaktır.
Tekdüzen Hesap Planında maddi
olmayan duran varlıklar hesap grubunda yer alan araştırma ve geliştirme
giderleri hesabı; “Araştırma ve geliştirme giderleri yeni bir ürün veya ileri
bir teknoloji geliştirmek için yapılan araştırma giderleri ile araştırma
sonuçlarının yeni ürünler, varlıklar, üretim yöntemleri, sistemler veya
hizmetler için projeye dönüştürülmesinde katlanılan geliştirme giderlerinden
oluşur. Bu giderlerin aktifleştirilmesi zorunlu değildir”.
Araştırma
geliştirme harcamalarının yapıldıkları dönemde gider olarak dikkate alınması hem
pratiktir ve hem de bu harcamaların aktifleştirilmesi zorunlu değildir.
2- TÜRKİYE MUHASEBE STANDARTLARI (TMS) AÇISINDAN
KONUNUN İNCELENMESİ
2.1- Eski TMS (15)
Araştırma ve Geliştirme Maliyetleri Standardı ile eski taslak halinde TMS
(18) Maddi Olmayan Duran Varlıklar Standartları Açısından
TMUDESK’in yayımladığı ancak daha
sonra kaldırılan ve şu anda TMS-38 : Maddi Olmayan Duran Varlıklara İlişkin
Türkiye Muhasebe Standartları
içinde tekrar ele alınan, eski (15) numaralı Türkiye Muhasebe Standardı
“Araştırma ve Geliştirme Maliyetleri Standardı ”nda
“Araştrma” ve “Geliştirme” kavramları şu şekilde tanımlanmıştır.
Araştırma: Yeni bilimsel veya
teknik bilgi ve anlayış kazanmak umuduyla girişilen özgün ve
planlı inceleme ve arayış çabasıdır.
Geliştirme: Araştırma
bulgularının veya diğer bulunan bilgilerin; yeni, varolup iyileştirilmiş veya
daha sonra ek gelişmelere konu olmuş maddeler, araçlar, ürünler, hizmetler,
işlemler, sistemler, yöntemler veya teknikler için, ticari üretime geçmeden
veya kullanmadan önce bir plana ve tasarıma dönüştürülmesidir.
Araştırma ve geliştirme harcamaları
ile ilgili olarak TMS (Türkiye Muhasebe Standartları) ve UMS’de (Uluslar arası
Muhasebe Standartları) bazı düzenlemeler yapılmıştır.
Araştırma ve geliştirme harcamalarından ekonomik fayda sağlanacağı umuluyor
ve bu fayda ölçülebiliyor ise aktifleştirilir, aksi halde gider yazılır.
Gelecekteki fayda ölçülemiyor ve belirsizlik yüksekse bu tür harcamalar gider
yazılmalıdır. Yapılan harcamanın ne kadarının hangi dönemde fayda
sağladığının ölçülmesi genelde zor olmaktadır. Eğer fayda ile harcama arasında
ilişki kurulamıyorsa bu tip harcamalar gider olarak yazılır. Bu tür
harcamaların varlık olarak tanımlanabilmeleri için güvenilir şekilde ölçülebilir
olmaları gerekmektedir. Ölçülebilirlik kriterlerinin kaynağı, ekonomik
faydanın tanımlanabilmesi, tarafsız olarak ölçülebilmesi ve geri
kazanılabilmesidir. Bu niteliklere sahipse varlık olarak kabul edilir, aksi
takdirde gider yazılması gerekir. Araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde
belirsizlik söz konusu ise, bu tür harcamalar gelecek dönemlere taşınmaz ve o
dönemin gideri olarak yazılır.
Eğer yapılan harcamanın gelecekte
ekonomik fayda sağlayacağı tahmin ediliyorsa aktifleştirilecek ve “fayda
sağlanacak” dönemlerle ilişkilendirilerek, amortisman yolu ile gidere
dönüştürülecektir.
Bu durum eski (15) numaralı TMS’nın
12. maddesinde açıkça belirtilmiştir. Madde 12: “ARGE maliyetlerinin
yapıldıkları dönemde gider olarak muhasebeleştirilmesi temel ilkedir. Ancak
geliştirme maliyetlerinden gelecek dönemlerde ekonomik yararlar elde edilmesi
bekleniyorsa bu maliyetler aktifleştirilebilir.”
Yine aynı standardın 13. maddesine
göre de; “Araştırma maliyetleri oluştuğu dönemde gider olarak
muhasebeleştirilmeli ve izleyen dönemlerde aktifleştirilmemelidir.”
Standardın 14. maddesi ise
geliştirme maliyetlerinin oluştuğu dönemde gider olarak muhasebeleştirilmesi
gerektiğini ancak aşağıda belirtilen unsurların oluşması halinde geliştirme
maliyetlerinin aktifleştirileceğini açıklamıştır.
a)
Proje veya ürün tanımlanmış
ve proje ve ürünle ilgili giderler gerçeğe uygun olarak ölçülebildiği
durumlarda,
b)
Proje veya ürünün teknik
bakımdan yapılabilirliğinin mümkün olduğu durumlarda,
c)
İşletmenin proje veya ürünle
üretim yapmayı ve hedeflendiği piyasada pazarlamayı amaçladığı veya işletme içi
faaliyetlerde kullanmayı düşündüğü durumlarda
d)
Geliştirilen ürün için
pazarın bulunduğu veya işletme içi faaliyetlerde kullanılmasının yararlı olduğu
durumlarda,
e)
Proje ve ürünü tamamlamak
için yeterli kaynakların varolduğu veya sağlanabildiği durumlarda.
Bir projenin aktifleştirilen
geliştirme maliyetleri; o projeyle ilgili gelecekte beklenen gelirlerden projeye
ilişkin üretim, pazarlama, satış ve dağıtım giderleri düşüldükten sonra geriye
kalan tutardan daha fazla olmaz. Ayrıca geliştirme maliyetlerinin
yapıldığı proje ve üründen artık hiçbir gelir sağlanamayacağı belirlendiği
dönemden geriye kalan geliştirme maliyetlerinin tamamı aktifleştirme süresinin
sonunu beklemeden dönem gideri olarak muhasebeleştirilir.
Görüldüğü gibi araştırma
maliyetleri hiçbir şekilde aktifleştirilmeyecek ve gider yazılacaktır ancak;
geliştirme maliyetleri belirli şartlar altında aktifleştirilecektir. Bu durumda
araştırma ve geliştirme kavramlarının ayrımı ve tespiti çok önemlidir.
