www.MuhasebeTR.com
TÜRKİYE'NİN MUHASEBE SİTESİ

iletisim@muhasebetr.com

Ziya PERVER - Kapıcı deyip geçmeyin, mahkemeye giderse apartman yönetimi kaybeder
Ziya PERVER - Kapıcı deyip geçmeyin, mahkemeye giderse apartman yönetimi kaybeder (23.09.2007)
Apartman yöneticisiyim ve binamız ferdî kombili doğalgazla ısınıyor. Merdivenleri haftada 2 gün, yarım saat kadar süren bir çalışma ile silen, ...

Apartman yöneticisiyim ve binamız ferdî kombili doğalgazla ısınıyor. Merdivenleri haftada 2 gün, yarım saat kadar süren bir çalışma ile silen, altı gün de çöplerimizi alan bir bayan var. Bu şahıs, yaptığı işler karşılığında apartmanımızda oturuyor. Kendisine herhangi bir ücret ödememekteyiz. Ayrıca yine apartmanımızdaki bazı dairelere para karşılığında temizliğe de gidiyor. Bu kişiye, temizliğimizi yapma ve oturduğun daireyi boşalt dediğimizde bizi SSK'ya şikâyet edeceğini, geriye doğru sigorta talebinde bulunacağını söyleyerek tehdit etmektedir. Bu durum beni ve apartman sakinlerini tedirgin ediyor. Bu kişinin sigortalılık hakkı doğar mı, geriye doğru hak talep edebilir mi? Bu konuda bizi aydınlatırsanız seviniriz. İsmi Mahfuz

En başta karar verilmesi gereken, bu kişinin sıfatının ne olduğudur. Kapıcı mı yoksa kiracı mı? Şayet kapıcı ise 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ek 2'inci maddesi gereğince, oturduğu yeri boşalttırabilirsiniz. (Ek Madde 2- Kat malikleri kurulunca veya bu kurulca yetki verilen yönetici tarafından sözleşmeleri herhangi bir nedenle feshedilen veya sona eren, kapıcı, kaloriferci, bahçıvan ve bekçiler ile dışarıdan atanan yöneticiler kendilerine bu görevleri dolayısıyla bir yer tahsis edilmiş ise, bu yerleri on beş gün içerisinde boşaltmak zorundadırlar. Bu süre içinde boşaltılmayan yerler, yöneticinin veya kat maliklerinden herhangi birinin başvurusu üzerine başkaca tebligata lüzum kalmadan mahalli mülki amirlerin kararı ile bir hafta içinde zabıtaca boşalttırılır. İdare ve yargı organlarına yapılacak başvuru, bu kararların yerine getirilmesini durdurmaz. İlgilinin kanun ve sözleşmeden doğan hakları saklıdır.)

Ama öte yandan 03.03.2004 gün ve 25391 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Konut Kapıcıları Yönetmeliği"nin 13'üncü maddesine göre kapıcı dairesi için, kapıcıdan kira istenemez. Yani kira karşılığı kapıcılık yaptırılamaz. (13. Madde- Kapıcıya görevi nedeniyle konut verilmesi zorunlu değildir. Kapıcıya görevi nedeniyle konut verilmişse, konutun 3194 sayılı İmar Kanunu ve Belediye İmar yönetmelikleri ile öngörülen asgari koşullara uygun olması gerekir. Kapıcıya, görevi nedeniyle verilmiş olan konut için iş sözleşmesinin devamı süresince kira istenemez. Kapıcının su, elektrik, ısınma ve sıcak su giderlerine kısmen ya da tamamen katılıp katılmayacağı sözleşme ile belirlenir. Kapıcı konutunun boşaltılmasında, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun Ek 2'nci maddesi hükümleri uygulanır. Bu konuda iş veya toplu iş sözleşmesinden doğan haklar saklıdır.)

Şayet kiracıdır, diyorsanız aranızda kira sözleşmesi yapmış olmanız lazım. O zaman da Gelir Vergisi Kanunu gereğince elde ettiğiniz kira gelirlerini apartman defterlerine gelir olarak kaydedip, beyanname ile Maliye'ye bildirmeniz ve vergi ödemeniz gerekirdi. (Normal şartlarda apartmanınızın projesinde kapıcı dairesi olarak görünen bir yeri de kiraya veremezsiniz. Bu konuda yargı kararı da var. Bakınız: Yargıtay 18'inci HD., Tarih: 15.02.2000, Esas: 2000/645, Karar: 2000/1980- "Kapıcı dairesi ve sığınak mutlak yerlerden olup, süreklilik ve ayni hak niteliği bahşeder biçimde kiraya verilmelerine olanak yoktur.") 'Kirayı iş karşılığı verdim neyi beyan edeceğim?' diyorsanız, bu kez yapılan işin değerini tespit ettirip (ki asgari ücretten az olamaz) beyan etmeliydiniz.

