YAZARLARIMIZ
Adem Karabacak
Sosyal Güvenlik Denetmen Yrd.
ademkarabacak@outlook.com



Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde Meslek Mensubu Yeniliği

12.05.2010 tarih, 27579 sayılı resmi gazetede yayınlanarak Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğine eklenen ve yeni bir tanım olarak karşımıza çıkan meslek mensubu kavramı ile bu tanıma uyanlara yüklenen önemli yenilikler ortaya çıkmıştır. Öncelikle kavramın ne anlama geldiğini açıklamamız gerekirse, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin, (yazının devamında SSİY olarak anılacaktır.) Tanımlar başlıklı 4. Maddesinde; ‘’Meslek mensubu: 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu uyarınca yetki almış olup bağımsız çalışan serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir ve yeminli mali müşavirleri ifade eder.’’ şeklinde tanımlanmıştır. Yani muhasebe mesleğini icra etme yetkisi olan herkes SSİY tarafından meslek mensubu olarak nitelendirilmiştir. SSİY’ de neden böyle bir tanıma ihtiyaç duyuldu diye bir soru sorarsak; biliriz ki, yasal düzenlemelerde tanım kısmında bir kavrama yer veriliyorsa düzenlemenin ilerleyen kısımlarında o tanımı yapılan kavram ile kastedilen kişi ya da kurumlara mutlaka bir hak ve/veya sorumluk yüklenmektedir. Bu bilgiler ışığında SSİY üzerinde detaylı okumamızı devam ettirdiğimizde SSİY EK MADDE 4 ‘te yukarıda kimler olduğunu açıkladığımız meslek mensuplarının sorumluklarının detaylı olarak açıklandığını görmekteyiz. Buna göre;

EK MADDE 4 -  (Ek:RG-5/12/2017-30261)

(1) Kanun uyarınca düzenlenmesi ve verilmesi gereken muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin defter kayıtlarına veya bu defter ve kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından işverenlerle birlikte 3568 sayılı Kanuna göre yazılı sözleşme ile yetki verilmiş meslek mensupları da müştereken ve müteselsilen sorumludur.

(2) Kanun uyarınca düzenlenmesi ve verilmesi gereken muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin Meslek mensupları tarafından düzenlenmesi ve verilmesi amacıyla işverenler ve ilgili meslek mensupları arasında yazılı sözleşme düzenlenir.

(3) Bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen sözleşmede Kanunun 86 ncı maddesinin on üçüncü fıkrasına dayanılarak Maliye Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından müştereken çıkarılan Tebliğ eki sözleşmeler esas alınır.

(4) Meslek mensupları ile işverenler arasında düzenlenen sözleşmenin iptali halinde yeni sözleşme bir aylık süre içerisinde Kuruma bildirilir.

(5) Bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren ilk defa tescil edilecek işyerlerine ilişkin olarak işverenler ve meslek mensupları arasında düzenlenen sözleşmenin bir örneği gerekli görülmesi halinde Kurumca istenir. Bu maddenin yürürlük tarihinden önce tescil edilen işyerlerine ilişkin olarak Kanuna ait hususların da yer aldığı yeni sözleşmenin bir örneğinin gerektiğinde ibrazı istenir.

(6) Yazılı sözleşme ile yetki verilmiş meslek mensuplarının, Kanuna göre düzenledikleri muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde yer alan bilgilerin, defter ve kayıtlara ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasına kendi kusurlu davranışları ile sebebiyet verdiklerinin, Kurumca veya yetkili adli mercilerce tespit edilmiş olması halinde meslek mensupları ortaya çıkan prim kaybından, gecikme cezasından, gecikme zammından, idari para cezalarından ve Kanunun 96 ncı maddesi kapsamında fazla veya yersiz yapılan ödemelerden işverenlerle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulur.

(7) Kanuna göre düzenlenecek ve verilecek muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin uygunluğuna esas olan defter kayıtları ve belgelerin saklanmasından ve ibrazından işverenler sorumludur.

(8) Kanuna göre düzenlenecek ve verilecek muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin defter ve kayıtlara ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından meslek mensuplarının sorumlu olması için, defter, kayıt ve belgelerin imza karşılığı veya yazılı tutanak yoluyla, bilgilerin ise mail, kısa mesaj veya yazılı tutanak gibi yollarla meslek mensuplarına intikali gerekir.  

(9)  İşveren veya işveren tarafından yetki verilen kişinin imzası olmayan veya bu kişiler tarafından intikal ettirilmeyen bilgi ve belgelere istinaden meslek mensupları tarafından düzenlenen defter, belge ve bilgiler için ilgili meslek mensupları sorumlu sayılacaktır.

 Ayrıca, yine SSİY’ nin Aylık prim ve hizmet belgesinin düzenlenmesi, verilmesi ve saklanması başlıklı 102. Maddesinde, ‘’düzenlenecek Aylık Prim ve Hizmet Belgelerinde Varsa 3568 sayılı Kanuna tabi olan meslek mensubunun adı ve soyadı ile bunların mesleki oda kayıt numarasına da yer vermeleri gerektiği’’ yer almaktadır.

Tüm bu köklü yenilikler birlikte değerlendirildiğinde, bu güne kadar kabaca işverenlerin muhasebe kayıtlarını tutma, vergi beyannamelerini verme ve bunların yanı sıra da SGK bildirgelerini verme hizmeti sunan meslek mensupları, 05/12/2017 tarihi itibari ile hizmet verdikleri işverenlerin işlerinden dolayı da Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından, işveren ve/veya işveren vekillerine benzer şekilde muhatap alınmış ve sorumlu kılınmışlardır. Olası sonuçlarının doğuracağı sorumlulukların ağırlığı göz önüne alındığında, her meslek mensubunun en azından işveren işlemleri açısından, kısa zaman içinde fiili olarak birer sosyal güvenlik müşaviri olmak durumunda kalacağını söylemek doğru bir tespit olacaktır.

07.12.2017

Kaynak: www.MuhasebeTR.com

GÜNDEM