RSS | Sitene Ekle | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Asgari Ücret 2016 | Asgari Geçim İndirimi 2016 | Vergi Affı | Reklam | Bize Ulaşın    


YMM Abbas Coşar
Soru Cevaplarla Vergi ve Varlık Barışı - 1
(25.08.2016)

E-bültenimize kayıt olun, yeni yazılar e-posta adresinize gelsin!..   

EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

Asgari Ücret 2016
Asgari Geçim İndirimi 2016
Basından Yazılar
E-Kitaplar
İstirahatli / Raporlu İşçinin Bildirimi
Fazla Mesai Ücreti Hesaplama
Doğum Yardımı
Pratik Bilgiler
Güncel Mevzuat
Soru-Cevap
Tek Düzen Hesap
    Planı
Vergi Takvimi 2016
Yazarlarımız

 SON YAZILAR
  Geleneksel Mesleklere İŞ-KUR Desteği

  Vergi İncelemesinde Olanlarda Matrah Artırımı

  Üniversite Öğrencilerine Müjde

  Engeli Yüksek Olan Önce Emekli Olur..

  Tavandan Prim Ödedim 9000 Günüm Var Hemen Mi Yoksa Yıl Sonu Mu Emekli Olmalıyım

  Yabancıların Çalışma İzninde Değişenler-Yenilikler

  Kat Karşılığı Öğrenci Yutdu İşinde Vergi Kesintisi

  Öncekilerden Farklı Olarak 6736 Sayılı Kanun Kapsamında Fiktif Kasa ve Ortaklar Hesabının Düzeltilmesi

  Soru Cevaplarla Vergi ve Varlık Barışı - 1

  Kalkınma Ajanslarından Destek Alan Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri İçin Örnek Muhasebe Kayıtları

  10.08.2016 Tarihli Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Yeni Uygulama Yönetmeliği

  MuhasebeTR Yine Haklı Çıktı

  Meslek Mensubu Gözaltına Alınırsa

  ‘Güçlü Türkiye’ İçin Kadın İstihdamı Şart


BASINDAN YAZILAR
Resul KURT - Belirli süreli işçiye güvence de yok, tazminat da! » Muhasebe TR


Okurumuz Nuri Güleç, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçilerin iş güvencesinden ve kıdem tazminatı haklarından faydalanıp faydalanmayacağı ile, belirli süreli sözleşmenin hangi durumlarda yapılabileceği ve taraflarla ilgili bağlayıcı hükümlerinin neler olduğunu soruyor?

İş sözleşmesinin belirli veya belirsiz süreli olmasının, bu sözleşmenin sona ermesi veya feshinde uygulanacak kuralların farklılık göstermesi bakımından önemi bulunmaktadır. Öncelikle belirli süreli iş sözleşmesi ile, belirsiz süreli iş sözleşmesi arasındaki farkın açıklanması gerekmektedir. İş sözleşmelerinde, sözleşmenin ne zaman sona ereceğinin belirtilmesi halinde "belirli süreli iş sözleşmesi", sözleşmenin ne zaman sona ereceğinin belirtilmemesi halinde de "belirsiz süreli iş sözleşmesi" söz konusudur.

4857 sayılı İş Kanunu'nun 11. maddesinde, "belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak" yapılmasından söz edilmiştir. Belirli süreli iş, sözleşmenin yapılması sırasında işin sona erme anının bilindiği veya öngörülebildiği işlerdir. İşyerinin faaliyet süresinin geçici olması karşısında, işverenden, işe alınacak işçilerle belirsiz süreli iş sözleşmesi yapması beklenemez ve anılan durum belirli süreli iş sözleşmesinin kurulması için objektif haklı neden oluşturur.

Belirli süreli iş sözleşmeleri, esaslı (objektif) bir neden olmadıkça üst üste yapılmaları mümkün değildir. Bu durumda zincirleme iş sözleşmesi söz konusu olup, belirli süreli olma niteliği bozulacaktır. Buna göre, esaslı bir sebep olmadıkça, belirli süreli iş sözleşmesi ikincisinin yapılmasıyla belirsiz süreliye dönüşerek işçi bu tür sözleşmenin koşullarından ve bu arada feshe karşı korumaya ilişkin kanun hükümlerinden yararlanacaktır. Buna karşılık belirli süreli sözleşmenin zincirleme yapılmasında esaslı bir neden bulunuyorsa, sözleşmeler belirsiz süreliye dönüşmeyecek, belirli süreli olma özelliklerini koruyacaklardır.

4857 sayılı İş Kanunu'nun 12. maddesinde, belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmesi ayrımının sınırları düzenlenmiştir. Buna göre, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştırılan işçi, ayırımı haklı kılan bir neden olmadıkça, salt iş sözleşmesinin süreli olmasından dolayı belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalıştırılan emsal işçiye göre farklı işleme tâbi tutulamayacaktır. Belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçiye, belirli bir zaman ölçüt alınarak ödenecek ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatler, işçinin çalıştığı süreye orantılı olarak verilecektir. Herhangi bir çalışma şartından yararlanmak için aynı işyeri veya işletmede geçirilen kıdem arandığında belirli süreli iş sözleşmesine göre çalışan işçi için farklı kıdem uygulanmasını haklı gösteren bir neden olmadıkça, belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışan emsal işçi hakkında esas alınan kıdem uygulanacaktır.

Belirlenen sürenin bitiminden önce belirli süreli sözleşme ile çalışan işçinin işine son verilmesi halinde, işçi Borçlar Kanunu'nun 325. maddesi uyarınca sürenin bitimine kadar olan ücret alacağını tazminat olarak isteyebilecektir.

Belirli süreli iş sözleşmelerinde, belirlenen sürenin sona ermesi halinde iş sözleşmesi kendiliğinden sona erecektir. İş Kanunu'nda hangi hallerde ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanılacağı hükme bağlanmıştır. Belirli süreli hizmet akitlerinde ihbar tazminatına hükmedilemeyeceği gibi; bu tür hizmet akitlerinin süresi sonunda kendiliğinden son bulması durumunda da kıdem tazminatına hak kazanılamaz.

4857 sayılı İş Kanunu'nun feshin geçerli sebebe dayandırılması başlıklı 18. maddesinde, otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işverenin, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorunda olduğu hükme bağlanmıştır. Bu nedenle belirli süreli sözleşmeyle çalışan işçiler iş güvencesinden de yararlanamayacaktır.

Dünya Gazetesi | 19.01.2007





MAİL LİSTEMİZE KAYIT OLMAK İÇİN TIKLAYIN