. Güne MuhasebeTR ile başlayın. MuhasebeTR'yi Ana Sayfanız Yapmak İçin TIKLAYIN                                                                                             Site'yi Tavsiye Et | Sık Kullanılanlara Ekle | İletişim    


Ahmet GÜNDÜZ

İsteğe Bağlı Sigortalılıkta Son Durum (06.10.2008)




  YENİLER
       100.000 'i Aşkın Üye Sayısı İle Türkiye'nin 1 NUMARALI Muhasebe ve Mali Mevzuat Sitesi


  Site İçi Arama
 

PRATİK MENÜ

 




Ali ÖZBEK
Vergi Avukatı Olmak İstermisiniz?
(18.09.2008)
Ahmet FIRAT, Kemal TATAR
Özürlü Sigortalıların İstihdamına İlişkin Teşvikler ve Muhasebe Kayıtları
(16.09.2008)
Sinan ARSLAN
İşverenler İçin Personel Maliyetini Azaltan Yasal Düzenlemeler
(12.09.2008)
Altar ÇALIŞANELLER
Yurtdışı Fuar Teşviklerinin Vergi Mevzuatı Açısından İncelenmesi ve Muhasebeleştirilmesi
(03.09.2008)
Mustafa SAKAL,
Mustafa ALPASLAN

Vergide Tahsil Zamanaşımı Yönünden Bir Yargı Kararının Analizi

(01.09.2008)
Süleyman UYAR
Yeni Meslek Yasası'nın Getirdikleri

(29.08.2008)
Ahmet KUTSAL, Özkan BASAT
Sözleşmeli Avukat Bulundurma
(28.08.2008)
Cevdet AKÇAKOCA
Kira Bedelinin Ödenmesi ve Faturalarda Yabancı Paranın Gösterilmesi Konusunda Bir İnceleme
(28.08.2008)
Ufuk ÖZDEMİR
Cebren Tahsil Edilen Kefalet Borçları ve Muhasebesi

(25.08.2008)
Mustafa ALPASLAN,
Akın Gencer ŞENTÜRK

Yasal Süresinden Sonra Dijital Ortamda Vergi Dairesine Yollanması Gerekli Olan Beyannamelerde Hem Usulsuzlük ve Hem De Özel Usulsüzlük Cezası Kesilmesi Hukuka Uyarlı Mıdır? Bunu Tartışmaya Açıyoruz
(15.08.2008)
Abubekir TAŞYÜREK
İl Özel İdarelerine Ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Konusunda Yapılan Yeni Yasal Düzenlemeler
(13.08.2008)
Mahir GENCER
Geçici Vergi Beyannamesi İle Verilecek Ek-2 Formu Hakkında Kısa Hatırlatmalar
(12.08.2008)
Özkan CENGİZ
2007 Yılı Bitti Mi?

(08.08.2008)
Koray ATEŞ
Geçici Vergi Dönemlerinde En Çok Yapılan Hatalar ve Uygulamalı Çözüm Yolları
 (07.08.2008)
Eda Esra ATUN
İşitme Cihazlarında Haksız KDV Uygulaması

(29.07.2008)


  YAZARLARIMIZ
Güray ÖĞREDİK
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
www.MuhasebeTR.com Site Başyazarı
gogredik@mazarsdenge.com.tr






AR-GE HARCAMALARININ GİDER VEYA MALİYET OLARAK MUHASEBELEŞTİRİLECEĞİ DÖNEM

Tarih: 31.05.2007

1- GENEL OLARAK VERGİ VE SERMAYE PİYASASI MEVZUATI AÇISINDAN KONUNUN İNCELENMESİ

 

Araştırma ve geliştirme giderleri yeni bir ürün veya ileri teknoloji geliştirmek için yapılan araştırma giderleri ile araştırma bulgularının yeni ürünler, varlıklar, üretim yöntemleri, sistemler veya hizmetler için projeye dönüştürülmesinde katlanılan geliştirme giderlerinden oluşur.  

Araştırma ve geliştirme giderlerinden hangilerinin aktifleştirileceğinin bu tür giderlerin niteliği ve yapılan giderlerin amacına uygun sonuç verip vermeyeceği göz önüne alınarak karar verilmelidir. Bu konuyla ilgili olarak SPK Tebliğinde de benimsenmiş olan aşağıdaki unsurların varlığına göre karar verilmesi önerilebilir. (Seri XI, No 1 Tebliğ, Md. 35)  

-         Açıkça tanımlanabilen bir proje veya ürünün bulunması ve bu ürün veya projeye ilişkin maliyetlerin ayrıca belirlenebilmesi, 

-         Kuruluş yöneticilerinin ürünü imal etme, pazarlama veya kullanma konusunda karar vermiş olmaları 

-         Ürün veya projenin gerçekleştirilebilir olması, 

-         Yeni ürün veya hizmetin pazarlama veya işletme için yararlı olma imkanının bulunması, 

-         Projeyi tamamlamak için yeterli kaynak bulunması. 

Görüleceği üzere SPK Mevzuatına göre yeni bir ürün imali amacıyla yapılan araştırma geliştirme harcamalarının aktifleştirilmesi gerekmektedir.  

Araştırma geliştirme giderlerinin aktifleştirilmesi ve itfasıyla ilgili olarak VUK’da doğrudan bir belirleme yapılmamıştır. Uygulamada bu giderler kuruluş ve örgütlenme giderleri kapsamında yorumlanarak aktifleştirilmekte ve beş yılda eşit miktarlarda itfa edilmektedir. Bu bağlamda aktifleştirme işlemi sadece kurumlar vergisi mükellefleri için mümkün bulunmaktadır. Ayrıca, vergi mevzuatı açısından kuruluş örgütlenme giderlerinin aktifleştirilmesi yada doğrudan gider yazılması konusunda mükelleflere seçimlik hak tanınmıştır.[1]

Tekdüzen Muhasebe Hesap Planına göre ARGE giderleri yapıldığı dönemde gider kaydedilir. Ancak, yapılan harcamalardan gelecek dönemlerde fayda elde edileceği bekleniyorsa bu tür ARGE giderlerinin aktifleştirilmesi gerekir. [2] 

Gerek GVK’nda, gerekse KVK’nda araştırma ve geliştirme harcamalarının gider yazılmasına ilişkin özel bir düzenleme yoktur. Bu nedenle söz konusu harcamaların gider niteliği genel esaslara göre belirlenecektir.  

Araştırma ve geliştirme harcamaları sonucunda amortismana tabi bir iktisadi kıymetin temin edilmesi durumunda söz konusu harcamanın gider yazılması amortisman ayırma şeklinde olacaktır.  

Yapılan harcama sonucunda bir iktisadi kıymetin elde edilmesi halinde uygulamanın ne şekilde yapılacağı açık olmakla birlikte herhangi bir iktisadi kıymetin elde edilmemesi durumunda  yapılan harcamaların hangi dönemin gideri olacağı hususunda duraksamalar olabilecektir. Nitekim uygulamada “araştırma giderlerinin işletmelerin katlandıkları dönemde gider yazılması, geliştirme giderlerinin ise vergi mevzuatında yer alan genel hükümler ve dönemsellik ilkesi çerçevesinde değerlendirilmesinin uygun olacağı”  şeklinde görüş ortaya çıkmıştır. [3]  Söz konusu görüşe katılmakla birlikte bu çözüm yönteminin uygulamada bazı duraksamalar yaratacağını düşünenlerde vardır. “Yapılan bir araştırma ve geliştirme giderinin etkisi işletmenin bu harcamalardan sonraki bütün dönemlerini de kapsayabilir. Ancak, bu nitelikteki giderlerde dönemsellik ilkesinin uygulanması pratikte zordur. Bu nedenle yapılan harcamaların,yapıldıkları dönemde indirim konusu yapılması uygun olacaktır.” [4] 

Mevcut vergi kanunlarımızda araştırma ve geliştirme giderlerinin dönem kazancının tespitinde nasıl ve hangi dönemde dikkate alınacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle mevcut genel düzenlemeler çerçevesinde düşünülmesi gerekmektedir.  