Standardın 6. ve 7. maddeleri buna yöneliktir.
Madde 6-
ARGE faaliyetlerinin birbirinden
ayırt edilmesi, yapılan faaliyetin türüne, faaliyetin nasıl örgütlendiğine ve
yürütülen projenin niteliğine göre belirlenir. Araştırma ile geliştirme
faaliyetlerinin belirlenmesinde yardımcı olacak örnekler aşağıda verilmektedir:
Araştırma faaliyetlerini içeren
örnekler;
a) Yeni bilgi edinme amacına yönelik
faaliyetler,
b) Araştırma bulgularının
uygulanmasına yönelik faaliyetler,
c) Ürün ya da üretim süreci ile
ilgili seçeneklerin araştırılması,
d) Yeni ürün tasarımı ya da varolan
ürünü veya üretim yöntemlerini geliştirme seçeneklerinin araştırılması,
Geliştirme faaliyetlerini içeren
örnekler;
a)Varolan ürün ve üretim
yöntemlerini geliştirme faaliyetleri,
b)Yeni ürün modellerinin tasarımı,
imal edilmesi ile deneme üretimlerinin yapılması,
c)Yeni teknoloji ile ilgili alet,
edevat ve kalıpların tasarımlarının araştırılması,
d) Ticari üretim yapma amacı olmayan
bir fabrikanın tasarımı, yapımı ve faaliyete geçirilmesi.
Madde 7-
Aşağıdaki faaliyetler ARGE
faaliyetleriyle çok yakın ilgili olmasına karşın bunlar ARGE faaliyetleri
kapsamında yer almaz:
a) Satışa yönelik olarak yeni ürün
veya yeni modelle ilgili ilk üretime geçişteki mühendislik maliyetleri
b) Kalite kontrol maliyetleri
c) Üretim sırasında oluşan bakım
onarım faaliyeti maliyetleri
d) Varolan ürünlerin kalitesini
geliştirmek için yapılan olağan faaliyetlere ilişkin
maliyetler
e) Özel siparişlerle ilgili
olarak yapılan faaliyet maliyetleri
f) Varolan ürünlere ilişkin
mevsimsel veya diğer dönemsel tasarım değişikliği maliyetleri
g) Alet, edevat ve kalıpların
tasarımına ilişkin olağan maliyetler.
Eski TMS 18, “Maddi Olmayan Duran
Varlıklar” standardında da
yapılan açıklamalar yine eski (15) numaralı standardı teyit etmektedir. Her ne
kadar eski (18) numaralı standart taslağının 1. maddesinde, “Bu kısmın amacı,
diğer kısımların kapsamına dahil edilmeyen maddi olmayan duran varlıkların mali
tablolara yansıtılma esaslarını belirlemektedir.” ifadesi yer almakta olsa da
özellikle 14, 15 ve 16. maddeleri ARGE harcamalarının gider olarak kaydı
yönünden fikir vermesi ve yorumlamada yardımcı olacak niteliktedirler. Madde
metinleri aşağıdaki gibidir.
İşletme bünyesinde oluşturulan
maddi olmayan varlıklar
Madde 14. İşletme
bünyesinde oluşturulan maddi olmayan varlığın mali tablolara alınma kriterlerini
taşıyıp taşımadığı hususunun belirlenmesinde, bu Kısımdaki genel şartlar
yanında, gelecekte ekonomik fayda üretmesi muhtemel tanımlanabilir bir varlık
olup olmadığı,
varsa bunun ne zaman ortaya çıktığı ve varlığın
maliyetinin güvenilir bir biçimde belirlenmesi kapsamında, giderlerin diğer
günlük faaliyetlerle ilgili olanlardan ayrıştırılabilir olup olmadığı hususları,
işletme bünyesinde oluşturulan maddi olmayan varlıklara ilişkin hükümler
çerçevesinde değerlendirilir.
İşletme bünyesinde oluşturulan bir
maddi olmayan varlığın mali tablolara alınma şartlarını taşıyıp taşımadığını
değerlendirmede varlığın oluşturulma süreci, araştırma safhası ve geliştirme
safhası olarak ikiye ayrılır. Araştırma safhasının geliştirme safhasından
ayrılamadığı durumlarda, söz konusu projeye ilişkin harcamalar sadece
araştırma safhasında yapılmış gibi dikkate alınır.
Araştırma safhası
Madde 15. Araştırma
safhasında (veya işletme bünyesinde yürütülen bir projenin araştırma safhasında)
herhangi bir maddi olmayan varlık mali tablolara alınmaz. Araştırma safhasında,
maddi olmayan varlığın, gelecekte ekonomik fayda sağlayıp sağlayamayacağının
belirlenmesi mümkün olmadığından, yapılan araştırmaya ilişkin harcamalar (veya
işletme bünyesinde yürütülen bir projenin araştırma safhasında yapılan
harcamalar) gerçekleştiği anda gider olarak mali tablolara alınır.
Araştırma safhasında yürütülen
faaliyetlere ilişkin örneklere aşağıda yer verilmektedir;
a)
Yeni bir bilgi elde
edilmesini amaçlayan faaliyetler,
b)
Araştırma bulguları ve diğer
bilgilerin uygulanmasına yönelik olarak değerlendirilmesi ve nihai seçimi,
c)
Alet, edevat, ürün, süreç,
sistem ve hizmetlerin alternatiflerinin araştırılması,
d)
Yeni veya geliştirilmiş alet,
edevat, ürün, süreç, sistem ve hizmetlerin olası alternatiflerinin tasarlanması,
değerlendirilmesi ve nihai seçimi.
Görüleceği üzere bu örnekler TMS
15’in yukarıda yer alan 6. maddesi ile de mutabıktır.
