|
|
||
|
Rıfat ENGİN Gelirler Kontrolörü İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı, Grup Müdür V. AÇIK - KAPALI FATURA AYRIMI Tarih: 10/04/2006
I- GİRİŞ Bu makalemizde Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu’nda fatura ile ilgili olarak yapılan düzenlemeler ile birlikte açık-kapalı fatura ayrımına yer verilecektir.
II- FATURA VE FATURA YERİNE GEÇEN VESİKALAR 2- Serbest meslek erbabına, 3- Kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara, 4- Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere,
5- Vergiden muaf esnafa 2- Faturayı düzenleyenin adı, varsa ticaret unvanı, iş adresi, bağlı olduğu vergi dairesi ve vergi numarası, 3- Müşterinin adı, ticaret unvanı, adresi, varsa vergi dairesi ve vergi numarası, 4- Malın veya işin nev’i, miktarı, fiyatı ve tutarı,
5- Satılan malların teslim tarihi ve irsaliye numarası
(Malın alıcıya teslim edilmek üzere satıcı tarafından taşındığı veya
taşıttırıldığı hallerde satıcının, teslim edilen malın alıcı tarafından
taşınması veya taşıttırılması halinde alıcının, taşınan veya taşıttırılan mallar
için sevk irsaliyesi düzenlenmesi ve taşıtta bulundurulması şarttır.). 2 - Faturalar mürekkeple, makine ile veya kopya kurşun kalemi ile doldurulur. 3- Faturalar en az bir asıl ve bir örnek olarak düzenlenir. Birden fazla örnek düzenlendiği takdirde her birine kaçıncı örnek olduğu işaret edilir. 4- Faturaların baş tarafında iş sahibinin veya namına imzaya mezun olanların imzası bulunur. 5- Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün (2) içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.
6- Vergi Usul Kanunu’nun 232. maddesinin birinci fıkrasına
göre fatura düzenlemek zorunda olanlar, müşterinin adı ve soyadı ile bağlı
olduğu vergi dairesi ve vergi numarasının doğruluğundan sorumludur (Ancak bu
sorumluluk, aynı maddenin 2. fıkrasının uygulandığı halleri kapsamaz.). Fatura
düzenleyenin istemesi halinde müşteri kimliğini ve vergi numarasını gösterir
belgeyi ibraz etmek zorundadır.
Vergi Usul Kanunu’nun 233. maddesi uyarınca, birinci ve
ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak
mecburiyetinde olan çiftçilerin fatura vermek mecburiyetinde olmadıkları
satışları ve yaptıkları işlerin bedelleri aşağıdaki vesikalardan herhangi biri
ile tevsik olunur. 2- Makineli kasaların kayıt ruloları,
3- Giriş ve yolcu taşıma biletleri.
Vergi Usul Kanunu’nun 234. maddesi uyarınca birinci ve
ikinci sınıf tüccarlarla, defter tutmak zorunda olan serbest meslek erbabı ve
çiftçiler; vergiden muaf esnafa yaptırdıkları işler veya onlardan aldıkları
mallar için bir gider pusulası tanzim ederek işi yapana veya malı satana imza
ettirmek mecburiyetinde oldukları gider pusulası vergiden muaf esnaf tarafından
verilmiş fatura hükmündedir. Bu belge, birinci ve ikinci sınıf tüccarların, zati
eşyalarını satan kimselerden satın aldıkları altın, mücevher gibi kıymetli eşya
için de tanzim edilir.
Vergi Usul Kanunu’nun 235. maddesi uyarınca birinci ve
ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit edilenler ve defter
tutmak mecburiyetinde olan gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçilerden satın
aldıkları malların bedelini ödedikleri sırada iki nüsha makbuz tanzim etmeye ve
bunlardan birini imzalayarak satıcı çiftçiye vermeye ve diğerini ona imzalatarak
almaya mecburdurlar. Mal tüccar veya çiftçi
adına bir adamı veya mutavassıt tarafından alındığı takdirde makbuz bunlar
tarafından tanzim ve imza olunur. Çiftçiden avans üzerine yapılan mübayaalarda,
makbuz malın teslimi sırasında verilir. Müstahsil makbuzunun tüccar veya alıcı
çiftçi nezdinde kalan nüshası fatura yerine geçer. “Ticari işletmesi icabı bir mal satmış veya imal etmiş veyahut bir iş görmüş yahut bir menfaat temin etmiş olan tacirden diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir. Bir faturayı alan kimse aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde münderecatı hakkında bir itirazda bulunmamışsa münderecatını kabul etmiş sayılır. Şifahen, telefon veya telgrafla yapılan mukavelelerin veya beyanların muhtevasını teyit eden bir yazıyı alan kimse, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde bir itirazda bulunmamışsa teyit mektubunun yapılan mukaveleye ve beyanlara uygun olduğunu kabul etmiş sayılır.” Kanuni bir düzenleme olmamakla beraber açık-kapalı fatura terimi ticari hayatta şu şekilde kullanılmaktadır.
Açık fatura, paranın tahsil edilmediği yani vadeli satış
yapıldığı durumlarda düzenlenen faturadır. Kapalı fatura ise, mal ya da hizmet
bedelinin peşin olarak tahsil edildiği durumlarda düzenlenir. Açık fatura da
imza, faturanın üst tarafına atılır. Kapalı fatura da ise, imza faturanın alt
tarafına atılır. NOT: Bu yazı Yaklaşım Dergisi / Nisan 2006 / Sayı: 160 ‘den alınmıştır.
(1) Söz konusu irsaliyeler hakkında fiyat ve bedel ile ilgili bilgiler hariç olmak üzere, Vergi Usul Kanunu’nun 230. maddesi hükmü ile 231. madde hükmü uygulanır. İrsaliyelerde malın nereye ve kime gönderildiği ayrıca belirtilir. (2) On gün olarak uygulanan süre 5035 sayılı Kanun’un 48/1-b maddesiyle 01.01.2004 tarihinden geçerli olmak üzere yedi güne çekilmiştir. (3) Kurtuluş AKDENİZ, “Açık Fatura Kapalı Fatura”, Yaklaşım, Haziran 1998, Ankara (4) Yargıtay 11. HD.’nin, 18.10.1982 tarih ve E. 3935, K. 3981 sayılı Kararı. (5) 21.12.1948 tarih ve 6 No.lu Ankara Ticaret Odası’nın teamül kararı (Ankara Ticaret Odası Teamül Kararları, Ankara 1968, s. 7). Bu karara göre; “Ticarethane tarafından satışı yapılan mallara ait fatura muhteviyatı alıcı tarafından ödendiğinde, bayi tarafından faturanın altına damga pulu yapıştırılarak tarih, ticarethane klişe veya mührü ile birlikte salahiyattar olan tarafından imza edilerek pul iptal olunur. Bu şekildeki faturaya bedeli alınmış (kapanmış, akide edilmiş) fatura denir. Bedeli alınmıştır kaydını ihtiva etmeyen faturada damga pulu üzerine ticarethane klişe veya mührü ve salahiyetli olanın imzası mevcut olduğu takdirde, bu kaydın mevcut olmaması bir hüküm ifade etmez. Yani fatura bedeli ödenmiş, kapanmış akide edilmiş sayılır.” Ankara Ticaret Odası, 25.03.1969 tarih ve 536/640 sayılı teamül kararı ile, daha önce aldığı kararı tekrarlamıştır (Salter UÇAR, Hukukumuzda Ticaret Sicili Tacir ve Esnaf Kavramı, İstanbul 1993, s. 47). (6) Ticaret ve Sanayi Odaları, Ticaret Odaları, Sanayi Odaları, Deniz Ticaret Odaları, Ticaret Borsaları ve Türkiye Ticaret, Sanayi, Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği Kanunu (Bkz. 15.03.1950 tarihli Resmi Gazete). (7) Faturalara pul yapıştırılma zorunluluğu kalktığından sadece imza atılması olarak algılamak gerekmektedir. |
||
|
www.MuhasebeTR.com |