Kurumlar vergisi kanunu 6. maddesinde kurumlar vergisinin safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde Gelir vergisi kanunu’nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.  

Öte yandan Vergi usul kanunu’nun 269-289. maddelerinde iktisadi işletmelere dahil kıymetlerin değerleme esasları belirtilmiş, 313-321. maddelerinde ise işletmelere dahil kıymetlerin amortismanı ile ilgili belirlemeler yapılmıştır.  

Bu maddelere göre araştırma ve geliştirme faaliyetleri için yapılan harcamalar karşılığında amortismana tabi bir iktisadi kıymet iktisap elde edilmesi halinde, bu harcamanın amortisman yoluyla kazancın tespitinde dikkate alınması gerekmektedir.  

Araştırma ve geliştirme faaliyetleri için yapılan harcamalar karşılığında amortismana tabi bir iktisadi kıymet iktisap elde edilmemesi halinde, Kurumlar vergisi kanunu’nun 6., Vergi usul kanunu’nun 283 ve 287. maddeleri hükümleri dikkate alınarak, gider ilgili olduğu dönemde kazancın tespitinde dikkate alınmak zorundadır. Bu maddeler de vergilemede dönemsellik ilkesini belirleyen hükümler içermektedir.  

Bu açıklamalar çerçevesinde araştırma giderlerinin işletmelerin katlandıkları dönemde gider yazılması, geliştirme giderlerinin ise vergi mevzuatında yer alan genel hükümler ve dönemsellik ilkesi çerçevesinde değerlendirilmesi uygun olacaktır. [5] 

Tekdüzen Hesap Planında maddi olmayan duran varlıklar hesap grubunda yer alan araştırma ve geliştirme giderleri hesabı; “Araştırma ve geliştirme giderleri yeni bir ürün veya ileri bir teknoloji geliştirmek için yapılan araştırma giderleri ile araştırma sonuçlarının yeni ürünler, varlıklar, üretim yöntemleri, sistemler veya hizmetler için projeye dönüştürülmesinde katlanılan geliştirme giderlerinden oluşur. Bu giderlerin aktifleştirilmesi zorunlu değildir”. [6]  Araştırma geliştirme harcamalarının yapıldıkları dönemde gider olarak dikkate alınması hem pratiktir ve hem de bu harcamaların aktifleştirilmesi zorunlu değildir. [7]
 

2- TÜRKİYE MUHASEBE STANDARTLARI (TMS) AÇISINDAN KONUNUN İNCELENMESİ  

2.1- Eski TMS (15) Araştırma ve Geliştirme Maliyetleri Standardı ile eski taslak halinde TMS (18) Maddi Olmayan Duran Varlıklar Standartları Açısından  

TMUDESK’in yayımladığı  ancak daha sonra kaldırılan ve şu anda TMS-38 : Maddi Olmayan Duran Varlıklara İlişkin Türkiye Muhasebe Standartları[8]  içinde tekrar ele alınan, eski (15) numaralı Türkiye Muhasebe Standardı “Araştırma ve Geliştirme Maliyetleri Standardı ”nda [9] “Araştrma” ve “Geliştirme” kavramları şu şekilde tanımlanmıştır.  

Araştırma: Yeni bilimsel veya teknik bilgi ve anlayış kazanmak umuduyla girişilen özgün ve planlı inceleme ve arayış çabasıdır. [10] 

Geliştirme: Araştırma bulgularının veya diğer bulunan bilgilerin; yeni, varolup iyileştirilmiş veya daha sonra ek gelişmelere konu olmuş maddeler,  araçlar, ürünler, hizmetler, işlemler, sistemler, yöntemler veya teknikler için, ticari üretime geçmeden veya kullanmadan önce bir plana ve tasarıma dönüştürülmesidir.  

Araştırma ve geliştirme harcamaları ile ilgili olarak TMS (Türkiye Muhasebe Standartları) ve UMS’de (Uluslar arası Muhasebe Standartları)  bazı düzenlemeler yapılmıştır.[11] Araştırma ve geliştirme harcamalarından ekonomik fayda sağlanacağı umuluyor ve bu fayda ölçülebiliyor ise aktifleştirilir, aksi halde gider yazılır. Gelecekteki fayda ölçülemiyor ve belirsizlik yüksekse bu tür harcamalar gider yazılmalıdır. Yapılan harcamanın ne kadarının hangi dönemde fayda sağladığının ölçülmesi genelde zor olmaktadır. Eğer fayda ile harcama arasında ilişki kurulamıyorsa bu tip harcamalar gider olarak yazılır.  Bu tür harcamaların varlık olarak tanımlanabilmeleri için güvenilir şekilde ölçülebilir olmaları gerekmektedir. Ölçülebilirlik kriterlerinin kaynağı, ekonomik faydanın tanımlanabilmesi, tarafsız olarak ölçülebilmesi ve geri kazanılabilmesidir. Bu niteliklere sahipse varlık olarak kabul edilir, aksi takdirde gider yazılması gerekir. Araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde belirsizlik söz konusu ise, bu tür harcamalar gelecek dönemlere taşınmaz ve o dönemin gideri olarak yazılır.  

Eğer yapılan harcamanın gelecekte ekonomik fayda sağlayacağı tahmin ediliyorsa aktifleştirilecek ve “fayda sağlanacak” dönemlerle ilişkilendirilerek, amortisman yolu ile gidere dönüştürülecektir.  

Bu durum eski (15) numaralı TMS’nın 12. maddesinde açıkça belirtilmiştir. Madde 12: “ARGE maliyetlerinin yapıldıkları dönemde gider olarak muhasebeleştirilmesi temel ilkedir. Ancak geliştirme maliyetlerinden gelecek dönemlerde ekonomik yararlar elde edilmesi bekleniyorsa bu maliyetler aktifleştirilebilir.”  

Yine aynı standardın 13. maddesine göre de; “Araştırma maliyetleri oluştuğu dönemde gider olarak muhasebeleştirilmeli ve izleyen dönemlerde aktifleştirilmemelidir.”  

Standardın 14. maddesi ise geliştirme maliyetlerinin oluştuğu dönemde gider olarak muhasebeleştirilmesi gerektiğini ancak aşağıda belirtilen unsurların oluşması halinde geliştirme maliyetlerinin aktifleştirileceğini açıklamıştır.  

a)      Proje veya ürün tanımlanmış ve proje ve  ürünle ilgili giderler gerçeğe uygun olarak ölçülebildiği durumlarda,

b)      Proje veya ürünün teknik bakımdan yapılabilirliğinin mümkün olduğu durumlarda,

c)      İşletmenin proje veya ürünle üretim yapmayı ve hedeflendiği piyasada pazarlamayı amaçladığı veya işletme içi faaliyetlerde kullanmayı düşündüğü durumlarda

d)      Geliştirilen ürün için pazarın bulunduğu veya işletme içi faaliyetlerde kullanılmasının yararlı olduğu durumlarda,

e)      Proje ve ürünü tamamlamak için yeterli kaynakların varolduğu veya sağlanabildiği durumlarda. 