Görüldüğü üzere kapıcı dairenizde oturan ve apartmanın temizlik işlerini yapan kişinin size göre sıfatının ne olduğu çok önemlidir. Anlattıklarınıza göre ilgili kişi kapıcı dairesinde oturuyor ve bir kapıcının yapması gereken işleri de yapıyor. Merkezî ısıtma sistemi olmayan bir yerde kapıcının, yukarıda anlattığınız işlerden başka bir işi olmaz. Bu nedenle benim kanaatim kapıcıdır ve SSK'ya şikâyet edeceğim demesi de hukuken tehdit değildir. Bir kişinin "... Seni mahkemeye vereceğim, seni resmî makamlara şikâyet edeceğim." demesi hukuken tehdit olarak algılanmaz, olsa olsa ihtar olabilir. Zira tehdit ediyor dediğiniz kişi sizi hukuka çağırıyor.

Eğer sizi SGK'ya devredilen SSK'ya şikâyet ederse veya 506 sayılı kanunun 79'uncu maddesine göre iş mahkemesinde hizmet tespit davası açarsa, apartmanınızda çalıştığı bütün süreleri sigortalı hale getirir. SSK da size (kat malikleri kurulunda-dairelerin sahiplerinden) bütün primleri gecikme zam ve faizleri ile alacağı gibi çalıştığı her ay için 3'er asgari ücret olmak üzere çok yüksek rakamlarda idari para cezası gönderir. Bahse konu şahıs, sizi iş mahkemesinde dava edip, çalışma sürelerim boyunca ödenmesi gereken en az asgari ücret düzeyinde ücretlerimin ödenmesini istiyorum derse (ki 4857 sayılı kanun gereğince en az asgari ücret kadar her ay ücret vermeniz gerekirdi), o zaman ücretlerini de yasal faiziyle birlikte ödemek zorunda kalırsınız ve ileride kıdem ve ihbar tazminatı ile kullanmadığı yıllık izin ücretlerini de sizden faiziyle alabilir. Şayet, siz SSK tespit yapmadan, mahkemeden karar çıkmadan çalışma süreleri için geç olarak bildirimlerini yaparsanız, SSK primlerinde bir indirim olmaz; ama her ay 3'er asgari ücret ceza yerine her ay 1/5 (beşte bir) asgari ücret ceza yersiniz.

Kapıcı dairesinden çıkarıldı 7 bin 100 YTL tazminat aldı

Örnek olması açısından bu konudaki bir Yargıtay kararını veriyorum. Olay Adana'da geçiyor ve kapıcı dairesinde aynen sizin gibi temizlik işleri karşılığında 01.01.1988 günü oturan kişi, yönetici tarafından 20.05.2002 günü çıkarılıyor. Üstelik bu kişi 25.5.1990- 25.6.1992 tarihleri arasında bir de kahvehane işletiyor. Yönetici tarafından, kapıcı dairesinden çıkarınca önce iş mahkemesinde yaklaşık 15 yıllık süresi için ödenmesi gereken aylık ücretlerii, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve kullanmadığı yıllık izin ücretleri için dava açıyor. Açtığı bu davayı kazanıyor ve milyarlarca parayı apartman yönetiminden tahsil ediyor. Ardından bu süreleri için yine iş mahkemesinde çalışma sürelerinin SSK'lı sayılması için ikinci bir dava daha açıyor ve Yargıtay'ca da aynen onanan davanın sonucu şöyle.

Hüküm: Davacının davasının kahvehane işlettiği dönem hariç olmak üzere kısmen kabulü ile, 01.01.1988- 30.05.1990 ile ve 25.06.1992-20.05.2002 devresi toplam 4.392 gün davalı apartmanda sigortalı olarak çalıştığının tespiti ile prime asıl 7 bin 103 Yeni Türk Lirası 70 Yeni Kuruş kazanç elde ettiğinin tespitine karar verilmiştir. (Davayı Adana 2'nci İş Mahkemesi görüyor. Esas No: 2004/11709. Karar No: 2007/138. Dava tarihi: 03.12.2004. Karar tarihi: 19.02.2007)



Kaynak: Zaman Gazetesi