Geliştirme safhası
Madde 16. Aşağıdaki
koşulların tamamının varlığı halinde, geliştirmeden (veya işletme bünyesinde
yürütülen bir projenin geliştirme safhasından) kaynaklanan maddi olmayan
varlıklar mali tablolara alınır;
a)
Maddi olmayan varlığın
kullanıma veya satışa hazır hale gelebilmesinin teknik olarak mümkün olması,
b)
İşletmenin maddi olmayan
varlığı tamamlama ve bu varlığı kullanma veya satma niyetinin bulunması,
c)
Maddi olmayan varlığı
kullanma veya satma imkanının bulunması,
d)
Maddi olmayan varlığın
muhtemel ekonomik faydayı nasıl oluşturacağının belirli olması, ayrıca, maddi
olmayan varlığın çıktısının veya maddi olmayan varlığın kendisinin bir
piyasasının olması veya işletme bünyesinde kullanılacaksa maddi olmayan varlığın
kullanılabilir olması,
e)
Geliştirme safhasını
tamamlamak ve maddi olmayan varlığı kullanmak veya satmak için yeterli teknik,
mali ve diğer kaynakların mevcut olması; ve,
f)
Geliştirme sürecinde maddi
olmayan varlıkla ilgili yapılan harcamaların güvenilir bir biçimde ölçülebilir
olması.
Geliştirme safhasında yapılan
faaliyetlere ilişkin örneklere aşağıda yer verilmektedir.
a)
Modellerin üretim veya
kullanım öncesinde tasarımı, yapımı ve test edilmesi;
b)
Yeni teknoloji içeren alet,
kalıp ve edevatların tasarımı,
c)
Ticari üretim açısından
ekonomik olmayan bir ölçekte bir pilot tesisin tasarlanması, inşası ve
çalıştırılması; ve,
d)
Yeni veya geliştirilmiş
alet, edevat, ürün, süreç, sistem ve hizmetlere ilişkin seçilen alternatiflerin
tasarımı, inşası ve test edilmesi.
Bir maddi olmayan duran varlığın
gelecekte sağlaması muhtemel olan ekonomik faydalarının belirlenebilmesi için
“Varlıklarda Değer Düşüklüğü” Kısmında yer alan hükümler kullanılmalıdır.
Bir maddi olmayan varlığı
tamamlamak, kullanmak ve bundan fayda elde etmek için yeterli kaynağın
mevcudiyeti, ihtiyaç duyulan teknik, mali ve diğer kaynaklar ile bu kaynakların
işletme tarafından sağlanabileceğini açıklayan bir iş planı ile gösterilebilir.
Bir işletmenin maliyet sisteminin bu şekilde oluşturulan maddi olmayan varlığın
maliyetini güvenilir bir biçimde tespit edecek şekilde oluşturulması
gereklidir.
İşletme bünyesinde oluşturulan
markalar, yayın isimleri, müşteri listeleri ve bu nitelikteki benzer unsurlar
işletmenin bir bütün olarak geliştirilme maliyetlerinden ayrılamayacağından
maddi olmayan varlık olarak mali tablolara alınmaz.
2.2- TMS (38) Maddi Olmayan Duran
Varlıklara İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı Hakkında Tebliğ Sıra No:26
Hali hazırda yayımlanmış ve geçerli
olan bu standardın ilgili maddeleri aşağıda incelenecektir.
Standardın 5. maddesine göre; “Bu
Standart, diğer konuların yanı sıra, reklam, eğitim, ilk tesis, araştırma ve
geliştirme faaliyetleri için yapılan harcamalara uygulanır. Araştırma ve
geliştirme faaliyetleri bilginin geliştirilmesine yöneliktir. Bu nedenle,
bu faaliyetler fiziksel bir varlıkla sonuçlansa dahi (prototip gibi), varlığın
fiziksel unsuru; içindeki bilgi gibi maddi olmayan unsuruna göre, ikincil bir
durumdadır.”
Standardın tanımlamalara yer verdiği
8. maddesinde “araştırma” ve “geliştirme” kavramları aşağıdaki şekilde
tanımlanmıştır.
Araştırma: Yeni bir bilimsel
ya da teknik bir bilgi ve anlayış kazanma amacıyla üstlenilen özgün ve planlı
incelemedir.
Geliştirme: Ticari üretim ya
da kullanıma başlamadan önce, yeni veya önemli ölçüde geliştirilmiş malzeme,
aygıt, ürün, süreç, sistem ya da hizmetlerin üretim planı veya tasarımında
araştırma sonuçları ya da diğer bilgilerin uygulanmasıdır.
Standardın 21. maddesine göre; Bir
maddi olmayan duran varlık sadece ve sadece:
(a) Varlıkla
ilişkilendirilen beklenilen gelecekteki ekonomik yararların işletme için
gerçekleşmesinin muhtemel olması; ve
(b) Varlığın
maliyetinin güvenilir bir şekilde ölçülebilmesi durumunda,
muhasebeleştirilir.
Bir işletme, beklenilen gelecekteki
ekonomik yararların gerçekleşme olasılığını; ilgili varlığın yararlı ömrü
boyunca mevcut olacak ekonomik koşullarla ilgili yönetimin en iyi tahminini
yansıtan makul ve desteklenebilir varsayımları kullanmak suretiyle
değerlendirir. Bir işletme, varlığın kullanımıyla ilişkilendirilebilen
gelecekteki ekonomik faydaların kesinlik derecesini, harici kanıtlara daha fazla
ağırlık vermek suretiyle, ilk muhasebeleştirme tarihinde mevcut olan kanıtları
esas alarak yargıda bulunmak suretiyle değerlendirir. (Madde 22 ve 23)
AR-GE harcamalarının kapsamı ve
muhasebeleştirilmesi ise esas olarak standardın 51 ilâ 106. maddeleri arasında
düzenlenmiştir. Bu maddeler temel olarak “İşletme İçi Yaratılan Maddi Olmayan
Duran Varlıklar” başlığı altında ele alınmıştır. İlgili maddeler aşağıdaki
gibidir:
İşletme içi yaratılan maddi
olmayan duran varlıklar
51. Bazen, işletme içi yaratılan
bir maddi olmayan duran varlığın muhasebeleştirilebilir nitelikte olup
olmadığının değerlendirmesi, aşağıdaki durumlarda yaşanan problemler nedeniyle
zordur:
(a) Beklenilen
gelecekteki ekonomik yararları sağlayacak belirlenebilir bir varlığın olup
olmadığının ve ne zaman olduğunun tespiti; ve
(b) Varlığın maliyetinin
güvenilir bir şekilde belirlenmesi. Bazı durumlarda, bir maddi olmayan duran
varlığı işletme içinde yaratmanın maliyeti, işletme içi yaratılan şerefiyenin
bakım veya geliştirme maliyetinden veya günlük operasyonların yürütülme
maliyetinden ayırt edilemeyebilir.
Bu nedenle, işletme, bir
maddi olmayan duran varlığın muhasebeleştirilmesi ve ilk ölçümü için gerekli
genel koşullara uymanın yanı sıra, işletme içi yaratılan tüm maddi olmayan duran
varlıklar için 52-67 nci Paragraflardaki gereklilik ve önerileri dikkate alır.