Bir projenin aktifleştirilen geliştirme maliyetleri; o projeyle ilgili gelecekte beklenen gelirlerden projeye ilişkin üretim, pazarlama, satış ve dağıtım giderleri düşüldükten sonra geriye kalan tutardan daha fazla olmaz. Ayrıca geliştirme maliyetlerinin yapıldığı proje ve üründen artık hiçbir gelir sağlanamayacağı belirlendiği dönemden geriye kalan geliştirme maliyetlerinin tamamı aktifleştirme süresinin sonunu beklemeden dönem gideri olarak muhasebeleştirilir.   

Görüldüğü gibi araştırma maliyetleri hiçbir şekilde aktifleştirilmeyecek ve gider yazılacaktır ancak; geliştirme maliyetleri belirli şartlar altında aktifleştirilecektir. Bu durumda araştırma ve geliştirme kavramlarının ayrımı ve tespiti çok önemlidir. Standardın 6. ve 7.  maddeleri buna yöneliktir.  

Madde 6- 

ARGE faaliyetlerinin birbirinden ayırt edilmesi, yapılan faaliyetin türüne, faaliyetin nasıl örgütlendiğine ve yürütülen projenin niteliğine göre belirlenir. Araştırma ile geliştirme faaliyetlerinin belirlenmesinde yardımcı olacak örnekler aşağıda verilmektedir: 

Araştırma faaliyetlerini içeren örnekler; 

a) Yeni bilgi edinme amacına yönelik faaliyetler,

b) Araştırma bulgularının uygulanmasına yönelik faaliyetler,

c) Ürün ya da üretim süreci ile ilgili seçeneklerin araştırılması,

d) Yeni ürün tasarımı ya da varolan ürünü veya üretim yöntemlerini geliştirme seçeneklerinin araştırılması, 

Geliştirme faaliyetlerini içeren örnekler;  

a)Varolan ürün ve üretim yöntemlerini geliştirme faaliyetleri,

b)Yeni ürün modellerinin tasarımı, imal edilmesi ile deneme üretimlerinin yapılması,

c)Yeni teknoloji ile ilgili alet, edevat ve kalıpların tasarımlarının araştırılması,

d) Ticari üretim yapma amacı olmayan bir fabrikanın tasarımı, yapımı ve faaliyete geçirilmesi. 

Madde 7- 

Aşağıdaki faaliyetler ARGE faaliyetleriyle çok yakın ilgili olmasına karşın bunlar ARGE faaliyetleri kapsamında yer almaz: 

a) Satışa yönelik olarak yeni ürün veya yeni modelle ilgili ilk üretime geçişteki mühendislik maliyetleri

b)    Kalite kontrol maliyetleri

c)    Üretim sırasında oluşan bakım onarım faaliyeti maliyetleri

d)   Varolan ürünlerin kalitesini geliştirmek için yapılan olağan faaliyetlere ilişkin

maliyetler

e)    Özel siparişlerle ilgili olarak yapılan faaliyet maliyetleri

f)   Varolan ürünlere ilişkin mevsimsel veya diğer dönemsel tasarım değişikliği  maliyetleri

g)    Alet, edevat ve kalıpların tasarımına ilişkin olağan maliyetler. 

Eski TMS 18, “Maddi Olmayan Duran Varlıklar” standardında da [12] yapılan açıklamalar yine eski (15) numaralı standardı teyit etmektedir. Her ne kadar eski (18) numaralı  standart taslağının 1. maddesinde, “Bu kısmın amacı, diğer kısımların kapsamına dahil edilmeyen maddi olmayan duran varlıkların mali tablolara yansıtılma esaslarını belirlemektedir.” ifadesi yer almakta olsa da özellikle 14, 15 ve 16. maddeleri ARGE harcamalarının gider olarak kaydı yönünden fikir vermesi ve yorumlamada yardımcı olacak niteliktedirler.  Madde metinleri aşağıdaki gibidir.
 

İşletme bünyesinde oluşturulan maddi olmayan varlıklar

Madde 14.  İşletme bünyesinde oluşturulan maddi olmayan varlığın mali tablolara alınma kriterlerini taşıyıp taşımadığı hususunun belirlenmesinde, bu Kısımdaki genel şartlar yanında, gelecekte ekonomik fayda üretmesi muhtemel tanımlanabilir bir varlık olup olmadığı, varsa bunun ne zaman ortaya çıktığı ve varlığın maliyetinin güvenilir bir biçimde belirlenmesi kapsamında, giderlerin diğer günlük faaliyetlerle ilgili olanlardan ayrıştırılabilir olup olmadığı hususları, [13] işletme bünyesinde oluşturulan maddi olmayan varlıklara ilişkin hükümler çerçevesinde değerlendirilir.  

İşletme bünyesinde oluşturulan bir maddi olmayan varlığın mali tablolara alınma şartlarını taşıyıp taşımadığını değerlendirmede varlığın oluşturulma süreci,  araştırma safhası ve geliştirme safhası olarak ikiye ayrılır. Araştırma safhasının geliştirme safhasından ayrılamadığı durumlarda, söz konusu projeye ilişkin harcamalar sadece araştırma safhasında yapılmış gibi dikkate alınır.
 

Araştırma safhası

Madde 15.  Araştırma safhasında (veya işletme bünyesinde yürütülen bir projenin araştırma safhasında) herhangi bir maddi olmayan varlık mali tablolara alınmaz. Araştırma safhasında, maddi olmayan varlığın, gelecekte ekonomik fayda sağlayıp sağlayamayacağının belirlenmesi mümkün olmadığından, yapılan araştırmaya ilişkin harcamalar (veya işletme bünyesinde yürütülen bir projenin araştırma safhasında yapılan harcamalar) gerçekleştiği anda gider olarak mali tablolara alınır.  

Araştırma safhasında yürütülen faaliyetlere ilişkin örneklere aşağıda yer verilmektedir; 

a)         Yeni bir bilgi elde edilmesini amaçlayan faaliyetler,

b)        Araştırma bulguları ve diğer bilgilerin uygulanmasına yönelik olarak değerlendirilmesi ve nihai seçimi,

c)         Alet, edevat, ürün, süreç, sistem ve hizmetlerin alternatiflerinin araştırılması,

d)        Yeni veya geliştirilmiş alet, edevat, ürün, süreç, sistem ve hizmetlerin olası alternatiflerinin tasarlanması, değerlendirilmesi ve nihai seçimi. 

Görüleceği üzere bu örnekler TMS 15’in yukarıda yer alan 6. maddesi ile de mutabıktır.
 

Geliştirme safhası

Madde 16.  Aşağıdaki koşulların tamamının varlığı halinde, geliştirmeden (veya işletme bünyesinde yürütülen bir projenin geliştirme safhasından) kaynaklanan maddi olmayan varlıklar mali tablolara alınır; 

a)         Maddi olmayan varlığın kullanıma veya satışa hazır hale gelebilmesinin teknik olarak mümkün olması,

b)        İşletmenin maddi olmayan varlığı tamamlama ve bu varlığı kullanma veya satma niyetinin bulunması,

c)         Maddi olmayan varlığı kullanma veya satma imkanının bulunması,

d)        Maddi olmayan varlığın muhtemel ekonomik faydayı nasıl oluşturacağının belirli olması, ayrıca, maddi olmayan varlığın çıktısının veya maddi olmayan varlığın kendisinin bir piyasasının olması veya işletme bünyesinde kullanılacaksa maddi olmayan varlığın kullanılabilir olması,  

e)         Geliştirme safhasını tamamlamak ve maddi olmayan varlığı kullanmak veya satmak için yeterli teknik, mali ve diğer kaynakların mevcut olması; ve,

f)          Geliştirme sürecinde maddi olmayan varlıkla ilgili yapılan harcamaların güvenilir bir biçimde ölçülebilir olması.  

