BASINDAN YAZILAR
SGK’nın Son Genelgesi ile Ev Kadınlarının Yurtdışı Borçlanması Hakkı Değişti mi? / Şevket Tezel | Muhasebe TR

SGK’nın Son Genelgesi ile Ev Kadınlarının Yurtdışı Borçlanması Hakkı Değişti mi? / Şevket Tezel

SGK’nın tahsis alt mevzuatını tek bir genelgede birleştirme amaçlı 2018/38 sayılı Genelgesi hem boyutu hem de geçtiğimiz yedi yılda meydana gelen tüm değişikliklerle donatılmış olarak tahsis konusundaki tüm konuları içeren bir kaynak durumunda ortaya konmuş bulunuyor.

Bu konuda uzmanların yeni bir ödevi olarak da gündemdeki yerini almış durumda.

Genelgede yeni ve önemli çok sayıda değişiklik var ve bunları en kısa zamnda bu köşede dillendireceğim. Ama bir konu var ki aslında bir değişiklik getirmese de Genelgenin ilk çıkışından itibaren bir konuda muğlaklık ve kafa karışıklığına yol açıcı yönüyle özellikle dikkat çekiyor: Ev kadınlarının yurtdışı borçlanması. Ele alalım.

Bu konuda bahse konu 2018/38 sayılı Genelgede iki alt başlık düzenlenmiş, ilki;

Ev kadınlığı süreleri akit ülke mevzuatına göre sigortalılık süresi olarak kabul edilmediğinden bu süreleri borçlananların sözleşmeli ülkelerdeki ikamet başlangıç tarihleri Türkiye’de ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilmeyecektir. Ev kadınlığı sürelerini borçlananların sigortalılık başlangıcı 3201 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları gereğince tespit edilecektir.” Diyor.

Genelgede bu konuda dört örnek verilmiş. İki örnek bir alt başlığa diğer ikisi ikinci alt başlığa ait olarak verilmiş.

Örnek 1: Türkiye’de 1/8/2007 tarihinde çalışmaya başlayan kadın sigortalı Azerbaycan’da 1/2/1987-31/1/2006 tarihleri arasında geçen ev kadınlığı süresini borçlanmış ve borcunu ödedikten sonra 18/9/2014 tarihinde aylık talebinde bulunmuştur. Bu durumda, ilgilinin Türkiye’de ilk işe giriş tarihi Türkiye’de çalışmaya başladığı tarihten borçlandığı ev kadınlığında geçen 6840 gün geriye gidilerek 1/8/1988 olarak alınacaktır.”

Diyor. Örnekteki kişinin Türkiye’de herhangi bir sigorta başlangıcı 01.08.2007. 3201 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği “Sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri olanların, borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları ile ilgili hizmetlerine katılır. Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür” ve öyle de yapılmış. Yurtdışı hizmeti çalışma değil ikamet borçlanması olduğu için akit ülke olsa bile ödediği süre Türkiye’deki sigortalılık başlangıcından ödeme günü kadar geriye götürülen tarih oluyor.

İkinci örnek ise;

Örnek 2: Türkiye’de sigortalılığı bulunmayan vatandaşımız İzlanda’da 1/1/1994-31/12/2008 süresinde geçen 5400 gün ev kadınlığı süresini borçlanmıştır. Adı geçen, tahakkuk ettirilen borç miktarını 15/9/2014 tarihinde ödemiştir. Bu durumda ilk işe giriş tarihi, borcun ödendiği tarihten 5400 gün geriye gidilerek 15/9/1999 olarak belirlenecektir.”

Diyor. Yani Türkiye’de sigortası olmayan birinin akit ülke olmayan bir ülkedeki ev kadınlığı süre borçlanması ile ilgili ve elbette ev kadınlığı süresinin başlangıcı sigortalılık başlangıcı sayılmayacak. Türkiye’de de başlangıcı olmadığından 5400 günü ödediği tarihten 5400 gün öncesi başlangıç sayılacak.

Konuya ilişkin ikinci alt başlık;

3201 sayılı Kanunun 5 inci maddesine göre uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde Türk sigortasına girişinden önce akit ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların, tespit edilen işe giriş tarihinden önceki yurt dışında geçen ev kadınlığı sürelerini de borçlanmaları halinde ilk işe giriş tarihi aşağıdaki şekilde tespit edilecektir:

a) Borç ödeme tarihi ile ilk işe giriş tarihi arasındaki sigortalılık sürelerinden bir kısmı borçlanılmışsa işe giriş tarihi, borç ödeme tarihinden toplam borçlanılan süre kadar geriye götürüldüğünde sözleşmeye göre belirlenen ilk işe giriş tarihinden önceki süreye gelmesi halinde bu tarih olarak alınacaktır.