52. İşletme içi yaratılan bir
maddi olmayan duran varlığın muhasebeleştirilebilmesi için gerekli kriterleri
sağlayıp sağlamadığının değerlendirilmesinde, işletme ilgili varlığın oluşumunu
şu safhalara ayırır:
(a) Araştırma safhası;
ve
(b) Geliştirme
safhası.
‘Araştırma’ ve
‘geliştirme’ terimleri tanımlanmış olmalarına rağmen, ‘araştırma safhası’ ve
‘geliştirme safhası’ terimleri bu Standart açısından daha geniş bir anlam taşır.
53. Bir işletmenin, bir maddi
olmayan duran varlık yaratılmasına ilişkin işletme içi bir projenin araştırma
safhasını geliştirme safhasından ayırt edememesi durumunda, söz konusu projeye
ilişkin harcamaları sadece araştırma safhasında yapılmış gibi dikkate alınır.
Araştırma safhası
54. Araştırmadan (veya
işletme içi bir projenin araştırma safhasından) kaynaklanan herhangi bir
maddi olmayan duran varlık muhasebeleştirilmez. Araştırma (veya işletme içi
bir projenin araştırma safhası) harcamaları gerçekleştiğinde gider olarak
muhasebeleştirilir.
55. İşletme içi bir
projenin araştırma safhasında, işletmenin gelecekte ekonomik yararlar sağlayacak
bir maddi olmayan duran varlığın mevcudiyetini göstermesi mümkün değildir. Bu
nedenle, bu harcamalar gerçekleştiklerinde gider olarak muhasebeleştirilir.
56. Araştırma faaliyetleri ile
ilgili örnekler şunlardır:
(a) Yeni bilgi elde
edilmesine yönelik faaliyetler;
(b) Araştırma
bulguları ve diğer bilgilerin uygulanmasına yönelik olarak değerlendirme ve
nihai seçim araştırması;
(c) Malzeme, aygıt,
ürün, süreç, sistem veya hizmetler için alternatif araştırması; ve
(d) Yeni veya
geliştirilmiş malzeme, aygıt, ürün, süreç, sistem veya hizmetlerin olası
alternatiflerinin oluşturulması, tasarlanması, değerlendirilmesi ve nihai
seçimi.
Geliştirme safhası
57. Sadece ve sadece,
aşağıdaki koşulların tamamının varlığı halinde, geliştirmeden
(veya işletme bünyesinde yürütülen bir projenin geliştirme safhasından)
kaynaklanan maddi olmayan duran varlıklar muhasebeleştirilir:
(a) Maddi olmayan
duran varlığın kullanıma veya satışa hazır hale gelebilmesi için tamamlanmasının
teknik olarak mümkün olması.
(b) İşletmenin
maddi olmayan duran varlığı tamamlama ve bu varlığı kullanma veya satma
niyetinin bulunması.
(c) Maddi olmayan
duran varlığı kullanma veya satma imkanının bulunması.
(d) Maddi olmayan
duran varlığın muhtemel gelecek ekonomik faydayı nasıl sağlayacağının belirli
olması. Ayrıca, maddi olmayan duran varlığın ürününün veya kendisinin bir
piyasasının olması ya da işletme bünyesinde kullanılacak olması durumunda buna
elverişli olması.
(e) Geliştirme
safhasını tamamlamak ve maddi olmayan duran varlığı kullanmak veya satmak için
yeterli teknik, mali ve diğer kaynakların mevcut olması.
(f) Geliştirme
sürecinde maddi olmayan duran varlıkla ilgili yapılan harcamaların güvenilir bir
biçimde ölçülebilir olması.
58. İşletme içi yaratılan bir
projenin geliştirme safhasında, bazı durumlarda işletme, bir maddi olmayan duran
varlığı tespit edebilir ve ilgili varlığın gelecekte muhtemel ekonomik yararlar
yaratacağını gösterebilir. Bunun sebebi, geliştirme safhasının araştırma
safhasından daha ileri bir safha olmasıdır.
59. Geliştirme faaliyetleri ile
ilgili örnekler şunlardır:
(a) Üretim ve kullanım
öncesi prototip ve modellerin tasarımı, yapımı ve test edilmesi;
(b) Yeni teknoloji
içeren alet, model ve kalıpların tasarımı;
(c) Ticari üretim
açısından ekonomik olmayan bir ölçekteki pilot tesisin tasarlanması, inşası ve
çalıştırılması; ve
(d) Yeni veya
geliştirilmiş malzeme, aygıt, ürün, süreç, sistem veya hizmetler için karar
verilmiş bir alternatifin tasarımı, inşası ve denenmesi.
60. İşletme, bir maddi olmayan
duran varlığın gelecekteki muhtemel ekonomik yararları nasıl sağlayacağını
göstermek için, ilgili varlıktan gelecekte elde edilecek ekonomik yararları "TMS
36 Varlıklarda Değer Düşüklüğü" Standardında yer alan ilkeleri kullanarak
değerlendirir. Varlığın, sadece diğer varlıklarla beraber ekonomik yarar
getirecek olması durumunda, işletme, TMS 36’da yer alan nakit yaratan birimler
kavramını uygular.
61. Bir maddi olmayan duran
varlığın tamamlanması, kullanılması ve ilgili varlıktan fayda sağlanması için
gerekli kaynakların mevcudiyeti; örneğin, ihtiyaç duyulan teknik, finansal ve
diğer kaynaklar ile bu kaynakların işletme tarafından sağlanabileceğini belirten
bir iş planı aracılığıyla gösterilebilir. Bazı durumlarda işletme, dış
finansmanın varlığını, borç verenin planı finanse etme isteğiyle
kanıtlayabilir.
62. Bir işletmenin maliyet
sistemleri çoğu kez, telif hakları veya lisansların güvence altına alınması veya
bilgisayar yazılımlarının geliştirilmesi için yapılan maaş ve diğer harcamalarda
olduğu gibi, işletme içinde bir maddi olmayan duran varlık yaratmanın
maliyetlerini güvenilir bir şekilde ölçebilir.
63. İşletme içi yaratılan
markalar, ticari başlıklar, yayın hakları, müşteri listeleri ve benzer
nitelikteki kalemler, maddi olmayan duran varlık olarak muhasebeleştirilmez.
