RSS | Sitene Ekle | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Asgari Ücret 2014 | 2014 Asgari Geçim İndirimi | Reklam | Bize Ulaşın    


SMMM Vedat Nair
Borçlar Kanunu, Ticaret Kanunu ve Vergi Usul Kanununda Fatura İle İlgili Düzenlemeler
(21.10.2014)
Kuyumculuk Muhasebesi ve İşlemleri

MUHASEBECİLERE VE MALİ MÜŞAVİRLERE ÖZEL İNTERNET SİTESİ DETAYLAR İÇİN TIKLAYINIZ

ÜCRETSİZ ÜYELİK

Ücretsiz üye olun,
güncel bilgiler e-posta adresinize gelsin.

 
E-Posta Adresiniz:

EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

Asgari Ücret 2014
Asgari Geçim İndirimi 2014
Basından Yazılar
E-Kitaplar
İstirahatli / Raporlu İşçinin Bildirimi
Fazla Mesai Ücreti Hesaplama
Kıdem Tazminatı Fonu
Pratik Bilgiler 2014
Güncel Mevzuat
Soru-Cevap
Tek Düzen Hesap
    Planı
Vergi Takvimi 2014
Videolu Soru-Cevap
    (Yeni)
Yazarlarımız

 SON YAZILAR
  Borçlar Kanunu, Ticaret Kanunu ve Vergi Usul Kanununda Fatura İle İlgili Düzenlemeler

  Meslek Mensupları İçin Geleceğin İpuçları: Yeni Orta Vadeli Program

  KDV Değişikliği Tablosu - 2

  Batık Alacaklar Vergiden Düşülebilir

  Stajyer Kadroların Dörtte Biri İşi Biliyor

  Askerlik Borçlanması Yapabilir Miyim, Prim Ödemeye Devam Etmem Gerekir Mi?

  Emekliye Yoksulluk Sınırı Altında Aylık Verilirken Fak Fuk Fon Yardım Verilecektir

  Emeklilik Yazı Dizisi - 2: Kadın Memurların Emekli Sandığı’ndan Emeklilik Şartları

  Gayrimenkullerde İktisap Tarihi

  Rant Vergisi

  Kasa/Ortaklar Cari Affından Yararlananlar Kar Dağıtımı Yapabilir Mi?

  Elektronik Fatura (E-Fatura) Düzenlememe Cezası

  İhbarda Somut Bilgi ve Belge Şart

  Sarı Basın Kartı Olmayan Basın İndiriminden Faydalanabilir Mi?


BASINDAN YAZILAR
15 Yıl 3600 Gün İle Kıdem Tazminatı Alan Çalışır Mı Çalışamaz Mı? / Vedat İlki » Muhasebe TR


08.05.2013

 Aslında bana göre niyet okuma makinası henüz icat olmadığı için çalışamaz diye direnmek biraz da işverenlere karşı şirin görünme anlamına geliyor.

Aslında 1475/14.Maddesinde açık ve net olmasına rağmen son 14 yıldır bu konuda sis perdeleri dağılmamıştır.

 

  5- (Ek: 25.8.1999 -4447/45 md.) 506 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.

 

Hatta daha da ileriye gidilerek işverenler ihbar öneli de istemektedir.

 

Çalışanlar ise haklarına yeterince sahip çıkmadıkları için, uygulama sahasını bulamıyor.

 

Bilgi kirliğinin ileri boyutu ise bu yazıyı sadece bir defaya mahsus alınacak diye ibare düşen yazar dostlarımızda var.

 

Yazıyla ilgili aslında sınırlama da yok.

 

Geçmiş yıllarda SSK şimdiki adıyla SGK İl/SGM merkez müdürlükleri bu yazıyı vermekte imtina ediyorlardı.

 

Konuyla ilgili ısrarlı yazılar, mahkeme kararları ile kıdem tazminatı alabilir, yazıları sorunsuz alınmaya başladı.

 

Bu konuda iki farklı görüş vardır.

 

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin Kararı’na   göre en az 15 yıllık sigortalılık süresi ve 3600 prim ödeme gün sayısı koşullarını tamamlayıp, emeklilik yaşını bekleyen işçinin başka bir işyerinde çalışmak için işyerinden ayrıldığı anlaşıldığı takdirde kıdem tazminatına hak kazanılması söz konusu olmaz. Yani, sırf başka bir işe girmek için bu gerekçeyle kıdem tazminatı istendiğinde işveren tarafından ödenen kıdem tazminatının iadesi talep edilebilecektir.

 

Bu görüşte aslında irade beyanı esas alınmasını işaret ediyor.

 

Bununda ispat edilmesi gerekir.

 

İşçinin iradesini niyet okuma makinası ile onda tespit edilmesi de imkansız olduğuna göre

Yrg.9.HD.’nin, 04.04.2006 tarih ve E. 2006/2716, K. 2006/8549 sayılı Kararına dayanarak çalışanları da yanıltmak istemiyor.

 

Ülkemiz bir Hukuk devleti olduğu için Anayasa’nın  güvencesi de unutulmamalıdır.

 

 

 

 Anayasa’nın

 

48. maddesindeki “Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir.”

 

49. maddesindeki, “Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir.” hükümleri de bireyin çalışma hürriyeti, hakkı ve ödevini açıkça düzenlemiş bulunmaktadır. Bireyin dilediği bir işte, dilediği zaman çalışması, anayasal bir hak ve hürriyettir.

 

Burada irade beyanı ispatı işveren tarafından ispat edilmesi gerekir. Bunun da şuna kadar başaran işveren sayısı beşparmaktan az olmaktadır.

 

 

 

Bir diğer görüş ise son yıllarda Yargıtay kararı ile desteklenen 15 yıl 3600 gün ile Kıdem Tazminatı verilmesidir.

 

YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ

E.2012/10954,K. 2013/909, T. 25.01.2013 

ÖZET: Davalı onbeş yıl sigortalılık ve 3600 gün prim günü şartlarını sağladığı için istifa dilekçesi ile kıdem tazminatını alarak işyerinden ayrılmıştır. Davacının işyerinden ayrıldıktan sonra başka bir firmada çalışması hakkın kötüniyetli kullanılması olarak değerlendirilemez. Davalı kanunun kendisine verdiği emeklilik hakkını kullanmıştır. Kanunda tanınan bu hakkın amacı, işyerinde çalışarak yıpranmış olan ve bu arada sigortalılık yılı ile prim ödeme süresine ait yükümlülükleri tamamlamış olan işçinin, emeklilik için bir yaşı beklemesine gerek olmadan iş sözleşmesini aktif sonlandırabilmesine imkan tanımaktır. Davacının ödenen kıdem tazminatının iadesine ilişkin talebinin reddi yerine kabulüne karar verilmesi hukuka aykırıdır.

Son tarihli güncel Yargıtay kararı ile aslında irade beyanı esasına girilmiştir.

 

Burada kişinin 1475/14 maddesinin 1.Maddesinin (5) bendine dayanılarak değerlendirme yapılmıştır .İşverenin işçiye ödemiş olduğu Kıdem Tazminatını iade alma imkanını da ortadan kaldırmıştır.

 

Kıdem Tazminatı yazısı alma hakkına geldiğimizde çalışanlar arasında bir ayrımcılık olduğunu da burada değinelim.

 

4857  sayılı İş Hukukuna tabi olan işçiye bu hak verilirken, Deniz İş ve Basın-İş Kanuna tabi olana bu hakkın verilmemesi de çalışanlar açısından ikileme yol açmaktadır.

 

Çalışma hayatında Kıdem Tazminatı ile ilgili yeni bir yasal düzenleme yapılamadıkça, bu tartışmalar medya 'ya farklı bir görüş olarak yansımaya devam edecektir.

 

 

Kaynak: Alitezel.com