BASINDAN YAZILAR
İşten atılan, işe iade davasını 1 ay içinde açmak zorundadır / Şerif Akçan - MuhasebeTR

İşten atılan, işe iade davasını 1 ay içinde açmak zorundadır / Şerif Akçan

İsmi Mahfuz
Mart 1996 tarihinden bu yana çalıştığım iş yerinden çıkarıldım. Halbuki iş yerimizde: 2009 yılı toplamında üretilen ürün sayısı 50.000 iken 2010 yılı Ocak ayında alınan sipariş 150.000 adet. İş yerimiz, bağlı olduğu holdinge ait başka bir şirketin bünyesinde 11 kişi ile işe devam etmekte. Firma bünyesinde üretilemeyen işler eleman eksikliğinden dolayı farklı firmalara fason yaptırılmak üzere verilmiş.
Şu an önümde iki seçenek var:
İş yerinin vereceği tazminat + ihbar (4 ayda ödenecek) yanında 2 maaş bonusu kabul etmek veya iş yerine geri dönmek için dava açmak.
İkinci seçenekte verilen bonus toplamda 3.000 TL, 4 aylık eşit taksite bölünen tazminatımın da 3 taksitini halen almadım. Bununla ilgili iş yerine geri dönme davası açarsam kazanabilir miyim ve iş yeri tazminatın kalan kısmına el koyabilir mi?

İŞ GÜVENCESİNİN AMACI
CEVAP: İş güvencesi, işçinin feshe karşı korunması kapsamında yer alan, işçinin işini güvence altına almak amacıyla fesih hakkını sınırlayan ve sadece işçinin kullanabileceği, tek taraflı haklardan oluşan, işverenin keyfi olarak fesih hakkını kullanmasına karşı getirilen bir iş hukuku kurumudur.
4857 sayılı İş Kanununa göre, iş güvencesinin kapsamına giren işçinin iş sözleşmesini, süreli fesih bildirimiyle fesheden işveren, feshi “geçerli bir nedene” dayandırmak zorundadır. İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde neden gösterilmediği veya gösterilen nedenin geçerli olmadığı iddiasıyla fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay içinde İş Mahkemesinde dava açabilir. Bir aylık süre, hak düşürücü süre olduğu için, bu sürenin dışında dava açılması mümkün olmadığı gibi, hakim hak düşürücü sürenin geçirilip geçirilmediğini dikkate almak zorundadır.
İşçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi, diğer bir ifade ile işe iade davası açabilmesi için fesih bildiriminin yapıldığı tarihte iş yerinde en az 30 işçi çalıştırılması gerekir. 30 işçi sayısının belirlenmesinde, belirli süreli, belirsiz süreli, tam süreli, kısmi sureli, daimi veya mevsimlik iş sözleşmesi ile çalışanların tamamı dikkate alınır. Ancak, alt işveren işçileri bu sayının dışında tutulur.

BASIN VE SENDİKALIYA POZİTİF AYIRIMCILIK
Bazı işçilerin iş güvencesinden yararlanabilmesi için iş yerinde çalışan sayısına bakılmaz. Örneğin, Basın iş yerinde çalışan basın işçileri çalışan sayısına bakılmaksızın iş güvencesi kapsamındadırlar. Diğer yandan, iş yerinde sendikal faaliyette bulunduğu veya sendika üyesi olduğu için iş akdi feshedilen işçiler ile iş yerinde sendika temsilcisi bulunan işçiler sayıya bakılmaksızın iş güvencesi kapsamındadırlar.
İş güvencesi kapsamından yararlanmanın bir diğer şartı, fesih bildiriminin yapıldığı tarihte aynı işverene ait iş yeri veya iş yerlerinde çalıştığı sürenin en az 6 ay olmasıdır. 6 aylık sürenin tespitinde, fasılalı geçen sürelerin birleştirilmesi gerekir.
İş güvencesi kapsamından yararlanmak için aranan son şart, iş sözleşmesinin “belirsiz süreli” olmasıdır. “Belirli süreli” iş sözleşmesi ile çalışan işçiler iş güvencesi kapsamında olmadıkları için işe iade davası açamazlar. Çünkü bu işçiler daha işin başında sözleşmenin ne zaman sona ereceğini bilirler. Hemen belirtelim ki, belirli süreli iş sözleşmesi istisna olup çoğunlukla işin ne zaman başlayıp ne zaman biteceği belli olduğu durumlarda uygulanır. Asıl olan iş sözleşmesinin belirsiz süreli olmasıdır.
İşe iade davasının 1 ay içinde açılması, iş mahkemesinin ise 2 ay içinde davayı sonuçlandırması gerekir. 1 ay içinde de temyiz işlemi sonuçlanmalıdır. Kanun koyucu işe iade davalarında “seri muhakeme” usulünü seçerek işçi mağduriyetlerinin önüne geçmek istemiştir.
Dava sonucunda feshin geçersiz olduğuna ve işçinin işe iadesine karar verilmişse,
- İşçinin 10 gün içinde işe başlamak üzere işverene müracaat etmesi gerekir. Aksi halde feshin geçerli olduğu kabul edilir.
- İşçinin 10 gün içinde başvurması halinde, işveren işçiyi 1 ay içinde işe başlatmakla yükümlüdür.

İŞE İADE YAPMAYAN İŞVEREN YANDI!
İşçiyi işe başlatmayan işveren mahkemenin belirlediği tazminatı ödemek zorundadır. Mahkeme ayrıca, işçinin boşta geçen süreyle ilgili en çok 4 aylık ücretinin ödenmesi gerektiğine hükmeder.
Çalışılmadan boşta geçen süre işçinin kıdem süresine ilave edilmesini gerektirir. İşçinin işe başlatılmaması halinde mahkemece belirlenen 4 aylık süre, kıdem tazminatı alacağını artırır. Bazı durumlarda 4 aylık süre, yıllık izin ücreti ile ihbar tazminatını da etkiler. Yapılan bu ödemeler aynı zamanda işçi adına sosyal sigorta bildirimleri yapılmasını zorunlu kılar.
İşçinin boşta geçen dört aylık ücreti işçiye ödenirken aynı zamanda sigorta bildirimlerinin yapılması ve primlerin ödenmesi gerekir. İşverene kesinleşmiş mahkeme kararının tebliğ edildiği ayı takip eden ayın 23’üne kadar prim belgelerinin verilmesi ve ay sonuna kadar primlerin ödenmesi halinde geç bildirge vermeden dolayı idari para cezası uygulanmaz. Ayrıca ay sonuna kadar primler ödenirse faiz işletilmez. Bu süreler geçirilirse hem idari para cezası uygulanır hem de gecikme faizi işletilir.
Sayın okurum, “işe iade davası”nın sonucunda, işverenin işçiyi işe başlatmayarak tazminat ödeme yolunu seçmesi, mahkeme kararına istinaden en az 4, en çok 8 aylık ücret tutarındaki iş güvencesi tazminatı ve 4 aylık boşta geçen süre için ücret ödemesi gerektirdiği için, süreyi kaçırmamış iseniz dava açmanız lehinize olur.

(Kaynak: Türkiye Gazetesi | 21.03.2010)

>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.

>> Uygulamalı Enflasyon Muhasebesi (171 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.


GÜNDEM