RSS | Sitene Ekle | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Asgari Ücret 2017 | Asgari Geçim İndirimi 2017 | Vergi Affı | Reklam | Bize Ulaşın    


YMM Cevdet Akçakoca
Yatırımları Artıracak Yeni Teşvikler (2017)
(24.02.2017)

E-bültenimize kayıt olun, yeni yazılar e-posta adresinize gelsin!..   

EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

Asgari Ücret 2017
Asgari Geçim İndirimi 2017
Basından Yazılar
E-Kitaplar
İstirahatli / Raporlu İşçinin Bildirimi
Fazla Mesai Ücreti Hesaplama
Doğum Yardımı
Pratik Bilgiler
Güncel Mevzuat
Soru-Cevap
Tek Düzen Hesap
    Planı
Vergi Takvimi 2016
Yazarlarımız

 SON YAZILAR
  Girişiniz Sorun Değil Önemli Olan Hizmet Süresinin Bildirilip Bildirilmediği

  Gurbetçiler Yalan Haberlerle Aldatılıyor

  Yeni Talimatla Bankalar Promosyonu Artırabilir

  Eski Devlet Memuru Alt Sınır Aylığı Korumasıyla 1.750 TL. Az Maaş Bağlanmaz

  GMSİ Beyannamesinde Yanlışlıkla Götürü Gider Usulü Seçildikten Sonra Düzeltme Beyannamesi İle Gerçek Gider Usulü Seçilebilir Mi ?

  Sicil Alınmasına Rağmen Çalışma Bildirilmemişse Başlangıç Sayılmaz

  Babaya Yarım Gün İzin

  Kobi Birleşmelerine Vergi Desteği

  KHK-687 ile Özel Sektör İşverenlerine SGK ve Vergi Desteğinde İşe Alınan Kişilerin İşe Alındıkları Tarihten Önceki Üç Aya ilişkin SGK APHB ve Muhtasar Beyannamelerinde Kayıtlı Sigortalılar Dışında Olmaları Durum Belirsizliği

  Yatırımları Artıracak Yeni Teşvikler (2017)

  Vergi ve SGK Taksitlendirmesi İle İlgili 2017/1 Sayılı İç Genelge İle Büyük Olanak

  Vergiye Uyumlu Dürüst Mükellefe Vergi İndirimi

  Muhasebe İhaleye Çıktı!

  Doğum Borçlanmasıyla Kazanılan Günler Son 1260 Gün Hesabına Girmez


BASINDAN YAZILAR
Kurumlarda tasfiyeye giriş bilançosu / Veysi Seviğ » Muhasebe TR


