Türkiye, çok ilginç bir ülke. Bir yandan yabancı sermaye
gelsin istiyoruz. Bir yandan da milletin gözbebeği
firmalarımızı, bankalarımızı yabancılara satıyoruz.
Son zamanlarda çok şükür 8-10 milyar dolarlık yabancı
sermaye geldi. Geldi de; bir de bu durumun aksi var.
Türkiye'den yurtdışına yapılan yatırımlar, iştirakler!
Türkler’in yurt dışı yatırım ve iştirakleri bu 8-10 milyar
dolarların çok çok üzerinde. İnsan düşündüğünde aklına
gelenler; perhiz ve lahana turşusu kelimeleri ile Yeni
Cami önünde para toplayıp Beyazıt’ta dağıtmak oluyor.
Neyse canım, gelelim yurt dışı iştirak kazançlarının yeni
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’ndaki durumuna; Tabii
ki kısaca!
İstisnadan yararlanmak için
5520 sayılı K.V. Kanunu’nun 5/b maddesine göre kurumun
istisnadan yararlanabilmesi için;
a) Yurt dışında iştirak edilen firma anonim veya limited
şirket olacak,
b) Yurt dışı iştirakinin ödenmiş sermayesinin en az %
10'una sahip olunacak,
c) Kazancın elde edildiği tarih itibariyle iştirak payı
kesintisiz olarak en az (1) yıl süreyle kurumun elinde
olacak,
d) Sermaye artırımlarında rüçhan hakkı kullanılmış veya iç
kaynaklardan sermaye artırımında (1) yıllık süre için eski
hisselerin alınış tarihi esas olacak,
e) Yurt dışında iştirak edilen kurumun; ülkesinin vergi
kanunlarına göre, kar payı dağıtımına esas kazançlar
üzerinden en az %15 vergi ödenmiş olmalıdır.
f) Eğer iştirak edilen yurt dışındaki firmanın esas
faaliyet konusu finansal kiralama, finansman temini,
sigortacılık, menkul kıymet yatırımı ise en az
Türkiye’deki kadar vergi yükü taşımalıdır.
g) İştirak kazancı, elde edildiği hesap dönemine ilişkin
Kurumlar Vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe
kadar Türkiye’ye transfer edilmelidir.
Bu şartlar yerine gelmişse elde edilen kazanç Türkiye'de
vergiden muaf olacaktır. Aksi takdirde Türkiye'de vergiye
tabi olacak, kurumun beyannamesinde istisnalar arasında
gösterilmeyecektir. Bu takdirde ise K.V. Kanunu’nun 33.
maddesine göre yurtdışında ödenen vergiler, hesaplanan
Kurumlar Vergisi’nden mahsup edilecektir.
Yurt dışında ödenen vergilerin mahsup edilebilmesi için
ise;
a) Yabancı ülkelerde vergi ödendiği, yetkili makamlardan
alınarak o ülkedeki Türk elçilik veya konsoloslukları
tarafından tasdik olunacak belgelerle tevsik olunmalıdır.
b) Yurt dışı iştirak kazançları istisnasında veya
indirilecek vergilerde yurt dışı iştirakin bilanço, gelir
tablosu, vergi beyannamesi ve ödeme makbuzlarının Türk
konsolosluklarınca süresinde tasdik edilerek Türkiye’deki
vergi dairelerine Kurumlar Vergisi beyanname verme süresi
içinde ibraz edilmesi özel önem taşımaktadır.
Yurt dışı iştiraki olan firmaların artık biraz daha fazla
vergisel açıdan iştiraklerini ve iştirak ilişkilerini
önemsemesi gerekmektedir.
Not: Bu yazı Eko Haber gazetesinden iktibas edilmiştir (Sayı: 546).