Geliştirme safhasında yapılan faaliyetlere ilişkin örneklere aşağıda yer verilmektedir.  

a)         Modellerin üretim veya kullanım öncesinde tasarımı, yapımı ve test edilmesi;

b)        Yeni teknoloji içeren alet, kalıp ve edevatların tasarımı,

c)         Ticari üretim açısından ekonomik olmayan bir ölçekte bir pilot tesisin tasarlanması, inşası ve çalıştırılması; ve,

d)        Yeni veya geliştirilmiş alet, edevat, ürün, süreç, sistem ve hizmetlere ilişkin seçilen alternatiflerin tasarımı, inşası ve test edilmesi. [14] 

Bir maddi olmayan duran varlığın gelecekte sağlaması muhtemel olan ekonomik faydalarının belirlenebilmesi için “Varlıklarda Değer Düşüklüğü” Kısmında yer alan hükümler kullanılmalıdır.  

Bir maddi olmayan varlığı tamamlamak, kullanmak ve bundan fayda elde etmek için yeterli kaynağın mevcudiyeti, ihtiyaç duyulan teknik, mali ve diğer kaynaklar ile bu kaynakların işletme tarafından sağlanabileceğini açıklayan bir iş planı ile gösterilebilir. Bir işletmenin maliyet sisteminin bu şekilde oluşturulan maddi olmayan varlığın maliyetini güvenilir bir biçimde tespit edecek şekilde oluşturulması gereklidir. 

İşletme bünyesinde oluşturulan markalar, yayın isimleri, müşteri listeleri ve bu nitelikteki benzer unsurlar işletmenin bir bütün olarak geliştirilme maliyetlerinden ayrılamayacağından maddi olmayan varlık olarak mali tablolara alınmaz.
 

2.2- TMS (38) Maddi Olmayan Duran Varlıklara İlişkin Türkiye Muhasebe Standardı Hakkında Tebliğ Sıra No:26 [15] 

Hali hazırda yayımlanmış ve geçerli olan bu standardın ilgili maddeleri aşağıda incelenecektir.  

Standardın 5. maddesine göre; “Bu Standart, diğer konuların yanı sıra, reklam, eğitim, ilk tesis, araştırma ve geliştirme faaliyetleri için yapılan harcamalara uygulanır. Araştırma ve geliştirme faaliyetleri bilginin geliştirilmesine yöneliktir. Bu nedenle, bu faaliyetler fiziksel bir varlıkla sonuçlansa dahi (prototip gibi), varlığın fiziksel unsuru; içindeki bilgi gibi maddi olmayan unsuruna göre, ikincil bir durumdadır.”

Standardın tanımlamalara yer verdiği 8. maddesinde “araştırma” ve “geliştirme” kavramları aşağıdaki şekilde tanımlanmıştır.  

Araştırma: Yeni bir bilimsel ya da teknik bir bilgi ve anlayış kazanma amacıyla üstlenilen özgün ve planlı incelemedir. 

Geliştirme: Ticari üretim ya da kullanıma başlamadan önce, yeni veya önemli ölçüde geliştirilmiş malzeme, aygıt, ürün, süreç, sistem ya da hizmetlerin üretim planı veya tasarımında araştırma sonuçları ya da diğer bilgilerin uygulanmasıdır. 

Standardın 21. maddesine göre; Bir maddi olmayan duran varlık sadece ve sadece:  

            (a)        Varlıkla ilişkilendirilen beklenilen gelecekteki ekonomik yararların işletme için gerçekleşmesinin muhtemel olması; ve 

            (b)       Varlığın maliyetinin güvenilir bir şekilde ölçülebilmesi durumunda,

                        muhasebeleştirilir. 

Bir işletme, beklenilen gelecekteki ekonomik yararların gerçekleşme olasılığını; ilgili varlığın yararlı ömrü boyunca mevcut olacak ekonomik koşullarla ilgili yönetimin en iyi tahminini yansıtan makul ve desteklenebilir varsayımları kullanmak suretiyle değerlendirir. Bir işletme, varlığın kullanımıyla ilişkilendirilebilen gelecekteki ekonomik faydaların kesinlik derecesini, harici kanıtlara daha fazla ağırlık vermek suretiyle, ilk muhasebeleştirme tarihinde mevcut olan kanıtları esas alarak yargıda bulunmak suretiyle değerlendirir. (Madde 22 ve 23)  

AR-GE harcamalarının kapsamı ve muhasebeleştirilmesi ise esas olarak standardın 51 ilâ 106. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bu maddeler temel olarak “İşletme İçi Yaratılan Maddi Olmayan Duran Varlıklar” başlığı altında ele alınmıştır. İlgili maddeler aşağıdaki gibidir:
 

İşletme içi yaratılan maddi olmayan duran varlıklar 

51.     Bazen, işletme içi yaratılan bir maddi olmayan duran varlığın muhasebeleştirilebilir nitelikte olup olmadığının değerlendirmesi, aşağıdaki durumlarda yaşanan problemler nedeniyle zordur: 

              (a) Beklenilen gelecekteki ekonomik yararları sağlayacak belirlenebilir bir varlığın olup olmadığının ve ne zaman olduğunun tespiti; ve 

     (b) Varlığın maliyetinin güvenilir bir şekilde belirlenmesi. Bazı durumlarda, bir maddi olmayan duran varlığı işletme içinde yaratmanın maliyeti, işletme içi yaratılan şerefiyenin bakım veya geliştirme maliyetinden veya günlük operasyonların yürütülme maliyetinden ayırt edilemeyebilir. 

          Bu nedenle, işletme, bir maddi olmayan duran varlığın muhasebeleştirilmesi ve ilk ölçümü için gerekli genel koşullara uymanın yanı sıra, işletme içi yaratılan tüm maddi olmayan duran varlıklar için 52-67 nci Paragraflardaki gereklilik ve önerileri dikkate alır.

 

52.     İşletme içi yaratılan bir maddi olmayan duran varlığın muhasebeleştirilebilmesi için gerekli kriterleri sağlayıp sağlamadığının değerlendirilmesinde, işletme ilgili varlığın oluşumunu şu safhalara ayırır: 

              (a) Araştırma safhası; ve  

              (b)     Geliştirme safhası. 

          ‘Araştırma’ ve ‘geliştirme’ terimleri tanımlanmış olmalarına rağmen, ‘araştırma safhası’ ve ‘geliştirme safhası’ terimleri bu Standart açısından daha geniş bir anlam taşır.  

53.     Bir işletmenin, bir maddi olmayan duran varlık yaratılmasına ilişkin işletme içi bir projenin araştırma safhasını geliştirme safhasından ayırt edememesi durumunda, söz konusu projeye ilişkin harcamaları sadece araştırma safhasında yapılmış gibi dikkate alınır. 
 

          Araştırma safhası 

54.     Araştırmadan (veya işletme içi bir projenin araştırma safhasından) kaynaklanan herhangi bir maddi olmayan duran varlık muhasebeleştirilmez. Araştırma (veya işletme içi bir projenin araştırma safhası) harcamaları gerçekleştiğinde gider olarak muhasebeleştirilir. 