Kurumlar Vergisi'nde vergilendirme dönemi, hesap dönemidir. Bu bağlamda kendilerine özel hesap dönemi tayin edenlerin vergilendirme dönemi ise Vergi Usul Yasası'nın 174'üncü maddesi uyarınca kendilerine Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen "özel hesap dönemidir".
"Her ne sebeple olursa olsun, tasfiye haline giren kurumların vergilendirilmesinde hesap dönemi yerine tasfiye dönemi geçerli olmaktadır." Tasfiye kârı ise "Tasfiye halindeki kurumların vergi matrahı tasfiye kârıdır." Tasfiye kârı, tasfiye dönemi sonundaki servet ile tasfiye döneminin başındaki servet değeri arasındaki olumlu farktır."
"Servet değeri"nin tanımı, Kurumlar Vergisi Yasası'nın 5'inci fıkrasında yapılmış olup, bu tanımlamaya göre "tasfiye dönemi başındaki ve sonundaki" bilançoda görülen öz sermayedir.
Özsermayenin tanımı, Vergi Usul Yasası'nın 192'nci maddesinde yapılmış bulunmaktadır. Bu tanımlamaya göre de bilançoda; "Aktif toplamı ile borçlar arasındaki fark" öz sermayedir.
Kurumlar Vergisi Yasası'nın 17. maddesinin 6. fıkrası uyarınca aşağıda belirtilenler dışında kalan her çeşit karşılıklar ile dağıtılmamış kazançlar öz sermayeye dahildir.
* Vergi yasalarına göre ayrılmış olan her türlü amortismanlar ve karşılıklar ile sigorta şirketlerinin teknik karşılıkları,
* Hissedar veya sahip olmayan kimselere dağıtılacak olan kazanç kısmı.
Kurumların tasfiyeye girmesi halinde, yasal düzenleme gereği tasfiye dönemi başlangıç öz sermayesi önem arz etmektedir. Bu konuda tasfiyeye giriş bilançosunun düzenlenmesi ve başlangıç öz sermayesinin hesaplanmasında Türk Ticaret Yasası'na göre tasfiye memurlarının da sorumlulukları olmaktadır. Şöyle ki;
* Tasfiye memurları görevlerine başlar başlamaz şirketin, tasfiyenin başlangıcındaki hal ve durumunu inceleyerek buna göre envanter defterleriyle bilançosunu düzenler ve genel kurulun tasdikine sunar. Bu sorumluluk hem anonim şirket hem de limited şirket için görevlendirilen tasfiye memurları için vardır.
* Tasfiye memurlarının yapacağı bu çalışma, tasfiyeye giren şirketin tasfiyeye giriş tarihine kadar olan (çoğu kez kıst dönem) bilançolarının düzenlenmesi için de geçerli olmaktadır.
Bazı hallerde kurumların ticari kârdan ayırmak suretiyle bilançonun pasifinde tutabilecekleri karşılıklar hesap adı olarak veyahut da ayrılma nedenleri açısından çok değişik hukuki nedenlere dayalı olabilmektedir.
Bu nedenle Kurumlar Vergisi Yasası'nın 17/6 maddesi düzenlenirken, bir yandan "her çeşit karşılıklar" ifadesi kullanılmış, diğer yandan bu kapsamda değerlendirilemeyecek olan ve vergi yasalarında veya özel yasalarında düzenlendiği için kesin biçimde tanımlanma imkânı bulunan karşılıkların da genel hükümden ayrı tutulması sağlanmıştır.
Vergi yasalarına göre ayrılmış bulunan ve ayrıldıkları dönemin vergiye tabi kazancından tenzil edilen (indirim konusu yapılan) karşılıkların büyük bir bölümü Vergi Usul Yasası'nda düzenlenmiş olmakla birlikte, sigorta şirketlerinin teknik karşılıkları gibi diğer yasalarda yer alan karşılıklar da bulunmaktadır. Bu karşılıkların önemli bir bölümü (amortisman karşılığı) dahil genellikle aktifte yer alan bir kıymete bağlı veya ilişkindir. Ancak, sigorta şirketlerinin ayıracağı muallak hasar ve tazminat karşılığı gibi muhtemel gider veya zarar için ayrılan karşılıklar da mevcuttur.
Diğer yandan vergi yasalarında ayrıca hükme bağlanmış ve ayrıldıkları döneme ilişkin vergi matrahından düşülmesine izin verilen karşılıkların, izleyen hesap döneminde yeniden "kâr/zarar" hesaplarına iadesine ilişkin esaslar da vergi yasalarında ayrı düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu nedenle de Kurumlar Vergisi Yasası'nın 17/6'ncı maddesi kapsamında "dönem başı öz sermayesine eklenecek olan her çeşit karşılıklar" arasında dikkate alınmayacak olanlar belirlenmiş bulunmaktadır.
Gerçekte Kurumlar Vergisi Yasası'nın 17/6'ncı maddesi uyarınca dönem başı öz sermayesine dahil edilmeyen karşılıklar, normal dönemlerde de ticari kazancın belirlenmesi aşamasında öz sermayeye dahil edilmemektedir. Bu bağlamda da Kurumlar Vergisi Yasası'nın sözü edilen maddesinde bir defa daha yer almasının nedeni, öz sermaye kıyaslaması sırasında mükerrer vergilendirmeye neden olmamak içindir.
Tasfiye memurları tarafından tasfiyeye giriş bilançosunun düzenlenmesi ile birlikte sözü edilen kurumun dönem başından tasfiyeye girdiği tarihe kadar olan dönem, ticari kazancının tespitinde esas alınacak bilançoda düzenlenmiş olmaktadır. Dolayısıyla tasfiye memurları tasfiyeye giren kurum nezdinde yapmak zorunda oldukları bilanço çalışması hem tasfiye öncesi faaliyetle ilgili son dönem bilançosu hem de tasfiyeye giren ve dolayısıyla tasfiye halinde olan şirketin de açılış bilançosunu yapmaya yönelik olmaktadır.
Tasfiye kârının hesaplanmasında tasfiye dönemi başındaki bilançonun esas alınacağı dikkate alındığında, tasfiye giriş bilançosunun önemi ve özelliği daha kolay anlaşılmaktadır.

Referans Gazetesi | 27.04.2010









MAİL LİSTEMİZE KAYIT OLMAK İÇİN TIKLAYIN