YAZARLARIMIZ
Berkay Özgüven
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
berkayozguven@toluenymm.com



Yıl Sonunda Şirkete Araba Mı Konut Mu Almalı?

Yıl sonuna doğru yaklaşırken, işletmelerin dönem karları genel hatlarıyla netleşmeye başladı. Özellikle, enflasyonist etki nedeniyle oluşan ‘fiktif’ karlılık işletmelerin vergi yükü ile karşılaşmasına neden oldu.

Bu noktada, öteden beri sık kullanılan yöntemlerden biri olan şirkete ‘araç’ alma fikri işverenlerin aklına gelen ilk konulardan birisi oluyor.

Peki, binek araçların, vergisel açıdan bir avantajı kaldı mı?

Yoksa, şirkete yıl sonunda araç almak yerine konut veya işyeri almak mı daha avantajlı?

Bu konu, özellikle binek araçlara yönelik vergisel kısıtlamalar sonrasında sıkça sorulan sorular arasında yer alıyor.

Şirkete Binek Araç Almanın Cazibesi Kaldı Mı?

Binek araçlara yönelik gider kısıtlaması, vergi mevzuatındaki en ilginç konular arasında yer alıyor.

Binek araçlardaki vergisel kısıtlama, şirket sahipleri tarafından net olarak anlaşılamıyor. Konunun karışıklığına baktığımızda ise anlaşılamaması gayet normal.

Bilindiği üzere, 7 Aralık 2019 tarihli 30971 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7194 sayılı Kanun'un 13. ve 14. maddeleri ile binek otomobillerin kira, amortisman, alım-satım ve idame giderlerine gelir ve kurumlar vergisi bakımından kısıtlama getirildi.

Düzenlemeye göre, 2022 yılı güncel verilerine göre Binek otomobil KDV ve ÖTV gider sınırı 200.000,00 TL, amortisman giderinin sınırı 230.000,00 TL olmak üzere toplamda sadece 430.000,00 TL giderleştirilebiliyor. Yani aracı, 750.000,00 TL’ye aldıysanız, tamamını gider yazamıyorsunuz.

Ayrıca, binek araç kiralıyorsanız kira bedelinin aylık 8.000,00 TL’lik kısmı gider yazılabiliyor, kalan kısım ise giderleştirilemiyor. Öte yandan, binek araca ait bakım-onarım, sigorta vb. rutin masrafların %70’lik kısmını giderleştirilebiliyor. MTV’nin ise tamamı kanunen kabul edilmeyen giderler arasında yer alıyor.

Öte yandan, şirkete alınan binek araçların KDV’si indirim konusu yapılamıyor.

Dolayısıyla, şirketinize almış olduğunuz binek aracın sanıldığı gibi fazla bir avantajı kalmadı.

Binek Araçlardaki Gider Kısıtlaması Vergi İncelemelerinde Çok Can Yakıyor!

Yapılan düzenlemeler sonrasında, vergi incelemelerinde vergi müfettişleri tarafından kısıtlamaya uymayanlara cezalı tarhiyat yapılıyor.

Bu kapsamda, yapılan vergi incelemelerinde binek araçların giderleri açısından aşağıdaki hususlara oldukça dikkat ediliyor;
 

- Şirkete alınan binek aracın KDV’sinin indirim konusu yapılıp yapılmadığı,

-  2022 yılı güncel verilerine göre binek otomobil alımında KDV ve ÖTV’si gider yazılıyorsa 200.000,00 TL sınırına uyulup uyulmadığı,

- Vergilerin maliyet bedeline eklendiği veya ikinci el olarak iktisap edildiği durumunda 430.000 TL giderleştirebilme sınırına uyulup uyulmadığına,

- Araca ait rutin masrafların kısıtlamaya tabi tutulup tutulmadığına (bakım-onarım, MTV, yakıt, sigorta giderleri vb.)

- Şayet, binek araç kiralıksa aylık 8.000,00 TL sınırına uyulup uyulmadığına çok dikkat ediliyor.

Ticari Araçlar Kısıtlamaya Tabi Mi?

27 Mayıs 2020 tarih 31137 sayılı Resmi Gazete’de 311 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği yayımlandı.

Söz konusu tebliğ ile binek otomobillerin giderleri ve amortismanlarının vergi matrahından indirilmesi konusunda uygulamada yaşanan tereddütlere açıklık getirildi.

Bu kapsamda, ticari araçlar açısından herhangi bir kısıtlama söz konusu olmayıp, KDV’leri indirilebiliyor, alım bedelinin tamamı üzerinden amortisman ayrılıp giderleştirilebiliyor ve rutin masrafların tamamı gider olarak değerlendiriliyor.

Yani, ticari araçlar açısından herhangi bir vergisel kısıtlama söz konusu değil.

Ancak, şirketinize aldığınız ticari aracın ruhsatında ticari yazmasının vergi mevzuatı açısından bir önemi bulunmuyor. Bu noktada, en önemli kıstas, aracın GTİP pozisyon numarası (311 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği).

Aldığınız aracın ruhsatından yola çıkıp, nasıl olsa ticari diye düşünerek indirim konusu yaparken dikkatli olmanızda fayda var.

Peki, Şirkete Konut veya İşyeri Almanın Vergisel Avantajı Var Mı?

Özellikle son dönemde, konut veya işyerleri yatırım aracı haline geldi. Bilindiği üzere, konut veya işyerleri enflasyona karşı en az değer kaybeden kalemler arasında yer alıyor.

Buraya kadar bir sorun yok.

Ancak, işletmeler açısından yatırım amacıyla, şirket aktifine mesken ya da iş yeri almak binek araçla kıyasladığımız da vergisel açıdan daha avantajlı.

Nasıl Mı?

Örneğin, (A) A.Ş. 24 Aralık 2022 tarihinde şirket aktifine 5.000.000,00 TL + KDV (%18) bedelle konut satın almıştır. (Azalan Bakiyeler Yöntemine Göre Amortisman Oranı %4).

Bu durumda, (A) A.Ş., 2022 yılı için (5.000.000/25)=200.000,00 TL’yi doğrudan giderleştirebilecek, ayrıca 900.000,00 TL KDV’yi indirim konusu yapabilecektir.

Ancak, binek araçlar için aynı durum geçerli değil.

5.000.000,00 TL bedelle alınacak olan binek araç için 2022 yılında 8 günlük amortisman ayrılabilecek, ayrıca 900.000,00 TL tutarındaki KDV indirim konusu yapılamayacak. Aracın MTV’si gider yazılamayacak ve rutin masrafları ise gider kısıtlamasına tabi tutulacak.

Özetlersek;

Özellikle, enflasyonist etkiden kurtulabilmek ve vergisel yükü azaltmak için yıl sonunda şirketinizin aktifine araç, mesken veya işyeri almaya karar verirken sürecin vergisel boyutuna hakim olmalısınız.

Binek araç almanın, eskisi gibi bir avantajı kalmadı.

Üstelik, inceleme sürecinde karşılaşacağınız vergisel riskleri de cabası(!)

Bizden söylemesi..

26.12.2022

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM