RSS | Sitene Ekle | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Asgari Ücret 2014 | 2014 Asgari Geçim İndirimi | Reklam | Bize Ulaşın    


SMMM Engin Malay
Ağustos Ayı İtibariyle Motorlu Taşıtlar
(22.10.2014)
Kuyumculuk Muhasebesi ve İşlemleri

MUHASEBECİLERE VE MALİ MÜŞAVİRLERE ÖZEL İNTERNET SİTESİ DETAYLAR İÇİN TIKLAYINIZ

ÜCRETSİZ ÜYELİK

Ücretsiz üye olun,
güncel bilgiler e-posta adresinize gelsin.

 
E-Posta Adresiniz:

EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

Asgari Ücret 2014
Asgari Geçim İndirimi 2014
Basından Yazılar
E-Kitaplar
İstirahatli / Raporlu İşçinin Bildirimi
Fazla Mesai Ücreti Hesaplama
Kıdem Tazminatı Fonu
Pratik Bilgiler 2014
Güncel Mevzuat
Soru-Cevap
Tek Düzen Hesap
    Planı
Vergi Takvimi 2014
Videolu Soru-Cevap
    (Yeni)
Yazarlarımız

 SON YAZILAR
  Ağustos Ayı İtibariyle Motorlu Taşıtlar

  STOKLARIMIZ TÜKENDİ! 550 Konuda Vergi ve Muhasebe Uygulama Rehberi

  İş Kazasını ‘Çalışan Temsilcisi’ Önleyecek!

  İşçi İş Güvenliği Mevzuatına Uymazsa Haklı Fesih İle İşveren İşten Çıkarır /Ne Zaman Emekli Olurum Sorularınız

  Emeklilik Yazı Dizisi - 3: Erkek Memurların Emekli Sandığı’ndan Emeklilik Şartları

  Doğum Borçlanması Yaşı Değiştirir Mi?

  Bağ-Kur'dan Gün Borçlanması Yapılabilir Mi?

  Neden Bağımsız Denetim? (1)

  6552 Sayılı Torba Yasadan Yararlananları Bekleyen Tehlikeler

  İthalat İşlemlerinin Muhasebeleştirilmesi

  Borçlar Kanunu, Ticaret Kanunu ve Vergi Usul Kanununda Fatura İle İlgili Düzenlemeler

  Meslek Mensupları İçin Geleceğin İpuçları: Yeni Orta Vadeli Program

  KDV Değişikliği Tablosu - 2

  Batık Alacaklar Vergiden Düşülebilir


BASINDAN YAZILAR
Kıdem tazminatı hesabına esas ücret / Tahsin Sınav » Muhasebe TR


24.01.2011

Çalışma hayatının ezberlediğimiz konularının başında geliyor, kayıtdışılığın kıdem tazminatı hak ediş ve ödeme uygulamalarına etkisi. Bu sorun, ihbar ve kıdem tazminatı ödeme uyuşmazlıkları içerisinde aldıkları ücret düzeyi üzerinden bordroları düzenlenmeyen işçilerle bu işçilerin işverenleri arasında çıkan uyuşmazlıklarda öne çıkmaktadır. Firma ekonomileri ve ülke ekonomisi geliştikçe bu sorunlar da azalacaktır.

Okuyucularımdan Saba ERGÜNAY'ın sorusu da bu konuda ve şöyle: 'Merhabalar. Eşim, özel bir şirkette 01.07.2009 tarihinden bu yana satış şefi olarak asgari ücret + prim + 250 TL multinet yemek parası ile çalışmaktaydı. Fakat sigorta primi asgari ücretten yatıyordu. Fakat geçen ay, Ocak ayı itibariyle maaşının net 1200 TL + 250 TL multinet yemek fişi olarak düzenleneceğini söylediler. Ama sonra da çıkış vereceklerini bildirdiler. Ocak ayında 21 gün çalışması olacak. Bu durumda kıdem ve ihbar tazminatı, asgari ücretten mi hesaplanır; yoksa net 1200'ün brütü üzerinden mi? Her yerde son aldığı maaş üzerinden deniyor, ama henüz zamlı maaşından tam almışlığı yok?'