55.     İşletme içi bir projenin araştırma safhasında, işletmenin gelecekte ekonomik yararlar sağlayacak bir maddi olmayan duran varlığın mevcudiyetini göstermesi mümkün değildir. Bu nedenle, bu harcamalar gerçekleştiklerinde gider olarak muhasebeleştirilir. 

56.     Araştırma faaliyetleri ile ilgili örnekler şunlardır: 

              (a) Yeni bilgi elde edilmesine yönelik faaliyetler; 

              (b)     Araştırma bulguları ve diğer bilgilerin uygulanmasına yönelik olarak değerlendirme ve nihai seçim araştırması; 

              (c) Malzeme, aygıt, ürün, süreç, sistem veya hizmetler için alternatif araştırması; ve 

              (d)     Yeni veya geliştirilmiş malzeme, aygıt, ürün, süreç, sistem veya hizmetlerin olası alternatiflerinin oluşturulması, tasarlanması, değerlendirilmesi ve nihai seçimi.

 

          Geliştirme safhası 

57.     Sadece ve sadece, aşağıdaki koşulların tamamının varlığı halinde, geliştirmeden (veya işletme bünyesinde yürütülen bir projenin geliştirme safhasından) kaynaklanan maddi olmayan duran varlıklar muhasebeleştirilir: 

              (a) Maddi olmayan duran varlığın kullanıma veya satışa hazır hale gelebilmesi için tamamlanmasının teknik olarak mümkün olması. 

              (b)     İşletmenin maddi olmayan duran varlığı tamamlama ve bu varlığı kullanma veya satma niyetinin bulunması. 

              (c) Maddi olmayan duran varlığı kullanma veya satma imkanının bulunması. 

              (d)     Maddi olmayan duran varlığın muhtemel gelecek ekonomik faydayı nasıl sağlayacağının belirli olması. Ayrıca, maddi olmayan duran varlığın ürününün veya kendisinin bir piyasasının olması ya da işletme bünyesinde kullanılacak olması durumunda buna elverişli olması. 

              (e) Geliştirme safhasını tamamlamak ve maddi olmayan duran varlığı kullanmak veya satmak için yeterli teknik, mali ve diğer kaynakların mevcut olması. 

              (f) Geliştirme sürecinde maddi olmayan duran varlıkla ilgili yapılan harcamaların güvenilir bir biçimde ölçülebilir olması. 

58.     İşletme içi yaratılan bir projenin geliştirme safhasında, bazı durumlarda işletme, bir maddi olmayan duran varlığı tespit edebilir ve ilgili varlığın gelecekte muhtemel ekonomik yararlar yaratacağını gösterebilir. Bunun sebebi, geliştirme safhasının araştırma safhasından daha ileri bir safha olmasıdır. 

59.     Geliştirme faaliyetleri ile ilgili örnekler şunlardır: 

              (a) Üretim ve kullanım öncesi prototip ve modellerin tasarımı, yapımı ve test edilmesi; 

              (b)     Yeni teknoloji içeren alet, model ve kalıpların tasarımı;  

              (c) Ticari üretim açısından ekonomik olmayan bir ölçekteki pilot tesisin tasarlanması, inşası ve çalıştırılması; ve  

              (d)     Yeni veya geliştirilmiş malzeme, aygıt, ürün, süreç, sistem veya hizmetler için karar verilmiş bir alternatifin tasarımı, inşası ve denenmesi. 

60.     İşletme, bir maddi olmayan duran varlığın gelecekteki muhtemel ekonomik yararları nasıl sağlayacağını göstermek için, ilgili varlıktan gelecekte elde edilecek ekonomik yararları "TMS 36 Varlıklarda Değer Düşüklüğü" Standardında yer alan ilkeleri kullanarak değerlendirir. Varlığın, sadece diğer varlıklarla beraber ekonomik yarar getirecek olması durumunda, işletme, TMS 36’da yer alan nakit yaratan birimler kavramını uygular.  

61.     Bir maddi olmayan duran varlığın tamamlanması, kullanılması ve ilgili varlıktan fayda sağlanması için gerekli kaynakların mevcudiyeti; örneğin, ihtiyaç duyulan teknik, finansal ve diğer kaynaklar ile bu kaynakların işletme tarafından sağlanabileceğini belirten bir iş planı aracılığıyla gösterilebilir. Bazı durumlarda işletme, dış finansmanın varlığını, borç verenin planı finanse etme isteğiyle kanıtlayabilir. 

62.     Bir işletmenin maliyet sistemleri çoğu kez, telif hakları veya lisansların güvence altına alınması veya bilgisayar yazılımlarının geliştirilmesi için yapılan maaş ve diğer harcamalarda olduğu gibi, işletme içinde bir maddi olmayan duran varlık yaratmanın maliyetlerini güvenilir bir şekilde ölçebilir. 

63.     İşletme içi yaratılan markalar, ticari başlıklar, yayın hakları, müşteri listeleri ve benzer nitelikteki kalemler, maddi olmayan duran varlık olarak muhasebeleştirilmez. 

64.     İşletme içi yaratılan markalar, ticari başlıklar, yayın hakları, müşteri listeleri ve benzer nitelikteki kalemlerle ilgili harcamalar, işin bir bütün olarak geliştirilmesine ilişkin maliyetlerden ayırt edilemez. Bu nedenle, anılan kalemler maddi olmayan duran varlık olarak muhasebeleştirilmez.
 

İşletme içi yaratılan maddi olmayan duran varlık maliyeti 

65.     24 üncü Paragrafa göre işletme içi yaratılan bir maddi olmayan duran varlığın maliyeti, ilgili varlığın 21, 22 ve 57 nci Paragraflardaki muhasebeleştirilme kriterlerini ilk defa sağladığı tarihten itibaren yapılan harcamaların toplamıdır. 71.’inci Paragraf, daha önceki dönemlerde gider olarak muhasebeleştirilen harcamaların tekrar muhasebeleştirilmesine izin vermez. 

66.     İşletme içi yaratılan maddi olmayan duran varlığın maliyeti, yönetim tarafından amaçlanan şekilde çalışabilmesi için ilgili varlığın yaratılması, üretilmesi ve hazırlanmasında gerekli olan ve varlıkla doğrudan ilişkilendirilebilen maliyetlerin tümünü içerir. Varlıkla doğrudan ilişkilendirilebilen maliyetlere ilişkin örnekler aşağıdaki gibidir: 

              (a) Maddi olmayan duran varlığın oluşturulmasında kullanılan veya tüketilen malzeme ve hizmet maliyetleri; 

              (b)     Maddi olmayan duran varlığın oluşturulmasından kaynaklanan çalışanlara sağlanan faydalara ilişkin maliyetler ("TMS 19 Çalışanlara Sağlanan Faydalar" Standardında belirtildiği biçimde); 

              (c) Yasal hakkın tesciline yönelik ödemeler; ve 

              (d)     Maddi olmayan duran varlığın oluşturulmasında kullanılan patent ve lisansların itfa payları. 

          "TMS 23 Borçlanma Maliyetleri" Standardı, faizin, işletme içi yaratılan bir maddi olmayan duran varlığın maliyetinin bir unsuru olarak muhasebeleştirilmesine ilişkin kriterleri belirlemiştir. 

67.     Aşağıda belirtilenler işletme içi yaratılan maddi olmayan duran varlık maliyetinin bir parçası değildir: 

              (a) Varlığın kullanıma hazır hale getirilmesi ile doğrudan ilgili olmayan satış ve yönetim giderleri ile diğer genel giderler;  

              (b)     Varlığın amaçlanan performansına ulaşmasından önce meydana gelen verimsizlikler ve ilk faaliyet zararları; ve  

              (c) Varlığın kullanımı için personele verilen eğitim harcamaları.