64. İşletme içi yaratılan
markalar, ticari başlıklar, yayın hakları, müşteri listeleri ve benzer
nitelikteki kalemlerle ilgili harcamalar, işin bir bütün olarak geliştirilmesine
ilişkin maliyetlerden ayırt edilemez. Bu nedenle, anılan kalemler maddi olmayan
duran varlık olarak muhasebeleştirilmez.
İşletme içi yaratılan maddi
olmayan duran varlık maliyeti
65. 24 üncü Paragrafa göre
işletme içi yaratılan bir maddi olmayan duran varlığın maliyeti, ilgili varlığın
21, 22 ve 57 nci Paragraflardaki muhasebeleştirilme kriterlerini ilk defa
sağladığı tarihten itibaren yapılan harcamaların toplamıdır. 71.’inci Paragraf,
daha önceki dönemlerde gider olarak muhasebeleştirilen harcamaların tekrar
muhasebeleştirilmesine izin vermez.
66. İşletme içi yaratılan maddi
olmayan duran varlığın maliyeti, yönetim tarafından amaçlanan şekilde
çalışabilmesi için ilgili varlığın yaratılması, üretilmesi ve hazırlanmasında
gerekli olan ve varlıkla doğrudan ilişkilendirilebilen maliyetlerin tümünü
içerir. Varlıkla doğrudan ilişkilendirilebilen maliyetlere ilişkin örnekler
aşağıdaki gibidir:
(a) Maddi olmayan
duran varlığın oluşturulmasında kullanılan veya tüketilen malzeme ve hizmet
maliyetleri;
(b) Maddi olmayan
duran varlığın oluşturulmasından kaynaklanan çalışanlara sağlanan faydalara
ilişkin maliyetler ("TMS 19 Çalışanlara Sağlanan Faydalar" Standardında
belirtildiği biçimde);
(c) Yasal hakkın
tesciline yönelik ödemeler; ve
(d) Maddi olmayan
duran varlığın oluşturulmasında kullanılan patent ve lisansların itfa payları.
"TMS 23 Borçlanma
Maliyetleri" Standardı, faizin, işletme içi yaratılan bir maddi olmayan duran
varlığın maliyetinin bir unsuru olarak muhasebeleştirilmesine ilişkin kriterleri
belirlemiştir.
67. Aşağıda belirtilenler
işletme içi yaratılan maddi olmayan duran varlık maliyetinin bir parçası
değildir:
(a) Varlığın kullanıma
hazır hale getirilmesi ile doğrudan ilgili olmayan satış ve yönetim giderleri
ile diğer genel giderler;
(b) Varlığın
amaçlanan performansına ulaşmasından önce meydana gelen verimsizlikler ve ilk
faaliyet zararları; ve
(c) Varlığın kullanımı
için personele verilen eğitim harcamaları.
Paragraf 65’i açıklayan örnek
Bir işletme yeni bir üretim süreci
geliştirmektedir. 20X5 yılı boyunca 1.000 PB
tutarında harcama gerçekleştirilmiş olup, bu harcamanın 900 PB’lik kısmı
1 Aralık 20X5 tarihinden önce, 100 PB’lik kısmı ise 1 Aralık 20X5 ile 31 Aralık
20X5 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. İşletme, 1 Aralık 20X5’de üretim
sürecinin maddi olmayan duran varlık olarak muhasebeleştirilme niteliğine haiz
olduğunu gösterebilmektedir. İlgili süreçteki teknik bilginin geri kazanılabilir
tutarının (söz konusu sürecin kullanıma hazır hale gelmesinden önce tamamlanması
için gereken gelecekteki nakit çıkışları dahil) 500 PB olması tahmin
edilmektedir.
20X5 yılı sonunda, üretim süreci,
100 PB tutarında bir maliyetle (muhasebeleştirilme kriterlerinin sağlandığı
tarihten, yani 1 Aralık 20X5’ten itibaren gerçekleşen harcamalar) maddi olmayan
duran varlık olarak muhasebeleştirilir. 1 Aralık 20X5’den önce gerçekleşen 900
PB tutarındaki harcama ise, 1 Aralık 20X5’e kadar muhasebeleştirilme kriterleri
sağlanmadığı için gider olarak muhasebeleştirilir. Bu harcamalar, bilançoya
yansıtılan üretim sürecine ilişkin maliyetin bir unsuru değildir.
20x6 yılı boyunca, 2.000 PB
tutarında harcama gerçekleştirilmiştir. 20x6 yılı sonunda, ilgili süreçteki
teknik bilginin geri kazanılabilir tutarının (sürecin kullanıma hazır hale
gelmesinden önce tamamlanması için gereken gelecekteki nakit çıkışları dahil)
1.900 PB olması tahmin edilmektedir.
20x6 yılı sonu itibariyle, üretim
sürecinin maliyeti 2.100 PB‘dir (20x5 yılı sonunda muhasebeleştirilen 100 PB
tutarındaki gider + 20x6 yılında muhasebeleştirilen 2.000 PB tutarındaki gider).
İlgili sürecin defter değerini (2.100 PB) geri kazanılabilir tutarına (1.900 PB)
getirmek için, işletme, 200 PB tutarında değer düşüklüğü zararı
muhasebeleştirir. Bu değer düşüklüğü zararı, takip eden dönemde, TMS 36’daki
değer düşüklüğü zararının iptaline ilişkin koşulların sağlanması durumunda iptal
edilir.
(Standartta yer verilen
aktifleştirme örneği mevcut durumda vergi mevzuatı açısından da kabul edilir
durumdadır ancak; örnekte yer verilen ve TMS 36- Varlıklarda Değer Düşüklüğü
Standardına
göre ayrılacak olan değer düşüklüğü karşılığı vergiye tabi kazancın tespitinde
kanunen kabul edilmeyen gider olacaktır. Çünkü, hali hazırda vergi mevzuatımızda
ele alınan değer düşüklükleri daha çok fiziki yıpranma, fiziki zarar görme
..v.b. durumlarda gündeme gelmektedir. Gelecekteki geri kazanılabilir tutarın
tahminine göre bir karşılık ayrılması şu anda vergi mevzuatı açısından mümkün
değildir. Kanunen kabul dilmeyen gider olarak kayıtlara alınacak bu değer
düşüklüğü ise elbette karşılık iptali olduğu, yani gelir yazıldığı yılda ise
vergiye tabi kazancın tespitinde indirim olarak dikkate alınacaktır.)