Bilindiği üzere, kıdem tazminatı hesabında esas alınacak ücret, işçiye ödenmiş veya ödenecek son giydirilmiş ücrettir. Başka bir anlatımla, iş sözleşmesinin feshedildiği anda geçerli olan brüt giydirilmiş ücret, son ücrettir. Yani kıdem tazminatı, işçinin fiilen eline geçen ücreti üzerinden değil, sigorta primi, vergi, sendika aidatı gibi kesintiler yapılmaksızın, iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi ve işyeri uygulamasıyla belirlenmiş olan brüt giydirilmiş ücreti göz önünde tutularak hesaplanmaktadır.

Kıdem tazminatına esas alınacak olan ücretin tespitinde İş Kanunu'nun 32.maddesinde sözü edilen asıl ücrete ek olarak işçiye sağlanan para veya para ile ölçülebilen menfaatler göz önünde tutulmaktadır. Buna göre, ikramiye, devamlılık arz eden prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, kira, aydınlatma, servis yardımı, yemek yardımı ve benzeri ödemeler kıdem tazminatı hesabında dikkate alınır. İşçiye sağlanan özel sağlık sigortası yardımı ya da hayat sigortası prim ödemeleri de para ile ölçülebilen menfaatler kavramına dâhil olup tazminata esas ücrete eklenmelidir. Satış rakamları ya da başkaca verilere göre hesaplanan prim değişkenlik gösterse de, kıdem tazminatı hesabında genişletilmiş ücret kavramı içinde değerlendirilmelidir.

Yargıtay kararlarında, ücret dışındaki para veya para ile ölçülebilen menfaatlerin tazminata yansıtılmasında son bir yıl içinde yapılan ödemeler toplamının 365'e bölünmesi suretiyle bir güne düşen miktarın belirleneceği kabul edilmektedir. (9.HD., 29.09.2005 gün, 2005/342 E., 2005/31714 K.; Yargıtay 9.HD., 12.04.1999 gün, 1999/5910 E., 1999/7119 K.) Dönemsel bir niteliği olmayan parasal haklar bakımından yıl içinde yapılan ödemelerin 365 güne bölünmesi suretiyle bir güne düşen tutarın belirlenmesi yerindedir. Örneğin TIR şoförünün yıl içinde aldığı sefer (yol) prim sürekli değişiklik gösterebilir ve belli bir dönemin hesaplamada esas alınması zorluk taşıyabilir. Öte yandan, işçiye dini bayramlarda yılda 2 kez ödenen harçlığın belli bir dönem için yapıldığını söylemek pek olası değildir. Burada yıllık ödeme tutarının 365 rakamına bölünmesi yerinde olur. Son olarak belirtmek gerekir ki, yılda bir kez yapılan parasal yardımların (yakacak yardımı gibi) tazminata esas ücrete yansıtılmasının, yıllık tutarın 365'e bölünmesi suretiyle gerçekleştirileceği tartışmasızdır.

Ancak bir işçinin yıl içinde aldığı 3 ikramiyenin eski ücretten olması sebebiyle daha az olması ve fakat son ikramiyenin ?dördüncü ikramiyenin- işçinin son ücreti üzerinden ödenmesi halinde tazminata esas ücretin tespitinde dikkate alınması gereken ikramiye de bu son ikramiye olmalıdır. Hesaplamanın, son dilim ikramiyenin ait olduğu dönemdeki gün sayısına bölünerek yapılması hakkaniyete de uygundur. Daha somut bir ifadeyle, yılda 4 ikramiye ödemesinin artmış olan ikramiyesinin ait olduğu bu 90 güne bölünmesi halinde bir güne düşen ikramiye tutarı, kıdem tazminatının son ücretten hesaplanacağı şeklinde yasal kural ile daha uyumlu şekilde belirlenebilecektir. Aksi halde adaletsiz bir durum oluşur. Aynı uygulamayı yol ve yemek yardımı gibi ödemeler içinde yapmak olanaklıdır. İşçiye aylık olarak yapıldığı varsayılan bu gibi ödemelerin son ay için ödenen kısmının 30 güne bölünmesi suretiyle bir güne düşen tutar tespit olunabilir. Buna göre periyodik olarak ödenen ve yıl içinde artmış olan parasal haklar yönünden son dönem ödemesinin ait olduğu dilim günlerine bölünmesi ile tazminata esas ücrete yansılatacak tutar daha doğru biçimde belirlenebilecektir. Nitekim bir Yargıtay Kararında, yemek yardımı olarak son bir ayda işçiye yapılan ödemelerin 30'a bölünmesi suretiyle bir güne düşen tutarının belirlenebileceği kabul etmiştir. (Yargıtay 9.HD., 27.10.2004 gün, 2004/8452 E., 2004/24241K.).