 

Paragraf 65’i açıklayan örnek 

Bir işletme yeni bir üretim süreci geliştirmektedir. 20X5 yılı boyunca 1.000 PB [16] tutarında harcama gerçekleştirilmiş olup, bu harcamanın 900 PB’lik kısmı 1 Aralık 20X5 tarihinden önce, 100 PB’lik kısmı ise 1 Aralık 20X5 ile 31 Aralık 20X5 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. İşletme, 1 Aralık 20X5’de üretim sürecinin maddi olmayan duran varlık olarak muhasebeleştirilme niteliğine haiz olduğunu gösterebilmektedir. İlgili süreçteki teknik bilginin geri kazanılabilir tutarının (söz konusu sürecin kullanıma hazır hale gelmesinden önce tamamlanması için gereken gelecekteki nakit çıkışları dahil) 500 PB olması tahmin edilmektedir.  

20X5 yılı sonunda, üretim süreci, 100 PB tutarında bir maliyetle (muhasebeleştirilme kriterlerinin sağlandığı tarihten, yani 1 Aralık 20X5’ten itibaren gerçekleşen harcamalar) maddi olmayan duran varlık olarak muhasebeleştirilir. 1 Aralık 20X5’den önce gerçekleşen 900 PB tutarındaki harcama ise, 1 Aralık 20X5’e kadar muhasebeleştirilme kriterleri sağlanmadığı için gider olarak muhasebeleştirilir. Bu harcamalar, bilançoya yansıtılan üretim sürecine ilişkin maliyetin bir unsuru değildir. 

20x6 yılı boyunca, 2.000 PB tutarında harcama gerçekleştirilmiştir. 20x6 yılı sonunda, ilgili süreçteki teknik bilginin geri kazanılabilir tutarının (sürecin kullanıma hazır hale gelmesinden önce tamamlanması için gereken gelecekteki nakit çıkışları dahil) 1.900 PB olması tahmin edilmektedir. 

20x6 yılı sonu itibariyle, üretim sürecinin maliyeti 2.100 PB‘dir (20x5 yılı sonunda muhasebeleştirilen 100 PB tutarındaki gider + 20x6 yılında muhasebeleştirilen 2.000 PB tutarındaki gider). İlgili sürecin defter değerini (2.100 PB) geri kazanılabilir tutarına (1.900 PB) getirmek için, işletme, 200 PB tutarında değer düşüklüğü zararı muhasebeleştirir. Bu değer düşüklüğü zararı, takip eden dönemde, TMS 36’daki değer düşüklüğü zararının iptaline ilişkin koşulların sağlanması durumunda iptal edilir. 

(Standartta yer verilen aktifleştirme örneği mevcut durumda vergi mevzuatı açısından da kabul edilir durumdadır ancak; örnekte yer verilen ve TMS 36- Varlıklarda Değer Düşüklüğü Standardına[17] göre ayrılacak olan değer düşüklüğü karşılığı vergiye tabi kazancın tespitinde kanunen kabul edilmeyen gider olacaktır. Çünkü, hali hazırda vergi mevzuatımızda ele alınan değer düşüklükleri daha çok fiziki yıpranma, fiziki zarar görme ..v.b. durumlarda gündeme gelmektedir. Gelecekteki geri kazanılabilir tutarın tahminine göre bir karşılık ayrılması şu anda vergi mevzuatı açısından mümkün değildir. Kanunen kabul dilmeyen gider olarak kayıtlara alınacak bu değer düşüklüğü ise elbette karşılık iptali olduğu, yani gelir yazıldığı yılda ise vergiye tabi kazancın tespitinde indirim olarak dikkate alınacaktır.)
 

Varlık olarak muhasebeleştirilmeyecek geçmişteki giderler 

71.     Başlangıçta gider olarak muhasebeleştirilen bir maddi olmayan duran varlık ile ilgili harcamalar, daha sonraki bir tarihte maddi olmayan duran varlık maliyetinin bir parçası olarak muhasebeleştirilmezler.
 

Yararlı ömür 

88.     İşletme, bir maddi olmayan duran varlığın yararlı ömrünün sınırlı mı yoksa sınırsız mı olduğunu ve eğer sınırlı ise, bunun süresini veya kendisini oluşturan ürün veya benzeri birimlerin sayısını değerlendirir. İlgili her türlü unsura ilişkin olarak yapılan analiz esas alındığında, varlığın işletmeye net nakit girişi sağlaması beklenilen süre için öngörülebilir bir sınır olmaması durumunda, işletme, maddi olmayan duran varlığı sınırsız yararlı ömre sahip olarak değerlendirir. 

90.     Bir maddi olmayan duran varlığın yararlı ömrünün belirlenmesinde, aşağıdakiler de dahil olmak üzere bir çok unsur dikkate alınır: 

              a)  Varlığın işletme tarafından beklenilen kullanım süresi ve başka bir yönetim ekibi tarafından etkin olarak kullanılıp kullanılamayacağı; 

              b)  Varlığa özgü ürün yaşam süresi ve aynı şekilde kullanılan benzer varlıklara ilişkin yararlı ömür tahminlerine ilişkin kamuoyu bilgisi; 

              c)  Teknik, teknolojik, ticari veya diğer kullanımdan kaldırılma nedenleri; 

              d)  Varlığın içinde bulunduğu sektörün istikrarı ve varlıktan sağlanan ürün veya hizmetlere ilişkin pazar talebindeki değişiklikler; 

              e)  Rakiplerden veya potansiyel rakiplerden beklenilen eylemler; 

              f)   Varlıktan beklenilen gelecekteki ekonomik yararları sağlamak için gerekli bakım harcamalarının düzeyi ile işletmenin bu düzeye ulaşma kapasite ve niyeti; 

              g)  Varlık üzerindeki kontrol süresi ve varlığın kullanımı ile ilgili, buna ilişkin kiralamaların bitiş tarihi gibi, yasal ve benzeri sınırlamalar; 

              h)  Varlığın yararlı ömrünün, işletmenin sahip olduğu diğer varlıkların yararlı ömürlerine bağımlı olup olmadığı. 

91.     "Belirsiz" terimi "sonsuz" anlamına gelmez. Bir maddi olmayan duran varlığın yararlı ömrü, sadece, ilgili varlığın yararlı ömrünün tahmin edilmesi sırasında belirlenen performans standardını korumaya ilişkin bakım harcamalarının düzeyini ve işletmenin bu düzeye ulaşma kapasite ve niyetini yansıtır. Bir maddi olmayan duran varlığın yararlı ömrünün sınırsız olduğu sonucuna varılması, buna ilişkin gelecekteki harcamaların, söz konusu varlığın ilgili performans standardını korumak için gereken harcamalardan daha yüksek tutarda planlanmış olmasına bağlanmamalıdır. 

92.     Teknolojide meydana gelen hızlı değişimler nedeniyle, bilgisayar yazılımları ve diğer birçok maddi olmayan duran varlık teknolojik açıdan eskime tehdidi altındadır. Bu nedenle, yararlı ömürlerinin kısa olması muhtemeldir. 

93.     Bir maddi olmayan duran varlığın yararlı ömrü çok uzun, hatta sınırsız olabilir. Belirsizlik, bir maddi olmayan duran varlığın yararlı ömrünün tahmininde ihtiyatlılık ilkesinin uygulanmasını gerektirir; ancak gerçekçi olmayacak kadar kısa bir ömrün seçilmesini gerektirmez. 