Varlık olarak
muhasebeleştirilmeyecek geçmişteki giderler
71. Başlangıçta gider olarak
muhasebeleştirilen bir maddi olmayan duran varlık ile ilgili harcamalar, daha
sonraki bir tarihte maddi olmayan duran varlık maliyetinin bir parçası olarak
muhasebeleştirilmezler.
Yararlı ömür
88. İşletme, bir maddi olmayan
duran varlığın yararlı ömrünün sınırlı mı yoksa sınırsız mı olduğunu ve eğer
sınırlı ise, bunun süresini veya kendisini oluşturan ürün veya benzeri
birimlerin sayısını değerlendirir. İlgili her türlü unsura ilişkin olarak
yapılan analiz esas alındığında, varlığın işletmeye net nakit girişi sağlaması
beklenilen süre için öngörülebilir bir sınır olmaması durumunda, işletme, maddi
olmayan duran varlığı sınırsız yararlı ömre sahip olarak değerlendirir.
90. Bir maddi olmayan duran
varlığın yararlı ömrünün belirlenmesinde, aşağıdakiler de dahil olmak üzere bir
çok unsur dikkate alınır:
a) Varlığın işletme
tarafından beklenilen kullanım süresi ve başka bir yönetim ekibi tarafından
etkin olarak kullanılıp kullanılamayacağı;
b) Varlığa özgü ürün
yaşam süresi ve aynı şekilde kullanılan benzer varlıklara ilişkin yararlı ömür
tahminlerine ilişkin kamuoyu bilgisi;
c) Teknik,
teknolojik, ticari veya diğer kullanımdan kaldırılma nedenleri;
d) Varlığın içinde
bulunduğu sektörün istikrarı ve varlıktan sağlanan ürün veya hizmetlere ilişkin
pazar talebindeki değişiklikler;
e) Rakiplerden veya
potansiyel rakiplerden beklenilen eylemler;
f)
Varlıktan beklenilen gelecekteki ekonomik
yararları sağlamak için gerekli bakım harcamalarının düzeyi ile
işletmenin bu düzeye ulaşma kapasite ve niyeti;
g) Varlık üzerindeki
kontrol süresi ve varlığın kullanımı ile ilgili, buna ilişkin kiralamaların
bitiş tarihi gibi, yasal ve benzeri sınırlamalar;
h) Varlığın yararlı
ömrünün, işletmenin sahip olduğu diğer varlıkların yararlı ömürlerine bağımlı
olup olmadığı.
91. "Belirsiz" terimi "sonsuz"
anlamına gelmez. Bir maddi olmayan duran varlığın yararlı ömrü, sadece, ilgili
varlığın yararlı ömrünün tahmin edilmesi sırasında belirlenen performans
standardını korumaya ilişkin bakım harcamalarının düzeyini ve işletmenin bu
düzeye ulaşma kapasite ve niyetini yansıtır. Bir maddi olmayan duran varlığın
yararlı ömrünün sınırsız olduğu sonucuna varılması, buna ilişkin gelecekteki
harcamaların, söz konusu varlığın ilgili performans standardını korumak için
gereken harcamalardan daha yüksek tutarda planlanmış olmasına bağlanmamalıdır.
92. Teknolojide meydana gelen
hızlı değişimler nedeniyle, bilgisayar yazılımları ve diğer birçok maddi olmayan
duran varlık teknolojik açıdan eskime tehdidi altındadır. Bu nedenle, yararlı
ömürlerinin kısa olması muhtemeldir.
93. Bir maddi olmayan duran
varlığın yararlı ömrü çok uzun, hatta sınırsız olabilir. Belirsizlik, bir maddi
olmayan duran varlığın yararlı ömrünün tahmininde ihtiyatlılık ilkesinin
uygulanmasını gerektirir; ancak gerçekçi olmayacak kadar kısa bir ömrün
seçilmesini gerektirmez.
94. Sözleşmeden doğan haklardan
veya diğer yasal haklardan kaynaklanan bir maddi olmayan duran varlığın yararlı
ömrü, sözleşmeden doğan hakların veya diğer yasal hakların geçerlilik süresini
aşmaz; ancak işletmenin varlığı kullanmayı beklediği süreye bağlı olarak daha
kısa olabilir. Sözleşmeden doğan hakların veya diğer yasal hakların yenilenmesi
mümkün sınırlı bir zaman için devralınmış olmaları durumunda, sadece, işletmenin
yenileme işlemini önemli maliyetler yüklenmeden yapacağına dair kanıt bulunduğu
takdirde, söz konusu yenileme dönemi (dönemleri) ilgili maddi olmayan duran
varlığın yararlı ömrüne dahil edilir.
95. Bir maddi olmayan duran
varlığın yararlı ömrünü etkileyen hem ekonomik hem de yasal etkenler olabilir.
Ekonomik etkenler, işletmenin gelecekteki ekonomik yararlarının süresini
belirler. Yasal etkenler ise, işletmenin söz konusu yararlara olan erişimini
sürdürebildiği süreyi sınırlayabilir. Yararlı ömür, bu etkenler tarafından
belirlenen sürelerden kısa olanıdır.
97. Sınırlı yararlı ömre sahip
bir maddi olmayan duran varlığın itfaya tabi tutarı yararlı ömrü boyunca
sistematik olarak dağıtılır.
98. Bir varlığın itfaya tabi
tutarının yararlı ömrüne sistematik olarak dağıtılması için birçok itfa yöntemi
kullanılabilir. Bu yöntemler arasında; doğrusal itfa yöntemi, azalan bakiyeler
yöntemi ve üretim birimi yöntemleri sayılabilir. Kullanılacak yöntem, varlıktan
elde edilmesi beklenilen gelecekteki ekonomik yararların tahmin edilen kullanım
şekillerine göre belirlenir ve söz konusu gelecekteki ekonomik yararların tahmin
edilen kullanım şekillerinde bir değişiklik olmadıkça, ilgili yöntem dönemden
döneme tutarlı bir şekilde uygulanır. Sınırlı yararlı ömre sahip maddi olmayan
duran varlıklar açısından, doğrusal itfa yönteminden daha düşük birikmiş itfa
payları ile sonuçlanan bir itfa yöntemini destekleyen bir kanıt nadiren bulunur.