Sonuç olarak, okuyucumun eşinin zamlı ücretinin uygulandığı son ay çıkış yapılacağına göre, ihbar ve kıdem tazminatları, asgari ücret+prim+250 TL multinet yemek parasına göre zamlı son giydirilmiş ücreti net 1200 TL + 250 TL multinet yemek fişi ise bu ödemelerin brütleştirilmiş tutarı üzerinden hesaplanacak brüt giydirilmiş günlük ücreti üzerinden hesaplanması gerekmektedir.

İsteğe bağlı sigortalıyken doğum borçlanması yapmamın riski nedir?

Cansın TURAN: Tahsin bey, Allah rızası için beni aydınlatın. Bu soruyu kime soruyorsam, cevabını almam için hep ücret istiyorlar. Allah rızası için, kimse yardım etmiyor. 01.03.1966 doğumluyum. 20.02.1989 SSK girişim. 1998'de 3 ay çalıştım. 1999'da doğum nedeni ile çalışamadım. 2005'te 4 ay çalıştım. 2006'da ikinci bebeğim oldu. Bir daha da çalışamadım. 2230 günüm vardı. 01.06.2008'de isteğe bağlı 5 ay yatırdım. Toplamda 2380 günüm oldu. 21.10.2010 tarihinde tekrar isteğe bağlı sigortaya başladım. 'SGK Müdürlüğünden ne zaman ve nasıl emekli olabilirim? Analık borçlanması yapabilir miyim?' sorusuna, bana 'Doğum borçlanmasından önce 1261 gün SSK'lı çalışmış olmanız gerek, aksi takdirde isteğe bağlı ödeme yaptığım için analık borçlanması ödediğinizde Bağ-kurdan emekli olabilirsiniz' dediler. Lütfen bana yardım edin. Bel fıtığım var, kesinlikle çalışamıyorum. Bana fikir verirseniz çok mutlu olacağım. Analık borçlanması hakkı kalkabilir, diyorlar. Seçimler yaklaşıyor, belki de yaşı dolmuş olanlara toplu prim ödeme hakkı verebilirler, diyorlar. Herkes bir şeyler diyor. Allah rızası için yardım edin. Cevabınızı merakla bekleyeceğim.

C: Okuyucum, yazılarıma şöyle bir göz atsaydı, isteğe bağlı sigortalıyken doğum borçlanması yapmasının riskini anlattığımı okuyacaktı. Çünkü 01.10.2008 tarihinden itibaren isteğe bağlı sigortalılık, 4/b sigortalılığı (Bağ-kur) statüsünde sigortalılık niteliğini taşımaktadır. Bu yazılarımda yazdıklarımın özü itibariyle, eğer okuyucum, halen devam eden isteğe bağlı sigortalılığı sırasında veya işçi olarak 4/a sigortalılığına başlayıp gerekli primi ödenmeden doğum borçlanması yapıp öderse, son sigortalılık olan isteğe bağlı sigortalılık, 4/b sigortalılığı (Bağ-kur) statüsünde olduğundan, yaptığı doğum borçlanması nedeniyle ödeyeceği prim günleri de 4/b yani Bağ-Kur sigortalılığı olarak yazılacağından, 2380 günlük 4/a sigortalılığı primleriyle birlikte değerlendirmeye katılıp 3600 prim ödeme günüyle, yani kısmî yaşlılık aylığıyla emekli olması mümkün olmayacaktır, diğer şartlarını yerine getirse de. Bağ-kurdan kısmî yaşlılık aylığıyla emeklilik için, en az 5400 prim ödeme günü gerekecektir.

Kaynak: Yeni Şafak