94.     Sözleşmeden doğan haklardan veya diğer yasal haklardan kaynaklanan bir maddi olmayan duran varlığın yararlı ömrü, sözleşmeden doğan hakların veya diğer yasal hakların geçerlilik süresini aşmaz; ancak işletmenin varlığı kullanmayı beklediği süreye bağlı olarak daha kısa olabilir. Sözleşmeden doğan hakların veya diğer yasal hakların yenilenmesi mümkün sınırlı bir zaman için devralınmış olmaları durumunda, sadece, işletmenin yenileme işlemini önemli maliyetler yüklenmeden yapacağına dair kanıt bulunduğu takdirde, söz konusu yenileme dönemi (dönemleri) ilgili maddi olmayan duran varlığın yararlı ömrüne dahil edilir. 

95.     Bir maddi olmayan duran varlığın yararlı ömrünü etkileyen hem ekonomik hem de yasal etkenler olabilir. Ekonomik etkenler, işletmenin gelecekteki ekonomik yararlarının süresini belirler. Yasal etkenler ise, işletmenin söz konusu yararlara olan erişimini sürdürebildiği süreyi sınırlayabilir. Yararlı ömür, bu etkenler tarafından belirlenen sürelerden kısa olanıdır. 

97.     Sınırlı yararlı ömre sahip bir maddi olmayan duran varlığın itfaya tabi tutarı yararlı ömrü boyunca sistematik olarak dağıtılır. 

98.     Bir varlığın itfaya tabi tutarının yararlı ömrüne sistematik olarak dağıtılması için birçok itfa yöntemi kullanılabilir. Bu yöntemler arasında; doğrusal itfa yöntemi, azalan bakiyeler yöntemi ve üretim birimi yöntemleri sayılabilir. Kullanılacak yöntem, varlıktan elde edilmesi beklenilen gelecekteki ekonomik yararların tahmin edilen kullanım şekillerine göre belirlenir ve söz konusu gelecekteki ekonomik yararların tahmin edilen kullanım şekillerinde bir değişiklik olmadıkça, ilgili yöntem dönemden döneme tutarlı bir şekilde uygulanır. Sınırlı yararlı ömre sahip maddi olmayan duran varlıklar açısından, doğrusal itfa yönteminden daha düşük birikmiş itfa payları ile sonuçlanan bir itfa yöntemini destekleyen bir kanıt nadiren bulunur.
 

İtfa süresi ve itfa yönteminin gözden geçirilmesi 

104.   Sınırlı yararlı ömre sahip bir maddi olmayan duran varlığın itfa süresi ve itfa yöntemi, en azından her yıllık hesap dönemi sonunda tekrar gözden geçirilir. Varlığın beklenilen yararlı ömrünün önceki tahminlerden farklılık göstermesi durumunda, itfa süresi buna göre değiştirilir. Varlıktan beklenilen gelecekteki ekonomik yararların kullanım şeklinde bir değişiklik olması durumunda, itfa yöntemi söz konusu değişikliği yansıtmak için değiştirilir. Bu tür değişiklikler, TMS 8’e göre, muhasebe tahminlerindeki değişiklikler adı altında muhasebeleştirilir. 

105.   Bir maddi olmayan duran varlığın ömrü boyunca, kendisine ilişkin yararlı ömür tahmininin uygun olmadığı ortaya çıkabilir. Örneğin, değer düşüklüğü zararının muhasebeleştirilmesi, itfa süresinin değiştirilmesi gerektiğini gösterebilir. 

106.   Zaman içinde, işletmenin bir maddi olmayan duran varlıktan ileride elde etmeyi beklediği ekonomik yararların şekli değişebilir. Örneğin, azalan bakiyeler itfa yönteminin, doğrusal itfa yönteminden daha uygun olduğu anlaşılabilir. Diğer bir örnekte ise, lisansta sunulan hakların kullanımı iş planının diğer kısımlarındaki karara bağlanmamış aksiyonlar nedeniyle ertelenir. Bu durumda, varlıktan beklenilen ekonomik yararlar daha sonraki dönemlere kadar alınmayabilir. 

(Görüldüğü gibi TMS yararlı/faydalı ömür tespitini işletmeye bırakmıştır. İşletme standartta açıklanan çeşitli yöntemlere göre veya kendisine özel yöntemlere göre yararlı ömrü tespit edecektir. Önemli olan bu tespitin kabul edilebilir, mantıklı bir şekilde ve süre içinde yapılmasıdır. Yine standart tespit edilen faydalı ömüre göre varlığın itfa edilmesi gereken maliyet bedeli hakkında yöntem seçini açısından işletmeleri özgür bırakmış, hatta ilerleyen yıllarda meydana gelecek bir takım değişikliklere göre faydalı ömrün veya itfa yönteminin değiştirilmesine izin vermiş ve bu konuda tüm insiyatifi (ispatlanabilir olması şartıyla) işletmeye bırakmıştır.  

Bilindiği gibi, mevcut vergi uygulamamızda ise bu şekilde bir serbest söz konusu değildir. Örneğin; vergi mevzuatımıza göre gaydalı ömür ve amortisman oranları Maliye tarafından tespit edilmektedir. Bu kapsamda 333 numaralı VUK Genel Tebliğinde (57) numaralı satırda Araştırma ve Geliştirme giderlerinin faydalı ömrü beş yıl, amortisman oranı da %20 olarak tespit edilmiştir. Ancak yine aynı tebliğe göre; listelerde bulunmayan iktisadi kıymetlerin amortisman oranları ile işletmeye göre özellik gösteren durumlarda işletmeler faydalı ömür tespiti için Maliye İdaresine başvuracaklardır. Yine ayrı bir örnek; vergi mevzuatımıza göre amortisman yöntemleri “normal” ve “azalan bakiyeler” yöntemleridir. Normal amortisman yöntemine başlandıktan sonra azalan bakiyelere yöntemine dönülmesi mümkün değildir. Yine vergi mevzuatımıza göre tespit edilen faydalı ömüre göre ayrılmayan veya eksik ayrılan bir amortisman gelecek hesap dönemlerinde gider olarak kabule dilmez.) 

Görüldüğü gibi gerek eski TMS-15- Araştırma Geliştirme Maliyetleri Standardı ile gerekse mevcut yeni TMS-38 Maddi Olmayan Duran Varlıklar Standardı temelde yanı düzenlemelere yer vermektedir. Özetle; araştırma ve geliştirme harcamalarından ekonomik fayda sağlanacağı umuluyor ve bu fayda ölçülebiliyor ise aktifleştirilir, aksi halde gider yazılır. Gelecekteki fayda ölçülemiyor ve belirsizlik yüksekse bu tür harcamalar gider yazılmalıdır. Yapılan harcamanın ne kadarının hangi dönemde fayda sağladığının ölçülmesi genelde zor olmaktadır. Eğer fayda ile harcama arasında ilişki kurulamıyorsa bu tip harcamalar gider olarak yazılır.  Bu tür harcamaların varlık olarak tanımlanabilmeleri için güvenilir şekilde ölçülebilir olmaları gerekmektedir. Ölçülebilirlik kriterlerinin kaynağı, ekonomik faydanın tanımlanabilmesi, tarafsız olarak ölçülebilmesi ve geri kazanılabilmesidir. Bu niteliklere sahipse varlık olarak kabul edilir, aksi takdirde gider yazılması gerekir. Araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde belirsizlik söz konusu ise, bu tür harcamalar gelecek dönemlere taşınmaz ve o dönemin gideri olarak yazılır.  