İtfa süresi ve itfa yönteminin
gözden geçirilmesi
104. Sınırlı yararlı ömre sahip
bir maddi olmayan duran varlığın itfa süresi ve itfa yöntemi, en azından her
yıllık hesap dönemi sonunda tekrar gözden geçirilir. Varlığın beklenilen yararlı
ömrünün önceki tahminlerden farklılık göstermesi durumunda, itfa süresi buna
göre değiştirilir. Varlıktan beklenilen gelecekteki ekonomik yararların kullanım
şeklinde bir değişiklik olması durumunda, itfa yöntemi söz konusu değişikliği
yansıtmak için değiştirilir. Bu tür değişiklikler, TMS 8’e göre, muhasebe
tahminlerindeki değişiklikler adı altında muhasebeleştirilir.
105. Bir maddi olmayan duran
varlığın ömrü boyunca, kendisine ilişkin yararlı ömür tahmininin uygun olmadığı
ortaya çıkabilir. Örneğin, değer düşüklüğü zararının muhasebeleştirilmesi, itfa
süresinin değiştirilmesi gerektiğini gösterebilir.
106. Zaman içinde, işletmenin bir
maddi olmayan duran varlıktan ileride elde etmeyi beklediği ekonomik yararların
şekli değişebilir. Örneğin, azalan bakiyeler itfa yönteminin, doğrusal itfa
yönteminden daha uygun olduğu anlaşılabilir. Diğer bir örnekte ise, lisansta
sunulan hakların kullanımı iş planının diğer kısımlarındaki karara bağlanmamış
aksiyonlar nedeniyle ertelenir. Bu durumda, varlıktan beklenilen ekonomik
yararlar daha sonraki dönemlere kadar alınmayabilir.
(Görüldüğü gibi TMS
yararlı/faydalı ömür tespitini işletmeye bırakmıştır. İşletme standartta
açıklanan çeşitli yöntemlere göre veya kendisine özel yöntemlere göre yararlı
ömrü tespit edecektir. Önemli olan bu tespitin kabul edilebilir, mantıklı bir
şekilde ve süre içinde yapılmasıdır. Yine standart tespit edilen faydalı ömüre
göre varlığın itfa edilmesi gereken maliyet bedeli hakkında yöntem seçini
açısından işletmeleri özgür bırakmış, hatta ilerleyen yıllarda meydana gelecek
bir takım değişikliklere göre faydalı ömrün veya itfa yönteminin
değiştirilmesine izin vermiş ve bu konuda tüm insiyatifi (ispatlanabilir olması
şartıyla) işletmeye bırakmıştır.
Bilindiği gibi, mevcut
vergi uygulamamızda ise bu şekilde bir serbest söz konusu değildir. Örneğin;
vergi mevzuatımıza göre gaydalı ömür ve amortisman oranları Maliye tarafından
tespit edilmektedir. Bu kapsamda 333 numaralı VUK Genel Tebliğinde (57) numaralı
satırda Araştırma ve Geliştirme giderlerinin faydalı ömrü beş yıl, amortisman
oranı da %20 olarak tespit edilmiştir. Ancak yine aynı tebliğe göre; listelerde
bulunmayan iktisadi kıymetlerin amortisman oranları ile işletmeye göre özellik
gösteren durumlarda işletmeler faydalı ömür tespiti için Maliye İdaresine
başvuracaklardır. Yine ayrı bir örnek; vergi mevzuatımıza göre amortisman
yöntemleri “normal” ve “azalan bakiyeler” yöntemleridir. Normal amortisman
yöntemine başlandıktan sonra azalan bakiyelere yöntemine dönülmesi mümkün
değildir. Yine vergi mevzuatımıza göre tespit edilen faydalı ömüre göre
ayrılmayan veya eksik ayrılan bir amortisman gelecek hesap dönemlerinde gider
olarak kabule dilmez.)
Görüldüğü gibi gerek eski TMS-15-
Araştırma Geliştirme Maliyetleri Standardı ile gerekse mevcut yeni TMS-38 Maddi
Olmayan Duran Varlıklar Standardı temelde yanı düzenlemelere yer vermektedir.
Özetle; araştırma ve geliştirme harcamalarından ekonomik fayda sağlanacağı
umuluyor ve bu fayda ölçülebiliyor ise aktifleştirilir, aksi halde gider
yazılır. Gelecekteki fayda ölçülemiyor ve belirsizlik yüksekse bu tür
harcamalar gider yazılmalıdır. Yapılan harcamanın ne kadarının hangi dönemde
fayda sağladığının ölçülmesi genelde zor olmaktadır. Eğer fayda ile harcama
arasında ilişki kurulamıyorsa bu tip harcamalar gider olarak yazılır. Bu tür
harcamaların varlık olarak tanımlanabilmeleri için güvenilir şekilde ölçülebilir
olmaları gerekmektedir. Ölçülebilirlik kriterlerinin kaynağı, ekonomik
faydanın tanımlanabilmesi, tarafsız olarak ölçülebilmesi ve geri
kazanılabilmesidir. Bu niteliklere sahipse varlık olarak kabul edilir, aksi
takdirde gider yazılması gerekir. Araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde
belirsizlik söz konusu ise, bu tür harcamalar gelecek dönemlere taşınmaz ve o
dönemin gideri olarak yazılır.
Eğer yapılan harcamanın gelecekte
ekonomik fayda sağlayacağı tahmin ediliyorsa aktifleştirilecek ve “fayda
sağlanacak” dönemlerle ilişkilendirilerek, amortisman yolu ile gidere
dönüştürülecektir.
3- ULUSLARARASI MUHASEBE STANDARTLARI AÇISINDAN
KONUNUN GENEL OLARAK İNCELENMESİ
Uluslar arası muhasebe standartları
içinde ARGE harcamalarının muhasebeleştirilmesine ve mali tablolarda ne şekilde
gösterileceğine dair özel bir düzenleme yapılmamıştır. Ancak, 38 numaralı
standart, “Maddi Olmayan Duran Varlıklar” içinde yer alan hükümler konumuz
açısından faydalıdır. Söz konusu standartta yer alan düzenlemeler, yukarıda yer
verdiğimiz TMS’ları ile mutabıktır.
Söz konusu düzenleme aşağıdaki
gibidir.
İşletme bünyesinde oluşturulan bir
maddi olmayan duran varlığın finansal tablolara alınma şartlarını taşıyıp
taşımadığını değerlendirmede varlığın oluşturulma süreci, araştırma safhası ve
geliştirme safhası olarak ikiye ayrılır.