Örnek: Avusturya’daki 1/1/1996-31/12/2016 tarihleri arasındaki sigortalılık süresinden 6910 gün ile 1/2/1991-30/6/1995 tarihleri arasındaki 1590 gün ev kadınlığı süresini borçlanma talebinde bulunan ve borcunu 1/1/2017 tarihinde ödeyen sigortalının ilk işe giriş tarihi borcu ödediği tarihten toplam borçlanılan gün kadar geriye gidilerek 21/5/1993 olarak belirlenecektir.

b) Borç ödeme tarihi ile ilk işe giriş tarihi arasındaki sigortalılık sürelerinden bir kısmı borçlanılmışsa işe giriş tarihi, borç ödeme tarihinden toplam borçlanılan süre kadar geriye götürüldüğünde sözleşmeye göre belirlenen ilk işe giriş tarihinden sonraki bir sürenin bulunması halinde sözleşmeye göre belirlenen tarih esas alınacaktır.

Örnek: Azerbaycan’daki 1/11/1996-30/11/2016 tarihleri arasındaki sigortalılık süresinden 3600 gün ile 1/1/1991-31/12/1994 tarihleri arasındaki 1440 gün ev kadınlığı süresini borçlanma talebinde bulunan ve borcunu 1/5/2017 tarihinde ödeyen sigortalının ilk işe giriş tarihi, borcu ödediği tarihten toplam borçlanılan gün kadar geriye gidilerek 1/5/2003 olarak belirlenecektir. Bu tarih, sözleşmeye göre belirlenen ilk işe giriş tarihinden önceki bir tarih olmadığından Azerbaycan’da çalışmaya başladığı 1/11/1996 tarihi ilk işe giriş olarak alınacaktır.”

Diyor.

Bu alt başlıktaki ilk örnek Türkiye ile sözleşmeli ülke olan Avusturya’da hem çalışma hem de ev kadınlığı süresini borçlanan bir vatandaşımızla ilgili. Ama dikkat edilirse bu kişinin Türkiye’de sigortalılık başlangıcı yok. O halde 3201 sayılı Yasa gereği bu kişi de borçlanma yapabilir ama Bağ-Kur kapsamında yapabilir. Zira 3201 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre “Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan istek sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülen tarihtir.”

Bu kişide akit ülke sigorta başlangıcının emeklilik hakları bakımından başlangıç sayılmamasının nedeni borçlanma statüsünün Bağ-Kur olmasıdır.

Son örnek de yine akit ülke olan Azerbaycan’daki süresini, borçlanma örneğinde de keza kişinin Türkiye sigorta girişi bulunmuyor. Öyle olunca da 3201 sayılı Yasa gereği borçlandığı hem çalışma ve hem de ev kadınlığı sürelerini Bağ-Kur süresi olup sigorta başlangıcı borcun ödendiği tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülen tarih oluyor.

Bu haliyle bile yeterince kafa karıştıran bu konuda SGK’nın yer vermesi gereken bir örnek de Türkiye’de borçlanma öncesi son statüsü SSK olan bir vatandaşın daha öncesinde akit bir ülkedeki hem çalışma ve hem de bunun da öncesinde ev kadınlığı süresini borçlanmasına dair bir örnek olmalıydı. Üstelik pratikte yurtdışındaki ev kadınlığı sürelerini borçlananların çoğu Bağ-Kur kapsamında değil SSK kapsamında borçlanma yaparken dört örneğin üçünü Bağ-Kur kapsamındaki yurtdışı borçlanmasına münhasır kılma  kılma hangi aklın ürünüdür anlamak kabil değil. Diğer örnekte de kişinin son statüsü SSK olsa da akit ülkede yurtdışı çalışması bulunmadığından en çok rastlanan durumlara örnek teşkil etmiyor. 

Örneğin Türkiye'de 2016'da SSK sigortalılığı başlangıcı olup akit ülke Almanya'da Nisan 1992'de çalışma başlangıcı olup 1988-1992 yılları arası yine Almanya'da ikamet eden ve bu sürede hiç Türkiye'ye tatile gelmeyen 1970 doğumlu bir kadın sigortalının 1992-2003 arasındaki çalışma süresi ile 1988-1992 arası ikametgah süresinden 1440 günü ödeyerek sigortalılık başlangıcının 1988 Nisan olmasını sağlaması mümkündür ve bu Genelgede buna aykırı hiçbir hüküm bulunmuyor. Ancak örneklere bakıldığında bu en çok görülen duruma dair bir örnek verilmeyip tüm örnekleirn arızi durumlara münhasır kılınması yanlış anlaşılmaya zemin hazırlamış oluyor.  

Yani verdiğim örneğe benzer yeni bir örnekle açıklığa katkı sağlanmazsa bu durum hem Kurumun hem de vatandaşın işini zorlaştıracağa benziyor. 

(Alitezel | 26.11.2018)

GÜNDEM