Eğer yapılan harcamanın gelecekte ekonomik fayda sağlayacağı tahmin ediliyorsa aktifleştirilecek ve “fayda sağlanacak” dönemlerle ilişkilendirilerek, amortisman yolu ile gidere dönüştürülecektir.  
 

3- ULUSLARARASI MUHASEBE STANDARTLARI AÇISINDAN KONUNUN GENEL OLARAK İNCELENMESİ 

Uluslar arası muhasebe standartları [18] içinde ARGE harcamalarının muhasebeleştirilmesine ve mali tablolarda ne şekilde gösterileceğine dair özel bir düzenleme yapılmamıştır. Ancak,  38 numaralı standart, “Maddi Olmayan Duran Varlıklar” içinde yer alan hükümler konumuz açısından faydalıdır. Söz konusu standartta yer alan düzenlemeler, yukarıda yer verdiğimiz  TMS’ları ile mutabıktır.  

Söz konusu düzenleme aşağıdaki gibidir. [19] 

İşletme bünyesinde oluşturulan bir maddi olmayan duran varlığın finansal tablolara alınma şartlarını taşıyıp taşımadığını değerlendirmede varlığın oluşturulma süreci, araştırma safhası ve geliştirme safhası olarak ikiye ayrılır.  

Araştırma safhasında (ya da işletme tarafından yürütülen bir projenin araştırma safhasında), herhangi bir maddi olmayan duran varlık aktifleştirilerek finansal tablolara alınmaz. Yapılan araştırmaya ilişkin harcamalar (veya işletme bünyesinde yürütülen bir projenin araştırma safhasında yapılan harcamalar) gerçekleştiği anda gider olarak kaydedilmelidir.  

Aşağıdaki koşulların tümünün varlığı halinde, geliştirmeden (ya da işletme bünyesinde yürütülen bir projenin geliştirme safhasından) kaynaklanan maddi olmayan duran varlıklar aktifleştirilerek finansal tablolara alınır:  

a) Maddi olmayan duran varlığın kullanıma veya satışa hazır hale gelebilmesinin teknik olarak mümkün olması, 

b) İşletmenin maddi olmayan duran varlığı, tamamlama ve kullanma veya satma niyetinin bulunması 

c) Maddi olmayan varlığı kullanma veya satma imkanının olması 

d) Maddi olmayan varlığın muhtemel ekonomik faydayı nasıl oluşturacağının belirli olması 

e) Geliştirme safhasını tamamlamak ve maddi olmayan varlığı kullanmak ya da satmak için yeterli teknik, finansal ve diğer kaynakların mevcut olması, 

f) Geliştirme sürecinde maddi olmayan varlıkla ilgili yapılan harcamaların güvenilir bir biçimde ölçülebilir olması. 

İşletme bünyesinde oluşturulan markalar, müşteri listeleri ve bu nitelikte benzer kalemler aktifleştirilmez ve maddi olmayan varlık olarak finansal tablolara alınamaz.  

Gerçekleştiği anda gider olarak kaydedilecek olan harcamalara; eğitim faaliyetlerine ilişkin harcamalar, reklam ve promosyon  faaliyetlerine ilişkin harcamalar, bir işletmenin kısmen ya da tamamen yeniden organizasyonu ve yeniden yerleşimine ilişkin harcamalar örnek verilebilir.  

İşletme tarafından önceki dönem yıllık veya ara dönem finansal tablolarında gider olarak kaydedilen maddi olmayan bir duran varlığa ilişkin harcamalar, daha ileriki bir tarihte, maddi olmayan bir varlığın maliyetinin bir parçası olarak kaydedilemez.  

Maddi olmayan duran varlıklara ilişkin sonradan yapılan harcamalar, bu barlıklardan elde edilecek faydanın artması ve harcama tutarının güvenilir bir biçimde ölçülebilir olması ve yapılan harcamanın ilgili varlık ile ilişkilendirilebilmesi durumunda aktifleştirilebilir ve yapılan harcamalar maddi olmayan varlığın maliyetine dahil edilir. Aksi durumda ise, harcamalar gerçekleştiğinde gider olarak kaydedilmelidir.

 

4- 5520 SAYILI YENİ KURUMLAR VERGİSİ KANUNUNUN (1)  SERİ NO’LU KURUMLAR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ AÇISINDAN KONUNUN İNCELENMESİ  

Konumuz açısından tebliğin (10.2) numaralı kısmı ele alınacaktır. Tebliğin bu kısmında aşağıdaki bilgiler yer almaktadır.
 

10.2. Ar-Ge indirimi 

Mükelleflerin, işletmeleri bünyesinde gerçekleştirdikleri münhasıran yeni teknoloji ve bilgi arayışına yönelik araştırma ve geliştirme faaliyetleri çerçevesinde işletme bünyesinde yapmış oldukları harcamaların %40’ı kurum kazancının tespitinde indirim olarak dikkate alınabilecektir.  

Araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) faaliyeti, bilim ve teknolojinin gelişmesini sağlayacak yeni bilgileri elde etmek veya mevcut bilgilerle yeni malzeme, ürün ve araçlar üretmek, yazılım üretimi dahil olmak üzere yeni sistem, süreç ve hizmetler oluşturmak veya mevcut olanları geliştirmek amacıyla yapılan düzenli çalışmaları ifade etmektedir.  

Bir faaliyetin Ar-Ge faaliyeti olup olmadığı hususu Tebliğin bu bölümünde yer alan esaslara göre belirlenecektir.
 

10.2.1. Tanımlar 

Ar-Ge Harcamaları: Tebliğin “10.2.2. Ar-Ge faaliyetleri” bölümünde belirtilen faaliyetlerle ilgili olarak yapılan ve aktifleştirilerek amortisman yoluyla itfa edilen veya doğrudan gider kaydedilen harcamalar, Ar-Ge harcamalarıdır.  

Ar-Ge İndirimi: Ar-Ge harcamaları üzerinden %40 oranında hesaplanarak kurum kazancından indirilecek tutar, Ar-Ge indirimidir.  

Ar-Ge Projesi: Amacı, kapsamı (genel ve teknik tanımı), süresi, bütçesi, özel şartları, diğer kurum, kuruluş, gerçek ve tüzel kişilerce sağlanacak ayni ve/veya nakdi destek tutarları, sonuçta doğacak ihtira haklarının paylaşım esasları belirlenmiş ve Ar-Ge faaliyetlerinin her safhasını belirleyecek mahiyette ve bilimsel esaslar çerçevesinde hazırlanan proje, Ar-Ge projesidir.  

Teknoloji: Teknik üretme ve bu tekniğin uygulanması ile ilgili gerekli alet, makine ve malzemeleri geliştirebilme bilgisidir.  

Yenilik: Bir fikrin; pazarlanabilir hale veya bir mal/hizmet üretiminde kullanılan yeni veya geliştirilmiş bir yöntem haline dönüştürülmesidir. Bu açıdan teknolojik yenilik yapma süreci, bir dizi bilimsel, teknolojik, mali ve ticari etkinliği içerir.  

Şekil, renk ve dekorasyondaki değişiklikler gibi bütünüyle görsel ve estetik değişiklikler ile ürünün yapı, nitelik ve performansını teknik açıdan değiştirmeyen, küçük tasarım ve görünüm farklarından ibaret basit değişiklikler yenilik sayılmaz.  

Üründe Yenilik: Teknolojik açıdan yeni ürün, önceki ürün kuşağıyla karşılaştırıldığında malzemesi, parçaları ve yerine getirdiği işlevler açısından, öze ilişkin, teknolojik farklar gösteren bir ürünü ifade eder.