Araştırma safhasında (ya da
işletme tarafından yürütülen bir projenin araştırma safhasında), herhangi bir
maddi olmayan duran varlık aktifleştirilerek finansal tablolara alınmaz.
Yapılan araştırmaya ilişkin harcamalar (veya işletme bünyesinde yürütülen
bir projenin araştırma safhasında yapılan harcamalar) gerçekleştiği anda
gider olarak kaydedilmelidir.
Aşağıdaki koşulların tümünün
varlığı halinde, geliştirmeden (ya da işletme bünyesinde yürütülen bir
projenin geliştirme safhasından) kaynaklanan maddi olmayan duran varlıklar
aktifleştirilerek finansal tablolara alınır:
a) Maddi olmayan duran varlığın
kullanıma veya satışa hazır hale gelebilmesinin teknik olarak mümkün olması,
b) İşletmenin maddi olmayan duran
varlığı, tamamlama ve kullanma veya satma niyetinin bulunması
c) Maddi olmayan varlığı kullanma
veya satma imkanının olması
d) Maddi olmayan varlığın muhtemel
ekonomik faydayı nasıl oluşturacağının belirli olması
e) Geliştirme safhasını tamamlamak
ve maddi olmayan varlığı kullanmak ya da satmak için yeterli teknik, finansal ve
diğer kaynakların mevcut olması,
f) Geliştirme sürecinde maddi
olmayan varlıkla ilgili yapılan harcamaların güvenilir bir biçimde ölçülebilir
olması.
İşletme bünyesinde oluşturulan
markalar, müşteri listeleri ve bu nitelikte benzer kalemler aktifleştirilmez ve
maddi olmayan varlık olarak finansal tablolara alınamaz.
Gerçekleştiği anda gider olarak
kaydedilecek olan harcamalara; eğitim faaliyetlerine ilişkin harcamalar, reklam
ve promosyon faaliyetlerine ilişkin harcamalar, bir işletmenin kısmen ya da
tamamen yeniden organizasyonu ve yeniden yerleşimine ilişkin harcamalar örnek
verilebilir.
İşletme tarafından önceki dönem
yıllık veya ara dönem finansal tablolarında gider olarak kaydedilen maddi
olmayan bir duran varlığa ilişkin harcamalar, daha ileriki bir tarihte, maddi
olmayan bir varlığın maliyetinin bir parçası olarak kaydedilemez.
Maddi olmayan duran varlıklara
ilişkin sonradan yapılan harcamalar, bu barlıklardan elde edilecek faydanın
artması ve harcama tutarının güvenilir bir biçimde ölçülebilir olması ve yapılan
harcamanın ilgili varlık ile ilişkilendirilebilmesi durumunda
aktifleştirilebilir ve yapılan harcamalar maddi olmayan varlığın maliyetine
dahil edilir. Aksi durumda ise, harcamalar gerçekleştiğinde gider olarak
kaydedilmelidir.
4- 5520 SAYILI YENİ KURUMLAR VERGİSİ KANUNUNUN (1)
SERİ NO’LU KURUMLAR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ AÇISINDAN KONUNUN İNCELENMESİ
Konumuz açısından tebliğin (10.2)
numaralı kısmı ele alınacaktır. Tebliğin bu kısmında aşağıdaki bilgiler yer
almaktadır.
10.2. Ar-Ge indirimi
Mükelleflerin, işletmeleri
bünyesinde gerçekleştirdikleri münhasıran yeni teknoloji ve bilgi arayışına
yönelik araştırma ve geliştirme faaliyetleri çerçevesinde işletme bünyesinde
yapmış oldukları harcamaların %40’ı kurum kazancının tespitinde indirim olarak
dikkate alınabilecektir.
Araştırma ve geliştirme (Ar-Ge)
faaliyeti, bilim ve teknolojinin gelişmesini sağlayacak yeni bilgileri elde
etmek veya mevcut bilgilerle yeni malzeme, ürün ve araçlar üretmek, yazılım
üretimi dahil olmak üzere yeni sistem, süreç ve hizmetler oluşturmak veya mevcut
olanları geliştirmek amacıyla yapılan düzenli çalışmaları ifade etmektedir.
Bir faaliyetin Ar-Ge faaliyeti olup
olmadığı hususu Tebliğin bu bölümünde yer alan esaslara göre belirlenecektir.
10.2.1. Tanımlar
Ar-Ge Harcamaları: Tebliğin
“10.2.2. Ar-Ge faaliyetleri” bölümünde belirtilen faaliyetlerle ilgili olarak
yapılan ve aktifleştirilerek amortisman yoluyla itfa edilen veya doğrudan
gider kaydedilen harcamalar, Ar-Ge harcamalarıdır.
Ar-Ge İndirimi: Ar-Ge
harcamaları üzerinden %40 oranında hesaplanarak kurum kazancından indirilecek
tutar, Ar-Ge indirimidir.
Ar-Ge Projesi: Amacı, kapsamı
(genel ve teknik tanımı), süresi, bütçesi, özel şartları, diğer kurum, kuruluş,
gerçek ve tüzel kişilerce sağlanacak ayni ve/veya nakdi destek tutarları,
sonuçta doğacak ihtira haklarının paylaşım esasları belirlenmiş ve Ar-Ge
faaliyetlerinin her safhasını belirleyecek mahiyette ve bilimsel esaslar
çerçevesinde hazırlanan proje, Ar-Ge projesidir.
Teknoloji: Teknik üretme ve
bu tekniğin uygulanması ile ilgili gerekli alet, makine ve malzemeleri
geliştirebilme bilgisidir.
Yenilik: Bir fikrin;
pazarlanabilir hale veya bir mal/hizmet üretiminde kullanılan yeni veya
geliştirilmiş bir yöntem haline dönüştürülmesidir. Bu açıdan teknolojik yenilik
yapma süreci, bir dizi bilimsel, teknolojik, mali ve ticari etkinliği içerir.
Şekil, renk ve dekorasyondaki
değişiklikler gibi bütünüyle görsel ve estetik değişiklikler ile ürünün yapı,
nitelik ve performansını teknik açıdan değiştirmeyen, küçük tasarım ve görünüm
farklarından ibaret basit değişiklikler yenilik sayılmaz.
Üründe Yenilik: Teknolojik
açıdan yeni ürün, önceki ürün kuşağıyla karşılaştırıldığında malzemesi,
parçaları ve yerine getirdiği işlevler açısından, öze ilişkin, teknolojik
farklar gösteren bir ürünü ifade eder.